Uşaklı Hafız-ı Kurra Dr.Mustafa Göl

Dr. Hafız Mustafa Göl; Türkiye’nin ve Uşak‘ın İlk İmam Hatip Lisesi Mezunlarından olup ilk dönem ilahiyatçılar kuşağının önemli bir ismiydi.

Dr. Hafız Mustafa Göl; Türkiye’de 13 Ekim 1951 tarihinde açılan ilk İmam-Hatip Okullarından İstanbul İmam Hatip Okulunun ilk Uşaklı öğrencilerindendir.

Dr. Hafız Mustafa Göl
Dr. Hafız Mustafa Göl

İçinde olduğumuz 2000’li yıllarda devlet erki, imam hatipli olmayı ayrıcalık ve üstünlük olarak kabul ediyor. Hatta bir çok kurumun yönetici tercihlerinde imam hatip mezunlarını görüyoruz. Uşak İmam Hatip Lisesinin ilk mezunları sohbetlerinde “İlk Mezun “ vurgusu yaparak üstünlük bildiriyorlar.

Acaba Uşak’ta Türkiye’nin İlk İmam Hatip Mezunlarından Hafız Mustafa Göl’ ü kaç İmam Hatipli bilir?

Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında İmam-Hatip Eğitimi

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında ; Osmanlı döneminde imam ve hatip eğitimi veren medreseler 3 Mart 1924 tarih ve 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatılmasından 13 Ekim 1951 tarihine kadar İmam-Hatip eğitimi zaman zaman kesintilere ve engellemelere uğradı.

1950 seçimlerinin getirdiği iktidar değişikliği ve özgürlük ortamı çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki Müdürler Komisyonunun 13 Ekim 1951 tarih ve 601 sayılı kararıyla Tevhid-i Tedrisat Kanununun 4. maddesine istinaden İmam-Hatip okullarının açılmasına karar verildi ve bu karardan dört gün sonra yedi ilde (İstanbul, Ankara, Adana, Konya, Kayseri, Maraş, Isparta) ilkokula dayalı ortaokul seviyesinde dört yıllık İmam-Hatip okulları öğretime başladı.

Uşak İmam-Hatip Lisesi ise Uşak Kur’an Öğrencilerini Koruma İmam-Hatip Okulu Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından İtalyan asıllı Rodos’lu bir papazdan satın alınan İtalyan Mektebi diye anılan iki katlı ahşap bir binada 03 Ekim 1966 tarihinde eğitim öğretime açılmıştır.

Dr. Hafız Mustafa Göl Kimdir?

Hafız Mustafa Göl; Nuri Efendi ve Ümmügülsüm Hanım’ın çocuğu olarak 1933 yılında Uşak’ta Karaağaç Mahallesinde doğmuştur. İlk tahsilini Uşak’ta yapmıştır. İlkokul çağında mahalle imamından Kuran-ı Kerim okuduğu sırada hocası, ailesine Mustafa’nın çok yetenekli olduğunu belirterek mutlaka hafız olmasını tavsiye etmiştir. Bunun üzerine Uşak’ta hafızlığını tamamlamıştır.

Hafız Mustafa Göl; Hafızlık ve Din Eğitimi Hafızlığını tamamladıktan sonra kendisini geliştirmek için 1951-1952 yıllarında İstanbul’a giderek Fatih Cami baş imamı Hafız Ömer Aköz’den tashih-i huruf(Kuran harflerinin mahreç şekilleri) ve kıraat-i aşere(Kuran’ın okunuş usulleri) dersleri almıştır.

Hafız Mustafa Göl’ün hocası Kastamonulu Ömer Fazıl Aköz Hoca Nakşibendi – Halidi şeyhi Erbilli Muhammed Esad Efendiye tabiiyeti olan tasavvuf ehli ünlü bir müderris idi.

Hafız Mustafa Göl hem derslere devam ediyor hem de İstanbul’da Tahirağa Cami’ninde resmi olarak müezzinlik görevini yürütüyordu.Hafız Mustafa Göl; İstanbul’un Fatih ilçesinde ki Çemberlitaş Atik Ali Paşa Cami bahçesinde ki odacıklarda ikamet ediyordu. Burada Türkiye’nin önde gelen hocalarından dersler alıp birçok kıraat imamıyla dostluklar kurdu.

Erkam Yayınları tarafından 2009 yılında basılan yakın döneme damgasını vurmuş ömürlerini ilim ve fikir yolunda sermaye etmiş alim kişilerle yapılan söyleşileri Altınoluk dergisi yazarı Y.Selman Tan’ın kitaplaştırdığı “Yeni Nesilleri İnşa Eden Fikir Adamlarımız 2”isimli eserde ,Hafız Mustafa Göl’ün arkadaşı Hafız-bestekar ve Kur’an-ı Kerim hocası Dr. Mehmet Ali Sarı şöyle anlatıyor;

“Hatırlıyorum İmam Hatiplerin açılışı bir ümid olarak mahfîllerde söyle bir esmişti. Mahfillerde de o zamanlar Anadolu’dan gelen hafızlar kalırdı. Allah rahmet eylesin Mustafa Göl hoca da, bizim Çemberlitaş Atik Ali Camii’nin mahfilinde bir grup arkadaşıyla kalıyordu. Biz o dönemde bir ara mukabele okuma münasebetiyle Kastamonu’ya gitmiştik. Orada Mustafa Efendi’ye “ne yapacağız, İmam Hatiplerde okuyacak mıyız?” diye sorduk.Kendisi “tabiî okuyacağız, bizim için açılıynr bu okullar”dedi. Ondan sonra kaydımızı yaptırdık. Benim bir yaş problemim vardı. Onun için biraz geç kaydoldum, Böylece İmam Hatip Okullarına ilk giren öğrenciler olduk. İmam Hatip’ten mezun olduktan sonra Yüksek İslam Enstitüleri açıldı ve oraya kaydımızı yaptırdık.”

Çorumlu Eğitimci- Araştırmacı Yazar Ethem Erkoç tarafından “Çorum İmam Hatip Okulunun İlk Müdürleri (1953-1970)” isimli eserinde yer verdiği Hafız Mustafa Göl Biyografisi öğrencisi Prof. Dr. Ahmet Yücel Bey’in Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi arşivinden temin ettiği bilgilerle oluşturulmuştu.

Prof. Dr. Ahmet Yücel Bey’in diliyle Hafız Mustafa Göl’ün hayat hikayesine gelin bir bakalım;

Hafız Mustafa Göl İstanbul İmam Hatip Okulu ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde

Hafız Mustafa Göl; 17 Ekim 1951 tarihinde Türkiye’de ilk olarak yedi ilde açılan İmam Hatip Okullarından İstanbul İmam Hatip Okulu’na kaydoldu.

Burayı bitirdikten sonra yine Türkiye Cumhuriyetinin Üniversite düzeyindeki İlk Din Eğitim Kurumu olan İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne başladı.Yüksek İslam Enstitüsü öğrenciliği sırasında 1960-1962 yıllarında İstanbul Kadıköy’de Sahra-ı Cedit Cami’nde imamlık görevini de sürdürüyordu.

Bu dönemde cemaatin güvenini kazandığı için zengin tüccarların fakir öğrencilere verilmek üzere zekatlarını Mustafa Göl hocamıza teslim ettikleri; onun da bunu büyük bir titizlikle ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı hep anlatıla gelmişti.

Hafız Mustafa Göl’ün Evliliği ve Askerliği

Mustafa Göl hocamız Yüksek İslam Enstitüsü son sınıfta iken 1961 yılında Uşaklı Sunay Hanımla evlenmiştir. Bu evlilikten Süheyla ve Hümeyra adlı iki kızı, Abdullah adında da bir oğlu dünyaya gelmiştir.

Hafız Mustafa Göl’ün Din Dersi Öğretmeni Olarak Atanması

Hafız Mustafa Göl, Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdikten sonra 1962 yılında Eskişehir Mehmetçik Ortaokulu’na Din Dersi öğretmeni olarak atanmıştır. Bu dönemde askerlik görevini de yedek subay teğmen olarak yapmıştır.

Askerlik sonrası 1966 yılında Eskişehir İmam Hatip Okulu meslek Dersleri öğretmenliği görevine geçmiştir.O yıllarda dini yüksek tahsil yapmış elaman sayısı az ve bu alanda ihtiyaç ise çok fazla idi. Bu nedenle Mustafa Göl hocamıza 1966 yılında Mardin İmam Hatip Okulu müdürlüğü görevi teklif edilmiş, o da kabul etmişti.

Orada bir sene kadar görev yaptı. Hafız Mustafa Göl; Çorum İmam Hatip Lisesi müdürlüğü boşalınca 24.08.1967 tarihinde Mardin’den naklen gelmiştir.

Onun dirayetli ve ciddi duruşu herkesi etkilemişti. Onun döneminde öğretmenler, vaktinde derse giriyorlardı. Öğrenciler de kılık kıyafetlerine ve kurallara uymaya dikkat ediyorlardı. Hafız Mustafa Göl; Hafızlığı kaybetmiş olanlara çok kızıyor ve onları hıfzını güçlendirmeye zorluyordu.

Hafızların tecvitsiz okumalarına, maharic-i hurufa riayet etmemelerine çok öfkeleniyordu. Kendisi iyi bir hafızdı.

Hafız Mustafa Göl; Yüksek İslam Enstitüsünde Hocalığa Başlıyor

Hafız Mustafa Göl; 03.11.1967 tarihinde Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü Kuran-ı Kerim Hocası olarak atandı.Bu dönemde öğretim üyeliğine geçmek için iki çalışma yapmıştır. Bunlardan birincisi “Kur’an-ı Kerim’in çeşitli kıraat vecihleriyle okunuşu” diğeri de “İbn-i Vesik Fi-Resmi’l-Mushaf adlı eseri”dir. Bu iki çalışmasıyla öğretim üyeliğine geçen Hocamız, daha çok aktif olmaya başlamıştır.

Bu sırada müdür yardımcılığı görevini de üstlenmiştir. 1970 yılında Yüksek İslam Enstitülerinde “İslami İlimler Akademisi olma” talebiyle boykot başlamıştı. Ayrıca Kayseri Yüksek İslam Enstitüsünde de tesettür karşıtı bir hocanın propagandaları hız kazanmıştı. İşte bu karışık ortamda Enstitü’deki çarpık zihniyete karşı çıkan ve direnen Mustafa Göl hocamız başta olmak üzere pek çok hoca ve öğrenci Enstitü’den uzaklaştırıldı.

Mustafa Göl Hocamız, Yüksek İslam Enstitüsü hocalığından 11.05.1970 tarihinde Adapazarı İmam Hatip Okulu meslek dersleri öğretmenliğine gönderildi. Bu haksız uygulamaya karşı hukuki süreç başlatan hocamız, sonunda davayı kazandı. Ancak Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü’de boş kadro olmadığı için 01.10.1970 tarihinde Konya Yüksek İslam Enstitüsüne Kur’an-ı Kerim hocası olarak atandı.

Hafız Mustafa Göl’ün Hafızlara Tavsiyesi

Harfleri mahreçlerinden çıkararak doğru telaffuzu konusunda daha çok titizdi. Ezberlenecek yerleri bir defada söyler, bir daha tekrar etmezdi. Kur’an-ı Kerim’i güzel okuyabilmek için tecvit ve mahreç bilgilerinin yanı sıra iyi bir Arapça bilgisine de ihtiyaç olduğunu söylerdi. Kur’an-ı Kerim’i güzel okuyanlara ve hafızlara özel bir tembihi vardı:

“Kur’an-ı Kerim’i okumaya devam edin. Sakın ha paraya tamah edip mevlit okumaya kalkışmayın. Kıraatiniz ve ihlasınız kaybolur. Makam ve teganni sevdasına kapılırsınız da Kur’an-ı Kerim okuyuşunuzdaki letafet uçup gider.”

Konya Yüksek İslam Enstitüsünde 1975 yılına kadar hizmetini sürdürdü. Ama uzun yıllar okuduğu ve hizmet verdiği İstanbul’u bir türlü unutamıyordu. Nihayet 1975 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü Kur’an-ı Kerim hocalığına tayin oldu. O yıllarda da yine boykotlar vardı ama Hoca, bu defa daha soğukkanlı davranıyordu. O günler, üniversitelerin en karışık dönemiydi. Ama o, derslerine ve talebelerine odaklanmıştı. İstanbul’daki hafız arkadaşları, bir ekip oluşturmuşlar, mevlitten mevlide koşuyorlar, bolluk içinde yaşıyorlardı. Ama o, prensip itibariyle onlara katılmıyordu.

Talebelerine de Kur’an-ı Kerim’i para ile satmak gibi bir duruma düşmemeleri konusunda sık sık uyarıda bulunuyordu. Yerine göre arkadaşlarından ödünç para alıyor fakat zuhurat ekibine katılmıyordu. Üniversitelerde kargaşa ve ülke çapında kanlı çatışmaların hakim olduğu dönemde herkes korku ve endişe içindeydi. 12 Eylül 1980 darbesiyle anarşi bıçak gibi kesildi. Ama İmam Hatip Liselerinde ve Yüksek İslam Enstitülerinde endişeli bir bekleyiş başladı. Hepsi de kapatılacak diye söylentiler yayıldı. İşte bu sırada Halis Ayhan ve arkadaşlarının Bursa’da başlattıkları girişimler fayda verdi.

İmam Hatip Liselerine dokunulmadı. Yüksek İslam Enstitüleri de İlahiyat Fakültelerine dönüştürülerek üniversitelere bağlanması karalaştırıldı. Bu bağlamda İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü de Marmara Üniversitesine bağlandı. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeliği Dönemi Enstitülerin fakülteye dönüştürülmesi, oradaki hocalara bazı yükümlülükler de getiriyordu.

YÖK’ün kararıyla daha önce Yüksek İslam Enstitüsü döneminde “Yeterlilik tezi” adıyla yapmış oldukları tezlerin “Doktoraya eş değer” olup olmadıklarının belirlenmesi gerekiyordu. Bütün hocaların bu kurala uygun olarak eski tezlerini sunmaları isteniyordu.

Hocamız da 24.05.1983 tarihli yazısıyla Kayseri’da hazırlamış olduğu “İbn-i Vesik ve Fi Resmi’l-Mushaf adlı eseri” konulu tezini doktoraya esas olmak üzere Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne sundu. Tezin incelenmesi aşamasında doktoraya esas olmak üzere Fransızca sınavına da girdi ve geçti. Sonra tezi, kurulan jüri tarafından incelendi ve kabul edildi.

Hadis Doktoru Hafız Mustafa Göl;

20.01.1984 tarihinde Tefsir Hadis Bilim Dalında doktor unvanı almaya hak kazandı. Bundan sonra Dr. Mustafa GÖL unvanıyla görevini sündürdü. O yıllarda birkaç defa iftar programlarında televizyonda kendisini Kur’an-ı Kerim okurken gördüm. Derhal toparlanıp büyük bir huşu içinde dinledim. Öğrencilik yıllarım gözümün önüne geldi. Çok duygulandım.

Hafız Mustafa Göl’ün Hastalığı ve Vefatı

Hocamız, İstanbul’da Kur’an-ı Kerim talim ve vücuh öğretimiyle meşgul oldu. İlahiyatta görev yaparken idareciliğe hiç bulaşmadı. Seksenli yıllarda beyin tümörü teşhisiyle tedaviye alındı. Sağlığında hac görevini de yerine getirmek istiyordu.

1985 yılında eşi Sunay Hanımla birlikte hac görevini yerine getirdi. Hac dönüşü hastalığı daha da artmıştı. Beynindeki tümör iyice büyümüştü. Çok sıkıntılıydı. 20.08.1986 tarihinde 53 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuştu. Defin belgesinde de ölüm sebebi olarak beyin tümörü yazılıydı.

Hocamıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Not: Hocamızın hayatıyla ilgili dokümanları Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi arşivinden temin eden Prof. Dr. Ahmet Yücel Beye teşekkür ediyorum.

Müellifi: Ömer Aşcı

© Copyright www.usaktayiz.com tüm hakları saklıdır. Kod, haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları www.usaktayiz.com.tr‘a aittir.

www.usaktayiz.com sitesinde yer alan bütün yazılar, materyaller, resimler, ses dosyaları, animasyonlar, videolar, dizayn, tasarım ve düzenlemelerimizin telif hakları 5846 numaralı yasa telif hakları korunmaktadır.

Bunlar www.usaktayiz.com ‘un yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz. İzinsiz ve kaynak belirtilmeksizin kopyalama ve kullanımı yapılamaz.

www.usaktayiz.com ‘daki harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.usaktayiz.com ‘da hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir. Bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir