Uşak’ın Son Kabadayıları;Nurcan Ergün namı- diğer Topal Nurcan

Nurcan Ergün namı- diğer Topal Nurcan; Uşak şehrinin 90’li yıllarına nam bırakmış eli sopalı , gönlü nasırlı kabadayısı…

Uşak’ın Son Kabadayıları; Topal Nurcan

 

Topal Nurcan’ın Yetiştiği Ortam ve Ailesi

Topal Nurcan; Uşak Merkez Köylerinden Kağnıcılar sülalesinden Uşak’ın berber esnafından Halil Ergün’ün Uşak Karaali Çeşmesi Çeşmesi civarında ki evinde 1972 yılında Halil Ergün’ün 3 çocuğundan biri dünyaya geldi.

Topal Nurcan; önce Uşak Merkez okullarından Hasan Hilmi İlkokulunda sonra Atatürk Lisesinde okudu.Hareketli ve kavgacı bir genç idi.
Topal Nurcan; Çocukluğu ve gençliği 80 darbesinin toplumsal huzursuzluk ve çatışma ikliminde geçti. Atatürk Lisesi muhitinde geçen gençlik kavgalarının sınıf arkadaşı Hanzo Kazım’la birlikte baş aktörü olmuştu.

Topal Nurcan; Cesur ve atak yapısı ile girdiği kavgalarda üstün geliyor, çevresi tarafından korkuyla birlikte namı yürütülüyordu.

Türk Toplumunda Kabadayı Kültürü

Yeşilçam filmleri kabadayılığı yücelten yapımlarla toplumda kendi müşkülünü kaba kuvvetle de olsa kendi halleden karakterlere sempatik bir kimlik oluşturarak aktarıyordu.


Dayı, külhanbey, yiğit, delikanlı gibi tabirler vb. nüanslı da olsa gelip bir noktada birleşiyor. Mert, onurlu, yiğit, cesur, savaşımcı, koruyucu, insancıl ve toplumsal duyarlılığı olması gerekiyor insanın.Kabadayılar Robin Hood örneği halk kahramanları gibidirler. Özellikle o dönemde. Toplumun kangreni haline gelen uyuşturucu, silah vb. illetlere bulaşılmadan önce yani.

Osmanlı’da kabadayı mahallede yaşar, konu komşunun, çoluk çocuğun ırzını, namusunu gözetir, ortak yaşamın ahlak düzenini koruyup bir tür bekçiliğini yaparmış…

Kabadayı kelimesi Türkçe’de daha çok mert, içi dışı bir, güvenilir, sözünün eri kişiler için kullanılıyor…Osmanlı’da kabadayıların ne zaman ortaya çıktığı da belir­siz. Bir iddiaya göre, 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılma’ sından sonra çıktı.

Kabadayılar, hiç görülmemiş kadar geniş ölçüde bir statü­yü II. Abdülhamit döneminde kazandı!Yıldız Sarayı’nın “ona­yıyla” kabadayı ile devletin kolluk güçleri ilişkisi iç içe geçti. Bu dönemde kabadayı­lar “altın çağını” yaşadı!

II. Abdülhamit, denetim ve baskı aracı olarak kaba­dayılardan yararlandı. Özel­likle dini-ahlaki değerlerin korunmasından çok, siyasi tehlikeleri önleme konu­sunda bu kaba gücü yanına aldı. Örneğin, paralel istih­barat kurmasında kabadayıla­rın rolü büyüktü.

II. Abdülhamit’in iç gü­venlik politikasına damga vuran bu “eklemleme stra­tejisi” kabadayıları meşru­laştırdı; onlara “hukuki” statü kazandırdı.Devlet gölgesindeki kanun tanımaz kabadayılar re­jimin en nüfuzlu-itibarlı isimleri oldu.

Yeni Tarih dergisi, 6 Haziran 1957 sayısında “kabadayılar” yazısında şöyle diyordu:
“İşte bir zamanlar İstanbul’a musallat olan parazitlerin kökünü çok şükür Cumhuriyet kuruttu.”

Türkiye’de Cumhuriyet ile birlikte Kabadayılık bittimi? tabiki Hayır…. Osmanlı’dan Cumhuriyete naklolan Kabadayılık Kültürü dönem dönem zayıflayan devlet otoritesiyle kahramanlık figürü olarak algılandı.

Kabadayılar;Korkusuz, iyi dövüşen, kendisine özgü namus kuralları olan, babayiğit, iyi ile kötüyü ayırmasını çok iyi bilen şahıslar olarak nam yaptılar.

Topal Nurcan’ ın namı arkadaşı Hanzo Kazım ile birlikte o kadar ilerlemişti ki; başı sıkışanın yardım istediği bir boyuta geçmişti.

Topal Nurcan, babası Berber Halil Efendi’nin uyarılarıyla disipline edebileceği bir düzeyi çoktan aşmıştı.Topal Nurcan; liseyi bitirdikten sonra eski balık pazarı civarında açtığı petshopla evcil hayvan satışı yaparak geçimini sağlamaya çalıştı.

Topal Nurcan’a Gönül İhaneti

Topal Nurcan; Takvim yaprakları 90’lı yılları gösterdiğinde evlilik çağında bıçkın bir delikanlıydı. Gönlünü bir hayat kadınına kaptırdı. Onun için bir çok kişiye meydan okudu. O kadını içinde olduğu kötü ortamdan kurtarıp hanımı yaptı. Topal Nurcan’ın sevip hanımı yaptığı bu kadın daha sonraları Nurcan’ın kaza yapıp yaralanmasını fırsat bilip kaçacaktı.

Topal Nurcan; sevdiği kadının ihanet edip kaçması üzerine onu aramaya o kadar yoğunlaşmıştır ki ; düşmanlarına aldırmadan silahsız gezmektedir.

Topal Nurcan’a Kurulan Pusu

1996 yılında Uşak İsmetpaşa Caddesi üzerinde ki Postane Binasının önünde hasımları tarafından vurularak bu dünyayı terki diyar eyleyecektir.

Allah rahmet eylesin,mekanını cennet eylesin,varsa taksiratı af ve mağfiret eylesin.Geride kalanlara salih amellerle hayırlı ömürler versin.
Previous Post
Next Post

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir