Uşak Ulubey ilçesi Dutluca Köyü Tarihçesi

Uşak iline Ulubey kazasına bağlı Dutluca Köyü tarihsel süreçte nasıl bir iz bırakmış? Gelin beraber bir bakalım…

dutluca köyü


Uşak iline Ulubey kazasına bağlı Dutluca Köyü;Uşak iline 30 km, Ulubey ilçesine 15 km uzaklıkta bulunan bir ova köyümüzdür.

Tarihi Kayıtlarda Tutluca Köyü nerede yer almaktadır?

Günümüzde Dutluca olarak bilinen köyün ismi Osmanlı devrinde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında “Tutluca”olarak görünmekle birlikte yakın zamanda “Dutluca” olarak değiştirilmiştir.

Osmanlı Arşiv kayıtlarına bakacak olursak Kütahya Sancağı Uşak Kazası Ulubey Nahiyesine bağlı Tutluca Köyü ;

  • توتلوجا–    Tütlüce
  • دوتلوجا–   Dutluca 
  • طودليجه– Tutluca

yazım şekilleri arasından“ طودليجه “ Tutluca şeklinde kayda geçirilmiştir.

  • Tutluca Köyü hakkında ki en eski tarihli kaynaklar; Fatih dönemi Kütahya sancağı Uşak Kazası Müsellem Tahrir Defterleri(1457-1580) ile Kanuni dönemi Karahisar-ı Sahip Sancağı Mufassal Tahrir Defterleri(1559-1560) olarak karşımıza çıkmaktadır:

Tutluca Köyü; Osmanlı Ordusu yaya ve müsellem teşkilatına bağlı 1 tane müsellem ocağı kayda geçmiştir.
Nahiye-i Göbek (Ulubey) de ; Tutluca, Dümrek ve Emekse köyleri Osmanlı Ordusuna Müsellem besleyen 5 çiftlik barındırmaktadır. Ulubey Nahiyesi(Nahiye-i Göbek) 15.yüzyılda “Mirliva Hassı “olarak görülmektedir. Osmanlı Ordusunda askeri bir rütbe olarak karşımıza çıkan “Mirliva” rütbesi günümüzde Tuğgenerale karşılık gelir.Ulubey kazası vergi gelirleri belirlenen mirliva rütbesinde ki rütbeli askere gelir olmaktadır.

Osmanlı Devletinin ilk devirlerde en önemli askeri gücünü teşkil eden piyade ve müsellemler gönüllü çiftçi halk arasından seçiliyor, sefere gittikleri takdirde ve sefer süresince 2 akçe ulufe alıyorlardı. Ancak yeniçeri (kapı-kulu) teşkilatının teşekkülü ve ateşli silahların kullanımıyla birlikte XVI. yüzyıla gelindiğinde piyade ve müsellemler önemini yitirmiş, tasarruflarında bulunan çiftlikler mukabilinde ordunun geri hizmet kıt’alarını oluşturmak ve memleket içindeki maden, tersane, inşaat, nakliyat vs. hizmetlerde kullanılmak gibi vazifeleri yapmaya başlamışlardır. Müsellem ve yayaların esas kaynağını yörükler ile köylerde oturan reaya teşkil etmektedir.

Altı aylık nöbetler halinde sefere ve hizmete eşen piyade ve müsellemler, ocaklar şeklinde teşkilatlandırıldılar.

Karahisar-ı Sahip(Afyon) ve Kütahya müsellemler i nin savaşlar haricinde çeşitli imar vazifeleriyle görevlendirildikleri görülmektedir. Bu işlerden bazıları; 14 Ocak 1577 tarihli hükümden Ayasofya’nın tamirinde ve 23 Şubat 1560 tarihli hükümden ise Bilecik madeninde demir top güllesi imalatı hizmetinde görevlendirildikleri anlaşılmaktadır.

Tutluca Köyünde de Yunus Ocağı namıyla bilinen 150 dönümlük araziye sahip 200 ölçek hasılatı olan çiftlikte; 1560 tarihinde 1 müsellem, 7 yamak ,5 mürde (şehit) ve 4 gaib (kayıp) kayda geçirilmiştir.

  • 1676 Tarihinde Uşak Kazası Köylerini kayıt altına alan Kütahya Sancağı’na ait 1086/1676 tarihli avârız defterinde;

دوتلوجا–   Dutluca ismiyle kayda geçen köyümüz 29 nefera(asker), 1 seyyid ve 1 amel-mande(İş yapmaz hâle gelmiş olan) kayda geçmiş büyükçe bir köy olarak görülmektedir.

  • Osmanlı Arşivinde bulunan 1 ağustos 1836 tarihli Hatt-ı Humayun Tasnif Evrakında ;

“Uşak kazasının Tutluca karyesi(köyü)ndeki mescidin camiye tahviliyle(dönüştürülmesiyle) Cuma ve bayram namazlarına izin verilerek hitabetinin(imamlığının) Süleyman b. Mustafa’ya verilmesi”

  • Osmanlı Arşivinde bulunan 21 Kasım 1860 tarihli Meclis-i Vâlâ Riyaseti Defterlerinde ;

“Uşak kazasına tabi Tutluca karyesi(köyü) ahalisinden ve azadan Acemzade ile Mehmed’in sürgün edilmelerine dair.

Tutluca/Dutluca ismiyle bilinen yerleşim yerleri nereleridir?

Anadolu’da “Dutluca/Tutluca” ismi ile anılan yerleşim yerleri şunlardır;

  1. Dutluca, Yüreğir – Adana ili Yüreğir ilçesine bağlı mahalle(Eski ismi Böcülü)
  2. Dutluca, Akseki – Antalya ili Akseki ilçesine bağlı mahalle(Eski ismi Gelves)
  3. Dutluca, Burhaniye – Balıkesir ili Burhaniye ilçesine bağlı mahalle
  4. Dutluca, Harmancık – Bursa ili Harmancık ilçesine bağlı mahalle
  5. Dutluca, Orhangazi – Bursa ili Orhangazi ilçesine bağlı mahalle
  6. Dutluca, Bozkurt – Denizli ili Bozkurt ilçesine bağlı mahalle
  7. Dutluca Köyü, Kemaliye – Erzincan ili Kemaliye ilçesine bağlı köy (Eski ismi Aşodga)
  8. Dutluca, İnönü – Eskişehir ili İnönü ilçesine bağlı mahalle(Eski ismi Tutluca)
  9. Dutluca, Oğuzeli – Gaziantep ili Oğuzeli ilçesine bağlı mahalle(Eski ismi Tutluca)
  10. Dutluca Köyü, Musabeyli – Kilis ili Musabeyli ilçesine bağlı köy (Eski ismi Ferise)
  11. Dutluca, Gördes – Manisa ili Gördes ilçesine bağlı mahalle
  12. Dutluca Köyü, Bozova – Şanlıurfa ili Bozova ilçesi Yaylak kasabasına bağlı köy(Eski ismi Tutluca)
  13. Dutluca Köyü, Ulubey – Uşak ili Ulubey ilçesine bağlı köy(Eski ismi Tutluca)
  14. Dutluca, Bozkurt-Denizli ili Bozkurt kazasına bağlı mahalle(Eski ismi Tutluca)
  15. Dutluca Köyü, Sulusaray-Tokat ilinin Sulusaray ilçesine bağlı bir köy(Eski ismi Maluseyit)
  16. Dutluca Köyü,Alaca-Çorum ili Alaca ilçesine bağlı köy
  17. Tutluca/Toyluca Köyü ,Şefaatli -Yozgat ili Şefaatli ilçesine bağlı bir köy
  18. Dutluca Deresi, Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Gökçeören Mahallesinde bir dere
  19. Tutluca Köyü,Menbiç-Osmanlı Suriyesinde Haleb Livâsına bağlı Menbic nâhiyesi ne bağlı bir köy
  20. Dutluca/ Tutludzha Köyü, Osmanlı Bulgaristan’ında İslimiye(Sliven/ Сливен ) Şehri Bolu Tekke( Kalayanovo/ кирилица ) kazasına bağlı bir köy
  21. Dutluca Mahallesi,Emirdağı-Afyon ili Emirdağı ilçesi Güney Köyüne bağlı bir mahalle
  22. Tutluca Yaylası,İrevan-Osmanlı Revan(Ermenistan) Eyaleti Ellez Dağında bir yaylak adı

Dut Ağacının Türk Mitolojisinde ki Yeri Nedir?

dutluca köyü


Dutluca Köyü’nün isim kaynağı Türk Mitolojisinin kutsal ağaçlarından “Dut” ağacıdır. En eski Türkçe metinlerde “Tut “ hançere si ile karşımıza çıkan kelime Acem coğrafyasında Farsça hançere si ile “Dut” şeklinde telaffuz edilir hale gelmiştir.

Anadolu Türk insanının anayurdu Orta Asya, tarihi ipek yolunun büyük bir bölümünü oluşturur. Çin’den başlayıp Anadolu’muza, buradan da Avrupa’ya uzanan tarihi İpek Yolu güzergahında ipekçiliğin ana unsurlarından biri olan dut ağaçları bu coğrafyada sanki bir sembol gibidir.

Türk mitolojisinde kutsallık atfedilen ağaçlardan biri de dut ağacıdır. Evin ruhu olarak adlandırılan dut ağacı, evin huzurunun, istikbalinin ve bereketinin de sembolüdür.

Türkmenler, Tatarlar, Karakalpaklar da “tut” Kırgızlar’da “tut” ve “tıt” diye telaffuz edilir. Daha Kuzeyde bulunan Yakut ve Çuvaşlar da ise yoktur . Mükemmel Osmanlı Lugati’n de dut, tût şeklinde geçer ve Farsça bir kelime olarak “Dut denilen maruf meyve” olarak tanımlanır. Altayca- Türkçe Sözlükte ise dut ağacı, “Agaş Cestek” şeklinde anılır.

Dut ağacı özellikle Türk Halk çalgılarının yapımında kullanılan bir malzemedir. Bu çalgılar arasında en önemlisi kopuz dur. Dede Korkut hikayelerinde kopuzu kutsallık atfedildiği önemli bir çalgı olarak görürüz .

Dut ağacı, yalnızca gövdesiyle, meyvesiyle değil, yapraklarıyla ipek böceği yetiştirmek için de önemli bir ağaçtır. İpek böceği denilince öncelikli olarak akla gelen dut ağacının yapraklarından beslenen ipek böceğidir. Eldeki bulgular ipeğin Çinlilerden önce Türk kavimleri tarafından keşfedildiği ve dut ağacı ipeği ile yaban ipeğinin Çinlilerden çok önce Türkler tarafından üretilmiş olduğu yönündedir .

M.S. V. Yüzyılda Göktürklerin Hakan soyunun yeraltı ejderi olarak düşünülen yer-altı Tanrısının makamına dut ağacı veya çam ağacı dikilir ve yaz gün dönümünde ve sonbaharda (5. ve 8.ay) kutsal olarak kabul edilen bu koru ya da dalın etrafında at ile yarışarak ayin yaparlardı .

Hacı Bektaş Veli’nin gösterdiği kerametler de yer alan kutsallık kazanan bir ağaç, dut ağacıdır.

Velayetname’de Hacı Bektaş Veli’nin Hoca Ahmet Yesevi’ nin izniyle Anadolu’ya gelişini anlatan bir bölümde yolculuk esnasında erenlerinden biri meydanda yanan ateşten ucu yanmış bir odunu alarak Anadolu yönüne fırlatır:
“Anadolu’daki erenler ve gerçek (erler) bu eğsiyi (odunu) tutsunlar, Türkistan erenlerinin toplanıp Anadolu’ya er gönderdikleri (Anadolu’daki) erenlere de malum olsun”
der. Rivayete göre fırlatılan ucu yanmış bir dut ağacıdır.

Dut ağacının Orta Asya’dan Anadolu’ya özellikle de ipek yoluyla gelen Türklere ait hem kültürel hem de ekonomik bir unsur olduğunu da düşünülebilir. Eski Türklerde var olduğunu gördüğümüz dut ağacına bağlı kültün geleneksel yapıda taşıyarak kutsallığını koruduğunu, Alevi-Bektaşi geleneği içinde de mezarlara dikilen dut ağacının ise özelde Hacı Bektaş Velî ile ilgili olduğunu genelde ise Türk Kültüründeki ağaç kültüyle ilgili olduğunu söylemek mümkündür.

Yunan Mitolojisinde Dut Ağacının yeri nedir?
Dut ağacı, sadece Türk kültüründe değil, Yunan mitolojisinde de belirli bir üne sahiptir. Dut ağacı Pyramus ve Thisbe isimlerindeki sevgililerin buluşma yeridir.

Efsanedeki bir diğer önemli unsur, dut ağacının Ninos’un mezarı yanındaki dut ağacı şeklinde tanımlanmasıdır. Fakat tam buluşacakları saatte genç kız, ağzı kanlı bir aslan görür, korkudan kaçarken sırtındaki örtüyü düşürür ve aslan bu örtüyü parçalar. Gelen Pyramus görünen tüm kanıtlar sevgilisinin öldüğüne işaret eder. Kılıcını çeker, dut ağacının yanına gider ve kılıcı göğsüne saplar. Fışkıran kanların ağaçtaki dutları kızıla boyadığı düşünülür. Efsanede bizler için önemli olan bir diğer nokta, mezar başına dikilen dut ağacı motifinin kolektif bellekte de yer almasıdır.

Kaynaklar;
  1. TÜRK KÜLTÜRÜNDE AĞAÇ KÜLTÜ VE DUT AĞACI Ülkü GÜRSOY
  2. Uşak Kazâsı (1676 Tarihli Avârız Defterine Göre) Town of Uşak (According to the Avariz Defteri of 1676)İbrahim Etem Çakır
  3. XV-XVI. Yüzyıllarda Uşak Kazası Piyade ve Müsellem Teşkilâtı/Turan Gökçe
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir