Uşak Kışla Köyü Tarihçesi

Kışla Köyü; Uşak İli Ulubey İlçesine bağlı olup Hacet Dağının güney cephesinde eğimli bir arazide kurulu bir yörük köyüdür. Dünyanın en büyük ikinci, Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük altın madeni olan “Kışladağ Altın Madeni” ismini Kışla Köyünden alır. Kışla Köyü sakinleri ve çevre halkı tarafından “Heydeli Köyü” namıyla da anılmaktadır.

Yeni Asır Gazetesi editörü Burcu Ilgın, Yükseköğretim Kurulu Üyesi-Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hayati Develi ve Ünlü Aktör Tuncer Salman Kışla Köyü kütüğüne kayıtlı meşhurlarımızdandır.

Kışla Köyü Tabelası

Kışla Köyü; Manisa ‘ya bağlı Eşme kazasının bir köyü iken, 9 Temmuz 1953 tarih ve 6129 sayılı kanunla vilayet haline getirilen Uşak ili Ulubey Kazasına bağlanmıştır. Sonrasında 29 Aralık 1998 tarihinde belediye statüsü verilerek beldeye dönüştürülmüştür. Köyün belediye statüsü, nüfusunun 2000 kişinin altına düşmesi üzerine 2013 yılında sona erdirilmiştir.

Kışla Köyünün Coğrafi Konumu Nedir?

Kışla Köyü; Ege ve İç Anadolu’yu birbirine bağlayan tarihi bir yolun geçiş noktasında bulunmaktadır. İç Batı Anadolu’nun önemli bir parçası ve bu stratejik konumundan dolayı Anadolu tarihi boyunca kadim bir yerleşim yeri olmuştur.

Kışla Köyünün etrafı İnay, Gümüşkol(Irgat), Çamdere(Cızık Damları) ve Karaca Ahmet Köyleriyle çevrilidir. Ayrıca Kışla Köyü çevresinde Yıkık Köşger Kesiği (Kiliseli Köy) , Sazak , Kirlioğlu, Hayta Damları , Pazarköy ve Çamköy gibi terk edilmiş yerleşim yerleri vardır.

Kışla Köyü Arazisi

Kışla Köyü yerleşiminin sırtını dayadığı Hacet Dağına aynı zamanda Hacet Kalesi de denilmektedir. Hacet Dağı, Edeler Dağı ve Kışla Dağı yan yana bir dağ silsilesi şeklinde sıralanmaktadır. Kışla Beldesinin denizden yüksekliği ortalama 850 metredir. Beldenin en yüksek yeri Kışla Dağı olup yüksekliği 1299 metredir. Kışla Köyünün Uşak İline Uzaklığı : 36 km, Eşme İlçesine Uzaklığı : 30 km, Ulubey İlçesine Uzaklığı : 13 km’dir.

Kışla Köyünün Tarihsel Mülki ve İdari Taksimat Kronolojisi Nedir?

Kışla Köyünün yerleşim alanı 17 Eylül 1176 yılında Selçuklu Ordularının Çivril Ovasında Bizans’a karşı kazandığı Miryakefalon Zaferi sonrası Türk-İslam hakimiyetine giren bir bölgedir. Bu yöre, 1241 yılı sonrasında Kütahya merkezli kurulan Germiyanoğulları Beyliğinin hakimiyet sahasında yer almıştır. Kışla Köyüne en yakın ve en büyük yerleşim olan günümüzde ki İnay Köyü; Germiyanoğulları Beyliği Döneminde kaza merkezi olarak görülmektedir. Kışla Köyünün ne zaman kurulduğunu bilmiyoruz ama köyün yıkılan tarihi camisinin kitabesinde 1739 yazdığı rivayet olunur.

Kışla Köyü ve bağlı olduğu İnay Kazasının Osmanlı Hakimiyetine girdiği dönemde ki mülki ve idari taksimat kronolojisi şu şekildedir;

  • 1241-1381 yılları arası Kütahya merkezli Germiyan Beyliğine bağlı İnay Kazası Kışla Köyü
  • 1381-1855 yılları arası Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi haline getirilen Kütahya Vilayetine bağlı İnay Kazası Kışla Köyü
  • 1855-1867 yılları arası Aydın eyaleti Denizli Vilayetine bağlı İnay Kazası Kışla Köyü
  • 1867-1868 yılları arası Aydın eyaleti Saruhan(Manisa) Vilayetine bağlı Eşme Kazası Merkez nahiyesi olan İnay’a bağlı Kışla Köyü
  • 1885-1954 yılları arası Aydın eyaleti Saruhan(Manisa) Vilayetine bağlı Eşme Kazası Merkez Nahiyesi Takmak’a bağlı İnay Nahiyesi Kışla Köyü
  • 1954 ve sonrası Uşak Vilayetine Ulubey Kazasına bağlı Kışla Köyü

Kışla Köyü Sakinlerinden Tarihçesi Hakkındaki Rivayet Nedir?

Kışla Köyü Tarihçesi hakkında kapanan belediyenin İnternet sitesi şöyle aktarmıştır;

Kışla Köyü bölgede en son kurulan yerleşim yeridir. Tarihi bilinmiyor ancak mevcut cami 1944 yılında eski caminin yıkılıp yapılması ile inşa edilmiş olup , yıkılan caminin 205 yıllık olduğunu beldenin yaşlıları söylemektedir. Daha öncede yerleşim olduğuna göre 500 yıldan fazla tarihe sahiptir. Özellikle şimdiki köy , çevre köylerin halkının göçmesiyle meydana gelmiş ve hayvancılık yapmaları nedeniyle ve bölgenin kışın yerleşmeye elverişli olması nedeniyle adının Kışlak – Kışla olarak adlandırılmış olması muhtemeldir. Kışla 35 civarında yerleşik sülale ile kurulu çevreden Kirlioğlu, Sazak , Hayta, Çamköy Damlarından gelenler tarafından kurulmuş daha sonra Karabekirler sülalesinin köye göçmesi ile büyümüştür.

Uşak ili Ulubey ilçesi Kışla Belediyesi İnternet Sitesi
Kışla Belediyesi
Kışla Belediyesi

Kışla Kelimesinin Etimolojisi

Kışla Kelimesi Türkçe bir kelimedir. Günümüz Türkçesinde ve en eski Türkçe metinlerde kış mevsiminin geçirildiği mekan anlamında kullanılmıştır.

kışlaġ/kışlak kelimesi kışlama yeri(9. yüzyıla ait bir Türkçe kehanet kitabı Irk Bitig’ te ;” yaşıl kaya yaylağım, kızıl kaya kışlağım ol” ) şeklinde kullanılmıştır. Not: Osmanlı kullanımında “yazın sefere çıkan askerin kışın yerleşik olduğu yer” anlamında ve konar-göçer yörük aşiretlerinin kış mevsiminde konakladığı yaylak mekan anlamında “Kışla” denilmiştir.

Nişanyan – Türkçe Etimolojik Sözlük

Kışlak, kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yere denilir. Türkler bozkır kültürünün temsilcileri olarak hayatlarını sürüleriyle birlikte mevsimlere göre kışlak ‘kışın oturdukları yer’ ve yaylak ‘yazın oturdukları yer’ adını verdikleri geniş alanları yurt edinmişlerdir. Bu itibarla her iki kelimeye de söz konusu anlamlarıyla Türkçenin en eski metinlerinde rastlanmaktadır.

Kışla İsmini Taşıyan Yerleşimler Nelerdir?

Türklerin kışlak adını verdiği yerler merası bol, karı az olan, güneş gören bölgelerdi. Türkler bu bölgelerde çadır-köy veya çadır-şehirler kurarlardı. Türklerin yerleşik hayata geçtikten sonra eski kültürlerinden kalma kelimelerin anlamlarında da değişikliğe gittikleri görülmektedir. Meselâ ‘kışın oturulacak yer’ anlamına gelen ḳışlag kelimesi, ḳışla varyantıyla ‘askerin barındığı bina’ manasına gelebilmiştir. Yine hem Anadolu ağızlarında hem de bazı çağdaş şivelerde bahse konu kelimenin ‘köy’ anlamına geldiği görülmektedir.

Türklerde Kışlaġ ve Yaylaġ Kavramlari Üzeri̇ne Düşünceler-Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi-Murat Şen-2018

Osmanlı Devletinin hakimiyet sahası olan coğrafyada “Kışla” ismini taşıyan yerleşim yerleri şunlardır;

  • Uşak ili Banaz Kazası Düzkışla Köyü
  • Makedonya’nın Kumanovo eyaleti Кршла(Kışla) Mahallesi
  • Bulgaristan’ın Pernik ili (Област) Kışle (Къшле) Köyü
  • Bulgaristan’ın Smolyan(Paşmaklı) ili Zlatograd(Darıdere) kasabası Кушла(Kuşla) Köyü
  • Bulgaristan’ın Oblast( Kırcaali) bölgesi Momçilgrad(Mestanlı) ili Çomakovo köyünün 1934 yılından önceki ismi Kışla(Чомаково) Köyü
  • Bulgaristan’ın Stara Zagora(Zağra) ili Maglij kasabası Zimnitsa köyünün 1863 yılından önceki ismi Kışla Köyü
  • Manisa ili Yunus Emre İlçesi Kışla Mahallesi
  • İzmir ili Ödemiş İlçesi Birgi Bucağı Kışla Mahallesi
  • Kütahya ili Kışla Köyü
  • Antalya ili Elmalı İlçesi Kışla Mahallesi
  • Kocaeli ili İzmit ilçesi Kışla Mahallesi
  • Kocaeli ili Kandıra İlçesi Kışla Mahallesi
  • Isparta ili Merkez İlçesi Büyük Kışla Köyü
  • Isparta ili Merkez İlçesi Küçük Kışla Köyü
  • Düzce ili Gümüşova ilçesi 1940 yılında bucak teşkil edilerek Kışla köyü merkez yapılmasıyla kurulmuş
  • Zonguldak ili Ereğli ilçesi Kışla Mahallesi
  • Zonguldak ili Çaycuma ilçesi Kışla Köyü
  • Bartın ili Merkez ilçesi Kışla Köyü
  • Ankara ili Kazan ilçesi Kışla Köyü
  • Karaman İli Başyayla İlçesi Tepebaşı bucağı Kışla Köyü
  • Karabük ili Ovacık ilçesi Kışla Köyü
  • Kastamonu ili Araç ilçesi Kışla Köyü
  • Mersin ili Mut ilçesi Sarıkavak Bucağı Kışla Köyü
  • Çorum ili Sungurlu ilçesi Kışla Köyü 1925 yılı öncesi Sapaköy olarak anılırmış
  • Çorum ili Sungurlu ilçesi Gülderesi Köyü 1925 yılı öncesi Kışla Köyü olarak anılırmış
  • Kırşehir ili Çiçek Dağı ilçesi Mahmutlu Köyü 1997 yılı öncesi Kışla Köyü olarak anılırmış
  • Yozgat ili Merkez ilçesine bağlı Osmanpaşa Beldesi Kaşkışla Köyü
  • Hatay ili Arsuz ilçesi Kışla Mahallesi
  • Sivas ili Şarkışla ilçesi Kışla Köyü
  • Samsun İli Tekkeköy İlçesi Dikbıyık Bucağı Kışla Mahallesi
  • Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi Kışla Mahallesi
  • Sivas ili Gürün ilçesi Kışla Mahallesi 1902 yılı öncesi Toxma Köyü olarak anılırmış
  • Malatya ili Arguvan ilçesi Kışla Köyü
  • Giresun ili Bulancak ilçesi Kışla Köyü
  • Tunceli ilinin Ovacık ilçesi Yeşilyazı bucağı Topuzlu Köyü 20.yüzyılın başlarında Kışla Köyü olarak anılırmış
  • Tunceli ili Nazımiye ilçesi 1938 yılında burada inşa edilen askeri kışladan kinaye Kışla İlçesi olarak ta anılır
  • Erzurum ilinin Narman ilçesi Kışlaköy Mahallesi

Kışla Köyü Dahilinde Bulunan Antik Dönem Buluntuları Nelerdir?

Kışla Köyü sınırları içerisinde batısında Ulucak ve Hacet Dağında kale ve yıkık denen yerleşim yerleri mevcuttur. bu bölge Kültür Bakanlığınca sit alanı olarak ilan edilmiştir. Kayaya oyma ev yerleri ve kaya mezarları bulunmaktadır.

Kışla Köyü sınırları içerisinde Yarık Kaya Mevkinde M.Ö.1 ile M.S.1 yüzyıllar arası Roma Dönemine tarihlenen Antik Mezarlık (Nekropol) bulunur. Yarıkkaya Nekropolü Uşak Müze Müdürlüğü’nün raporu doğrultusunda 2018 yılında 1.derece arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiştir. Burada kireç taşı kayalara oyulmuş 4 adet mezar odası bulunmuştur. Yarıkkaya Nekropolünün tarihi sit raporunu okumak isteyenler için linke tıklamak yeterli olacaktır: https://korumakurullari.ktb.gov.tr/Eklenti/63103,5028pdf.pdf?0

Clanudda Antik Kenti Kışla Köyünde mi?

Clanudda Antik Şehri; hakkında M.Ö. 56 yılından beri rivayet edilen Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde kullanıldığı düşünülen kendi adına para basan antik bir şehirdir. Roma Dönemi Anadolu’nun aktif yol güzergahında yer alır.

  • Osmanlı Dönemi 1834 yılında İngiliz arkeoloji araştırmacısı ve rahip Francis Vyvyan Jago Arundell (1780-1846) Uşak yöresine gelerek araştırmalar yapar. Roma İmparatorluğunun 13. yüzyılda ki posta ve ulaşım güzergahlarını gösteren haritalar rehberliğinde keşfe çıkar. Bu haritalarda Dorlion(Eskişehir-Şarhöyük)’tan Philadelphia(Manisa-Alaşehir) hattı üzerinde Aludda(Uşak-Hacım Köyü) ve Clanudda(Uşak-Çırpıcılar) isimli iki menzil dikkati çekmektedir. Arundell Uşak ili Ulubey Kazasına bağlı Sülümenli Köyünde ki harabelere geldiğinde buranın “Clanudda” olması gerektiğini yazmıştır. Arundell “Clanudda” isminin Blaundus ve Aludda’nın yozlaşmasından kaynaklandığını varsaymıştır.
  • İskoç Arkeolog W.M. Ramsay ve Amerikalı arkeolog J.R.S. Sterrett 1883 yılında “Frigya Tarihi” hakkında araştırma yapmak amacıyla Anadolu içlerine doğru yola çıkar. İnay Köyünde bir çeşme kolonu olarak kullanılmış M.S.88 yılına tarihlenen antik mermer bir sütun üstündeki yazıtta;”έν Ναει κατοικούντες `Ρωμαιοι/Nais sakinleri Romalılar” ifadesini kayıt altına alırlar. Bu bölgede ki çalışmalarında “Clanudda Antik Şehri” nin Karaca Ahmet Köyü yakınlarında olabileceğini iddia etmişlerdir.
  • 1891 yılında bölgeyi ziyaret eden Alman epigraf Karl Buresch; Clanudda Antik Şehri’nin Kışla Köyü yakınlarında olduğunu iddia eder;

Takmak Köyünden yaklaşık altı saat önce olan İnay Köyüne ulaşmaya niyetlendim; ama İnay istasyondan, büyük Ahmetler köyüne döndüm ve sonra Kışla Dağı göründü. Kışla Dağı okuduklarıma göre eski kalıntıları içermesi gerekse de çok umutlu değildim; Kışla Dağı, Edeler Dağı ve Hacet Dağı silsilesi içinde Kışla Köyünün üstünde bulunan Hacet Dağına çıktım. Tırmanılması zor Hacet Dağı zirvesinde bir kale kalıntısı bulunuyor. Hacet Kalesinde Hacet Dede(Bir aziz mezarı) diye anılan güzel bir Helen mezarının parçalarını gördüğümde şaşırdım. Bu kale bir şapel kalesi olmalı. Kale duvarları görünüyor. Kale kayasının uzaklara bakan en yüksek noktasına yakından baktıktan sonra, alt kısmında Kiklop duvarlarının parçalarını ve daha da aşağısında gördüğüm dağın dik doğu yamacına zahmetle tırmandım. asıl kale kayasının eteği, Hristiyan zamanlarında burada hala var olan eski şehir harabeleri alanı. Neyse ki, bu ilginç antik yerleşim kalıntıları kompleksi, kesin olarak düşündüğüm gibi, resmi Roma İmparatorluğu haritasının yardımıyla, sözde tabula Peutingeriana olarak adlandırılabilir. Lidya Philadelphia 106’dan (Alaschehir) Phrygia’daki (KD) Acmonis’e giden 90 Roma mili (135 km) uzunluğundaki yolda, Philadelphia’dan ilk durak 35 Roma mili ile Clanudda şehridir. Clanudda Antik Şehri, Ulubey’in on kilometre kuzey batısındaki modern Kışla köyünün yakınındadır. Antik çağlardan Bizans’a kadar duvar kalıntıları ve seramik parçaları bulunabilir.

Buresch, Aus Lydien, 202–3; Keil and Premerstein, Bericht, 3:50

Osmanlı Arşiv Kayıtlarında Kışla Köyü

Osmanlı Arşivinde bulunan 1831 yılına II. Mahmut dönemine ait “ Kütahya Sancağı Göçebe Yörükleri defteri kayıtlarında ise İnay Kazasına bağlı Kışla Köyü; Bayad boyundan Harbendeli aşireti ve Kışla Köyü Kıranca Damı Mezrası; Bozdoğan Yörüklerinden Burhan Aşireti denilerek kayda geçiştirilmiştir:

Harbendeli aşiretinden 64 obalı bir topluluk Mahalle-i Karaca (nam-ı diğer Karaçomarlı) Saruhan sancağında olup mirilerini edadan sonra Takmak voyvodası Süleyman’a ve yedi sehmde bir İnay kazasına verirler. Kışla karyesi dahilinde iskan ederler.

İç Ege Yörükleri Soy Kütüğü- Ahmet Demircan-Uşak-2018
Müdaafa-i Milliye Vekaleti Harita Müdüriyet-i Umumiyesi Tarafından 1919 yılında İstanbul'da basılan "Kula Haritası"ndan alıntıdır.
Müdaafa-i Milliye Vekaleti Harita Müdüriyet-i Umumiyesi Tarafından 1919 yılında İstanbul’da basılan “Kula Haritası “ndan alıntıdır.

II. Mahmut döneminde günümüzde Oruçlu Köyü olarak anılan eski ismi Karaca Ömerli Köyü olan meskun mahal Saruhan(Manisa) Sancağı Eşme Kazası İnay Nahiyesi Kışla Köyü Karaca/Karaca Omarlu Mahallesi olarak kayda geçmiştir.

Burhan Aşiretinden 3 oba İnay kazasında Kışla karyesi civarında Kırancı Damı ziraat eder ve mîrî ve saliyane İnay’a verirler.

İç Ege Yörükleri Soy Kütüğü- Ahmet Demircan-Uşak-2018

II. Mahmut döneminde günümüzde Çamdere Köyü olarak anılan eski ismi Cızık Damları olan meskun mahal Saruhan(Manisa) Sancağı Eşme Kazası İnay Nahiyesi Kışla Köyü Kırancı Damı olarak kayda geçmiştir.

Heydeli İfadesi Ne Anlatmaktadır?

Günümüzde Kışla Köyü yöresinde yaşayan ahali köyü ve köylüyü “Heydeli” olarak isimlendirmektedir. Türkiye’nin çağdaş ve tarihsel Türkiye Türkçesi alanında ki en büyük otoritelerinden biri kabul edilen Uşaklı Prof. Dr. Hayati Develi “Kışla Köyü” için şu ifadeleri kullanıyor;

Dedem rahmetli kendi kimliğimiz tanımlarken hiç Oğuz demezdi ama Oğuzların alt isimlerinden bahsederdi, birtakım daha alt boy adlarından bahsederdi. Anneannemin doğduğu köyün ahalisi için de “Bunlar Heydeli Yörükleridir” derdi. Bunu o bölge insanının biraz hırçın oluşuna bağlıyordum. Sonra fark ettim ki bu heydeli sözü aslında hiç de öylesine bir söz değil. Aslında bir etnonimi gösteriyor.
Bunun Beydilli adının halk etimolojisine dönüştürülmüş şekli olduğu benim için açık.Böylece kendimi en azından Oğuzların bilinen adının bir boyuna bağlamış oldum.

Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü 5. Uluslararası Türkiyat Araştırmaları Sempozyumu: “OĞUZLAR: Dilleri, Tarihleri ve Kültürleri”-Ankara-2015

Kışla Köyü ahalisinden Ahmet Dutgun; Kışla Köylü Haytalı Sülalesi ataları tarafından açılan köyün doğusunda ki “Hayta Kuyusu”ndan bahseder;

Hayta Sülalesi Uşak şehir merkezine göç etmiş ve köyde bakiyesi kalmamıştır. Hayta Kuyusu ; Kışla köyünden çıkıp topraklık,çevlik,çam dere köyü yolunu takip edildiğinde Çamdere köyüne 1 km kala Ulubey istikametine döndükten yaklaşık 2 km sonra ulaşılır. 40-50 metre derinlikte taş örme tarihi bir su kaynağıdır. Yanında yoldan geçenlerin su ve dinlenme ihtiyacını karşılamak için bir maslak bulunmaktadır.

UTKGD Köy GEZİLERİ -4 Ağustos 2019

Kışla Köyü yöresinde yaşayan ahali köyü ve köylünün “Heydeli” olarak ifade ettiği tanımlama büyük ihtimalle “Haytalı” kelimesinin dönüşmesiyle oluşmuştur. Köyün “Heydeli” olarak isimlendirilmesine kaynak olarak “Hayta”kelimesinin köken oluşturduğunu düşünmekteyim. Hayta kelimesi ise bir etnonimi ifade etmekle birlikte aşiret veya oba ismi olsa gerektir.

Hayta/Haytalı Aşireti

Osmanlı Döneminde tutulan nüfus kayıtlarında Batı Anadolu’da “Honamlı Saçı-kara Aşireti” ismiyle büyük bir yörük aşireti bulunur. Honamlı Saçı-kara Aşireti Isparta yöresinde “Hayta Aşireti” olarak bilinir. Kışla Köyü’nün kurucu unsuru olarak isimlendirme üzerinden yola çıkarak “Haytalı Aşireti “nin etken olduğunu düşünüyorum.

Hayta Aşireti; Osmanlı Arşiv Defterlerinde Antalya yöresinde yoğunlaşmakla birlikte Isparta, Burdur, Denizli, Muğla, Aydın,Uşak,Kütahya,Manisa, Hatay, Afyon, Amasya ve Tokat başta olmak üzere yurdumuzun büyük bir bölümünde nüfus sahibi olan
Yörük topluluğudur.

Orta Asya Coğrafyada Haytalı Yurdu Neresidir?

Erken Çin döneminden tanınmış bir Çinli Budist rahip, bilgin, gezgin ve çevirmen olan  Hsüan-tsang (d.602-ö.664); Uygur Devleti’nde Buhârâ, Semarkand ve Hocend‟den oluşan Bedahşan olarak bilinen bölgeden “Haytal Ülkesi” diye rivayet eder.

Orta Asya’nın güneyine Maveraünnehr ve Ceyhun Irmağı civarına ilk Türk göçleri Hun İmparatorluğu döneminde başlayıp Akhun Devleti Döneminde devam etmiştir.

628-645 yıllarında Bedahşan’da bulunmuş olan Hsüan-tsang, Bedahşan’ın bu kısımlarından (tam olarak Afgan Bedahşanı) bahsederken, buraların Si-ma-ta-luo (Araplarca bilinen adıyla Haytal) olan ülke olduğunu, bunların Tu-kiu’lar (Göktürkler) gibi olduğunu söylemektedir

Nazmiye TOGAN-1964- İslam Tetkikleri Dergisi- Peygamberin Zamanında Şarki ve Garbi Türkistanı Ziyaret eden Çinli Budist Rahibi Hüen-Çang’ın bu Ülkenin Siyasi ve Dini Hayatına Alt Kayıtları-s.188

Bedahşan ismi ilk defa VII-VIII. yüzyıllara ait Çin kaynaklarında Po-to Chang-na şeklinde geçer.”Haytal Ülkesi” ve “Afgan Türkistanı” olarak da bilinen Bedahşan bölgesi günümüzde coğrafi olarak Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Çin sınırları içerisindeki birbirine komşu dağlık alanları içeren bölgenin adıdır.

Haytalı Kelimesinin Kökeni Nedir?

Burada zikrettiğimiz “Haytal” kelimesinin, tarihte Ak-hunlar olarak bilinen Türk Milletinin diğer ifade şekli olan Ehtalit kelimesinin telaffuz farkından dönüşüme uğramış hali olduğu düşünülür.

Örneğin İbn Havkal’da Huttal şeklinde geçen kelime, Heftal şeklindeki haliyle Eftalitleri kastederken; Haytal şeklinde geçtiği haliyle de, yine Eftalitleri kastettiği gibi, Abdal’ı da kast edebilmektedir. Nitekim Togan’a ve Litvinsky’e göre, Heftal kelimesinin kökeni Abdal’dan gelmektedir.

Togan 1981; 42; Litvinsky 1996; 135

Togan, Süryani yazar Zakharias Rhetor’un, 555’te Eftalit kabileleri olarak belirttiği Khulas (Halaç), Abdal (Yeftal) ve Ephthalith kelimelerini bir arada saymasından yola çıkarak, Abdal/Yeftalların, Eftalitlerin bir kabilesi olduğu kanısına varmaktadır.

Togan, 1985; 59; Konukçu, 1973; 113; Yazıcı, 2006; 32

İslâm Tarihi kaynaklarında Haytal veya Hayatiler diye geçen Ak-hunlara yapılan adlandırmaların 425 yılında Aşağı Türkistan‟a inen “Abdal” adındaki Türk boylarından kaynaklandığı sanılmaktadır.

Zeki Velidî Togan, Umumî Türk Tarihine Giriş, İstanbul, 1981, s. 42, 46; İbrahim Kafesoğlu, Türk MillîKültürü, s. 85.

Haytalı Yörükleri Hangi Boya Bağlıdır?

Haytalı Yörükleri; en eski tarihli metinlerde Karluk boyuna bağlı üç aşiret arasında gösterilir. Karluk Boyu hakkında ki bilgilerin başlangıcı Göktürk Devleti dönemine rastlar. Kaynaklarda üç kabileye ayrılan Karlukların ilk defa Altay Dağları‘nın güney batısında ve Beşbalık‘ın kuzey batısındaki topraklarda yaşadığı belirtilmektedir. Göktürk Devleti’nin kurucusu sayılan Aşena sülalesi; Karluklar Soyundandır.

Karluklar, dokuz boy halinde sayılmaktadır. Bunların üçü “Çigil”,üçü “Haytaliye” veya “Heskeli”, diğer üçü “Bulak” veya “Yılak”,“Kükergin” ve “Tuhsilerdir.”

İbn Fadlan Seyahatnamesi Tercümesi 1975:100; Şeşen 1985: 103; Togan 1985: 59-61; Almaz 2004:136

627 yılında Gök Türk hanedanına yakın bir boy olarak tarih sahnesine çıkan Karluklar uzun süre Altay -Tanrı dağları arasındaki geniş Tarbagatay bozkırlarını mekan tuttuktan sonra Uygur Devleti ve Karahanlı Devleti döneminde Fergana bölgesinden Kuzey
Afganistan’a kadar olan bölge yayılma alanlarından biri haline geldi. Daha çok Toharistan’ın Talikan bölgesinde yaşan bu Türk boyu, Kunduz, Faryab ve Samangan kentlerinde de görülmektedir. Esasen Afganistanlı Karluklar, günümüzde Özbek’leşmişlerdir.

Türkistan’dan Anadolu’ya göçüp, bu coğrafyada kendi adlarına yerleşim birimleri oluşturarak, buralara kendi boy adlarını veren Oğuz toplulukları dışında Kıpçak, Karluk, Çiğil gibi boylara ait yer adları da kaynaklardan tespit edilebilmektedir. Karluk Boyu ve diğer bazı Türk boyları ile Oğuzlar, Anadolu’da yüzyılların geçmesiyle karışıp kaynaşmış ve müşterek bir Türk kültürünün altına birlikte imza atmışlardır.

Bütün bu sayılan boy ve oymakların, Anadolu’da müşterek bir Türk kültürünün meydana gelmesinde küçük yapı taşları rolü üstlenmiş bulundukları kabul edilmelidir.

Müellifi Ömer AŞCI

© Copyright www.usaktayiz.com tüm hakları saklıdır. Kod, haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları www.usaktayiz.com.tr‘a aittir.

www.usaktayiz.com sitesinde yer alan bütün yazılar, materyaller, resimler, ses dosyaları, animasyonlar, videolar, dizayn, tasarım ve düzenlemelerimizin telif hakları 5846 numaralı yasa telif hakları korunmaktadır.Bunlar www.usaktayiz.com ‘un yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz.

İzinsiz ve kaynak belirtilmeksizin kopyalama ve kullanımı yapılamaz. www.usaktayiz.com ‘daki harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.usaktayiz.com ‘da hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir.

Bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.

Önceki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir