Uşak Göğem Köyü Hakkında

Uşak ili Merkez köylerinden Göğem Köyü ; il merkezinin kuzey doğu istikametinde 15 km. mesafe de Elma Dağının güneydoğusunda Değirmen deresi kollarından Kocabağ deresi kıyısında tarihi oldukça eskilere dayanan küçük bir orman köyüdür.

Göğem Köyünün kuzeyinde “Göğem Göleti” bulunmaktadır. Köyün kuzey-kuzeybatısındaki tepelikler den başlayan çam ormanları görülmektedir. Göğem Köyü günümüzde ki yerine kuzey yönünde ki “Eski Göğem” denilen muhitten ; belli olmayan bir tarihte taşınmıştır.

Uşak Göğem Köyü Hakkında
Uşak Göğem Köyü Hakkında

Göğem Köyü Zafer Anıtı

Göğem Köyü, Yunan Başkomutanı General Trikopis’in teslim alındığı köy olarak Kurtuluş Savaşı Tarihini işleyen metinlerde sıkça karşımıza çıkar. Kurtuluş Savaşı Yunan Başkomutanı General Trikopis’in Göğem Köyünde teslim olması ile son bulmuştur.

Bu zaferi anmak amacıyla inşa edilen “Göğem Zafer Anıtı” bulunmaktadır.Göğem köyünde Yunan Başkomutanı General Trikopis’ i teslim alan komutan Albay Halit Akmansu’ nun hatıratını kaleme alan yeğeni Dr. Ziya Göğem soyadını bu köyden almıştır.

Göğem Köyü Toponomi Analizi

Osmanlı Arşiv Kayıtlarında “کوکم “olarak yazılan köyün ismi Göğem olarak telaffuz edilir. Göğem kelimesinin anlamı sözlüklerde şöyle yer alır;

Anadolu ağızlarında yaşayan gök sözcüğü edebî kaynaklarda “mavi” anlamında kullanılsa da, yer adlarında daima “yeşil” anlamına gelir. Göğermek/ Gövermek/ Göyermek ise yeşillenmek, filizlenmek anlamına gelir. Göke/ Göğçe, Göğev/ Güvez, Göğel/ Gövel, Göğem/ Gövem, Gövez/Güvez, Göğek/ Gövek sözcükleri hep mavi renkle alakalı yan renkleri tanımlar. 

Türk Söylence Sözlüğü- Deniz Karakurt-2011

Göğem( کوکم): (< Eski Türkçe- gök/Gökyüzü/Mavi +em/ilaç) birleşiminden oluşmuş “Şifalı Gökyüzü” anlamında bir kelimedir.

Türkiye Türkçesinde Bitki Adları- M. Fatih Alkayış-2019

Göğem( کوکم) ; ”Yeşile çalar mor rengi ifade eden bir kelimedir.

Türkiye Türkçe’sindeki Türkçe Sözcüklerin Köken Bilgisi Sözlüğü-Tuncer Gülensoy2007

Halk Ağzında Göğem( کوکم) ; “Koyun,Keçi…gibi küçükbaş hayvanların İlkbaharda çayırda yeni çıkan taze ot(Çiftçiler bu otları hayvanlarının yemesini istemezler,zira otların % 90 ı su içerdiğinden hayvanları ishal eder ve zayıflatır) yedikten sonra ki dışkısı”dır.

Türk Dil Kurumu Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

Halk Ağzında Göğem( کوکم) ; Göğem sözcüğünün Çağatay Türkçesinden geldiği ileri sürülmektedir. Anadolu’da ekşi olması yüzünden vişneye de güvem denir. Türkler ve Çinliler eriği çok eskiden beri tanımaktadır. Türkler ekşi ve küçük olan tüm eriklere Göğem eriği adını vermişlerdir.

Hünnapgiller den, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç olan göğem eriği; geyik dikeni ismiyle de bilinir. Yabani bir ağaççıktır. Genelde bağ arasında hendek kaşlarında, bakımsız yerlerde olur. Nohut büyüklüğünde mavimsi meyveleri vardır. Tadı kekremsi ekşidir. Çalısı çok dikenlidir. Battığında çok acıtır. Yarası geç iyileşir.

Osmanlı Dönemi Göğem Adını Taşıyan Yerleşimler Nelerdir?

Osmanlı coğrafyasında yerleşim isimlendirmesinde Göğem( کوکم ) isminin kullanıldığı yerler şöyledir;

  1. Bozok(Yozgat) şehri Sorgun kazası Yılancalı köyü Göğem höyüğü mezrası( Burada Beğdili Boyu/Selmanlu Aşireti/Uzunlu Cemaati’nin iskan edilmiştir.)
  2. Giresun merkez köylerinden Göğem Karakeçiler karyesi
  3. Denizli Buldan ilçesine bağlı Kaş Yenice Nahiyesi Göğer mezrası
  4. Kütahya sancağı Uşak kazası Merkez nahiyesi Göğem karyesi

Osmanlı Dönemi Uşak Kazası Göğem Köyü Arşiv Kayıtları

Osmanlı Arşiv Kayıtlarında Kütahya sancağı Uşak kazası Merkez nahiyesi Göğem Köyü;

Göğem Köyü; Osmanlı Devleti’ nin Klasik Döneminde önemli bir piyade köyüdür. 1582-1583 yılları arasını gösterir müsellem tahrir defterinde Yaya Müsellem Ocağına bağlı 4 Çiftlik bulunur;

Şeyh Zekeriya Çiftliği’ne 150 dönüm arazi tımara verilmiştir.

Yahya Ağa Çiftliği’ ne 60 dönüm arazi tımara verilmiştir.

İbrahim Ağa Çiftliği’ ne 180 dönüm arazi tımara verilmiştir.

Arslan Ağa Çiftliği’ ne 170 dönüm arazi tımara verilmiştir.

XVXVIYüzyıllarda Uşak Kazâsı Piyâde ve Müsellem Teşkilâtı– Prof.Dr. Turan GÖKÇE-2000

08.04.1898 yılında “Göğem Köyü Mescidi” nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla faaliyet gösteren yeni kurulmadığı varlığının önceden geldiği(kain) notu düşülmüş ,başkanlığını “Mısırlızade Ali oğlu Murat ”ın yaptığı 1000 kuruş bütçeli bir vakıf kaydı vardır.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi-Mücedded Anadolu Defteri, 603-182/380

21.06.1898 yılında “Göğem Köyü Camii” nin tamiri amacıyla oluşturulmuş ,başkanlığını “Temur/Demiroğlu Hacı Yusuf oğlu Osman”ın yaptığı 1000 kuruş bütçeli bir vakıf kaydı vardır.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi-Mücedded Anadolu Defteri, 607-237/354

1530 yılında düzenlenmiş 438 no.lu Muhâsebe-i Vilâyet-i Anadolu defterinde Uşak kazasına bağlı Göğem köyü ve ona tabii 2 çiftlik( Hacı çiftliği ve Şeyh Hasan çiftliği) bulunur.

438 no.lu Muhâsebe-i Vilâyet-i Anadolu defteri

Uşak Kazasında 27 Ağustos 1894, Pazartesi günü, akşam saat 7.00‟de başlayan yangının şehrin üçte ikisini yakarak halkı düşkün hale getirmesi sonucu Uşak‟ın Göğem köyü ahalisi tarafından 8 Eylül ‟de 100 adet kereste, 10 Eylül ‟de 50 adet kereste yardımı yapılmıştır.

Geç Dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda Afet Yönetimi: 1894 Büyük Uşak Yangını- Do. Dr. Biray Çakmak- 2011

1897 yılı Hüdavendigar Vilayeti Salnamesinde Göğem maa Kıptiyan(Göğem birlikte Roman cemaati) ifadesi ile köye Roman milletine mensup bir grubun iskan edildiği anlaşılmaktadır.

Mahalli Tarihi Demografi Araştırmalarında Vilayet Salnamelerinin Veri Değeri: Uşak Kazası Örneğinde Kısmi Zamanlı Bir İnceleme- Doç. Dr. Biray ÇAKMAK

Göğem Köyü’ nün Selçuklu döneminden kalma defter-i köhne(eski defterler) de geliri Seyid Mahmud zaviyesine kaydolunmuş bir vakıf köyü olduğu yazmaktadır.

Evrakın orjinal metninde;

  ”Vakıfdır, Seyid Mahmud zaviyesine deyû kayd olunmuş der (defteri köhne). Elhalet-ü hâzihî karye-i mezbûrenin mahsulat-ı şer’iyesi zâviye-i mezbureye vakf olıp dîvânisi tımar tarikiyle tasarruf olunır deyû kaydolunmuş der (defter-i köhne).Hâliyâ mezkûr Seyid Mahmud evlâdından Veli şeyh mutasarrıfdır bemucep-i berât-ı sultanî “ olarak kayda geçmiştir.

Evrakta kast olunan ;Osmanlı devletinin Göğem köyünden alacağı vergi gelirini ,Uşak’ın Karahallı İlçesi Paşalar köyünde bulunan kurucusu Seyyid Şeyh Mahmud Paşa olan “Paşam Sultan/Paşa Dede Zaviyesi” ne vakf ettiğini anlatır.

Kolonizatör Türk Dervişleri / Prof. Dr. Ömer Lütfi Barkan

Göğem köyünün kurucu unsuru olan Göğer Aşireti;

Yer adları, yerleşme (iskan) tarihi açısından, hem tarihçi, hem de dil bilimciler için, gerçekten bir yol göstericidir .1530 tarihli Muhasebe-ı Vilayet-i Anadolu Defterine göre kendilerini Akkoyunlu yörükleri olarak tanımlayan ,Uşak’ta 100 den fazla köyü olan 19 cemaatten birisi de; Veled-i Levgerler(Göğer) /Levgeroğulları namı diğer Göğer Cemaatidir.

Uşak Üniversitesi Tarih Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Mehmet Yıldırım’ın “Uşak İli ve İlçeleri Yerleşim Yeri Adları (Orun)’nın Yapı ve Köken Bakımından İncelenmesi”isimli çalışmasında ; “Yaptığımız araştırmalarda bu köyün ismi köyün kurucusu Gögem Dede’den gelmektedir. “diye zikretse de gerçeklik değeri yoktur.

Göğem köyünün kurucu unsurunun Veled-i Levgerler(Göğer) /Levgeroğulları namı diğer Göğer Cemaati olduğunu düşünmekteyim. Levger kelimesi anlam itibari ile ; *-lev (kaldırmak) >- Ger (hava, gökyüzü) manasına gelmektedir.

Orta Asya Arkeolojisi hakkında yaptığı çalışmalarla tanınan İngiliz Arkeolog Charles Higham’ın “ Eski Asya Medeniyetleri Ansiklopedisi”nde Orta asya’da Ceyhun nehrinin yukarı havzasında ki Karluk Türkleri hakimiyetinde ki Toharistan bölgesinde bulunan bugün mevcut olmayan Merverruz şehrine bağlı Murgap Nehri kıyısında bulunan Levker/Levger köyünden bahsedilmektedir. Muhtemeldir ki ; Uşak yöresinde 1530 yıllarında rastladığımız Veled-i Levgerler(Göğer) ismiyle anılan bu topluluk Orta Asya bölgesinin Merv kenti civarında bulunan Merverruz şehri Levker köyü civarından Moğol işgali nedeniyle göç etmişlerdir.

Türk dünyasının değerli bilim adamlarından Prof. Dr. Soltanşa Atanıyazov’un “ Türkmenin Soy Ağacı “isimli eserinde Orta Asya’da ki Türkmen/Oğuz Boyları arasında zikrettiği Kanglı Soyundan Arabaçı Boyu na bağlı Göğem( کوکم) aşireti “Gara-Götürgeçili-Esensakav-Keçisığmaz” cemaatlerinden oluşmaktadır.

Kanglı Soyunun Arabaçı Boyu na bağlı Garluk aşireti ise Uşak Karlık köyünü kuran kurucu unsur olsa gerektir. Muhtemelen XVI. asırda Balkan – Mangışlak dolaylarında boy olma derecesine ulaşan bu küçük topluluk, günümüzde Lebap vilâyetine bağlı Danev ilçesinin Baragız, Kelleayak, Zergömen, Arakı obalarından başka Buhara ve Marı vilâyetlerinde ve Karakalpakistan’ın bazı obalarında yaşamaktadır. Arabaçı boyu hakkında bilgi veren kaynaklar, onları kadîm Türkler’in “Kanglı” boyunun nesilleri olarak kabul etmektedirler .

Bazı tarihçilere göre de Kıpçak, Kanglı, Kimek ve Kun gibi kabileler geniş anlamda Kıpçak zümresinin ayrı şubelerinden ibarettir. Kangal köpeklerinin Orta Asya’dan göç eden Kanglı boyu tarafından getirildiği yönündedir. Boyun ismi zamanla Kang ‘tan Kangar’a dönüşür. Sümerlerin de kendilerini Kienkir (Kangar) olarak adlandırdığını, Kangar isminin Boşnakların en eski ismi olduğunu belirtilmektedir.

En eski yurtları olan Kuzey Çin bölgesini Cengiz Han 1204 yılında işgal etmiş Kaglı milletini ordusuna asker ederek batı seferleri için sevk etmiştir. Anadolu’ya gelişleri bu tarihlerde olmuştur. Veled-i Levgerler(Göğer) /Levgeroğulları namı diğer Göğer Cemaati ; bölgede Moğol sonrası kurulan Akkoyunlu devletine bağlanmış, 1473 yılında Akkoyunlu ordusunu yenen Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından Batı Anadolu bölgesine yerleştirilmişlerdir.

Göğem Köyü’nün Erenleri;

  • Saru Baba Türbesi: Köyün doğu yönündeki ormanlık alanın içinde “Saru Baba Türbesi “namıyla bilinen yerde bir ulu zat medfundur. Türbenin kitabesi vardır; “Uşşak kazası Göğem karyesinde Sarı Baba türbesini Kurt Mollaoğlu Kurt Bektaş Ağa inşa eylemiştir-1864”diye yazmaktadır. Yapılış kitabesi mi? veya tamir kitabesi mi? olduğu bilinmemektedir. Uşak kazası Akse çamlığı muhitinde yatırı bulunan Kurt Baba ile bağı olduğu düşünülebilir.
  • Sarıkız Türbesi
  • Muhacır/Macır Dede Türbesi
Müellifi Ömer AŞCI

© Copyright www.usaktayiz.com tüm hakları saklıdır. Kod, haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları www.usaktayiz.com.tr‘a aittir.  www.usaktayiz.com sitesinde yer alan bütün yazılar, materyaller, resimler, ses dosyaları, animasyonlar, videolar, dizayn, tasarım ve düzenlemelerimizin telif hakları 5846 numaralı yasa telif hakları korunmaktadır. Bunlar www.usaktayiz.com ‘un yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz. İzinsiz ve kaynak belirtilmeksizin kopyalama ve kullanımı yapılamaz .www.usaktayiz.com ‘daki harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.usaktayiz.com ‘da hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir. Bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.

Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir