Türkiye’nin ilk savaş muhabirlerinden Uşaklı Alaattin Berk

Türkiye’nin ilk savaş muhabirlerinden Alaattin Berk;1916 yılında Uşak’ta doğdu. Uşak Yunan İşgalini yaşadığında 4 yaşında idi. İstiklal Savaşı sonrası 14 yaşına geldiğinde ailesi onu askeri liseye göndermeye karar vermişti.

Alaattin Berk Askerlik Hayatı

Alaattin Berk; 1927 yılında İstanbul Halıcıoğlu Askeri Lisesi’ne girdi. Dokuzuncu sınıftayken, Halıcıoğlu dağılınca Bursa’daki Işıklar Lisesi’ne gönderildi. 10 ve 11. sınıfları orada okudu. Harbiye’de topçu sınıfına ayrıldı.1935 yılında subay oldu.

Alaattin Berk; İki yıl topçu okulunda okuduktan sonra,1937’de teğmen rütbesiyle kıtaya çıktı. 1942 yılında üsteğmenken sağlığı bozulunca ordudan ayrıldı, İstanbul’a geldi. İstanbul’a gelince evlendi .

Alaattin Berk Gazeteciliğe adım atıyor;

Bir süre Hukuk Fakültesi’ne devam etti. 1943 yılında, Etem İzzet Benice’nin çıkardığı Son Telgraf ve Gece Postası gazetelerinde mesleğe başladı. 1949 yılında ise Yeni Sabah Gazetesine  geçti.

Kore Savaşı başlayınca asker kökenli olduğu için Yeni Sabah Gazetesinin muhabiri Alaattin Berk, 24 Eylül 1950 tarihinde Türkiye’den Kore’ye giden ilk gazetecilerden oldu. Alaattin Berk,Oradaki görevini 1951 yılının haziran ayına kadar sürdürdü.

Kore Savaşına giden ilk gazeteci

Kore Savaşı, Uzakdoğu’da güçlenmeye başlayan soğuk savaş tehlikesini ortadan kaldırmak için, ABD’yle Birleşmiş Milletler’in birlikte düzenledikleri ilk harekattı. Harekatın amacı Güney Kore’nin, ‘Komünist’ Kuzey Kore ve ‘Komünist’ Çin tarafından işgaline son vermekti.

Türk basının temsilen Hürriyet’ten Hikmet Feridun Es ve eşi Semiha Es, Cumhuriyet’ten Faruk Fenik ve Yeni Sabah’tan Alaattin Berk ile foto-muhabiri Burhan Tan, 1.Türk Tugayı ile eş zamanlı olarak Kore’ye gitmişti.

Hürriyet Gazetesinden Semiha Es’in eşi Hikmet Feridun Es, Alaattin Berk ve Faruk Fenik, Kore Savaşını izleyerek Türkiye’nin modern anlamdaki ilk savaş muhabirleri oldular.

Yeni Sabah Gazetesinin muhabiri Alaattin Berk, 24 Eylül 1950 tarihinde İstanbul’dan uçakla Kore’ye gitti. Önce Filipinler yoluyla Japonya’ya geçen Berk, orada Birleşmiş Milletler Ordusu Başkomutanı General McArthur’un karargahına ulaştı.

Berk, Japonya’da işlemleri tamamladıktan sonra Kore’ye geçti. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki askeri birlikten önce Kore’ye varan Berk, birliğimizin gelmesini bekledi…

Popüler Tarih Dergisi adına Alaattin Berk ile yapılan İskender Özsoy Röportajında; 17-20 Ekim’de Pusan limanına ulaşan gemileri karşılayan Alaattin Berk, Kunuri tanıklığını şöyle anlattı:
“Ben gittiğim zaman savaşın ikinci aşaması başlamıştı. Savaşın askeri ve sivil yanını telgrafla gazeteye iletiyordum. Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki birliğimiz, yaklaşık beş bin askerden oluşan bir takviyeli tugaydı. Önce Güney Kore talimgahına gidildi. Orada atış talimleri yapıldı. O günlerde Çin, Kuzey Kore’ye yardım edince, savaşta yeni bir safha başladı. Bu yeni gelişme 28 Kasım 1950 tarihinde Kunuri Muharebesi’ne yol açtı…”

Kunuri’de çok şiddetli çatışmalar olduğunu vurgulayan Alaattin Berk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“BM Ordusu geri çekilmişti. Artçı bir birlik olan tugayımızın görevi, karşı tarafın askerlerini durdurmak, hiç değilse yavaşlatmaktı. Tugayımız bunu başardı. Kunuri çok engebeli bir araziydi. Göğüs göğüse savaş oldu, süngü savaşı oldu. Buna rağmen başarılı olduk. Ama çok şehit verdik. BM Ordusu geri çekilmeyi sürdürüyordu. Bu arada Kunuri’nin ardından gelen Kum Yang Jangni Muharebesinde tugayımızın büyük başarısı oldu. Bu muharebe birliğimize, ‘Mümtaz Birlik’ payesini kazandırdı. Bu muharebeden sonra 241. Piyade Alay Komutanı Albay Celal Dora, “Bizi kahpece bastırmak isteyenlere erkekçe ders verdik” dedi. ABD Başkanı Truman da tugayımıza taktirlerini iletti. Kunuri, gerçek bir muharebeydi. Biz Kunuri’de kurban değil, kahramandık. 241. Piyade Alay Komutam Albay Celal Dora iyi bir askerdi. Hakkında ‘cepheden kaçtı’ dedikoduları çıkarılmıştı. Hayır, o cepheden kaçmadı. Albay Dora, ne yaptıysa düşmana esir olmamak için yaptı. Tugay komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı da cesur bir komutan, iyi bir askerdi. Kunuri’de onların sayesinde kahramanlığımız ortaya çıktı.”

Yeni Sabah’ın muhabiri Alaattin Berk, gazetesine Kore’den haberleri telgrafla yolluyordu. Gazete Berk’in bir telgrafını şöyle haberleştirmiş:
“Okuyucularımıza memnuniyetle haber verelim ki, Yeni Sabah harp muhabiri arkadaşımız Alaattin Berk’ten aldığımız en son bir telgrafa göre arkadaşımız General McArthur’un hususi müsaadesiyle Japonya’dan Kore’ye geçmiş ve bütün harp cephesini dolaşarak son günlerde zaferler kazanmakta olan Birleşmiş Milletler ordusu ile beraber Cenup Kore’nin merkezi olan Seul şehrine girmiştir. Arkadaşımızdan son aldığımız telgrafta Kore harp muhabirimiz Alaattin Berk diyor ki: İki gündür Seul şehrindeyim. Herkes bana Türk Savaş Birliğinin ne zaman geleceğini soruyor.’ Arkadaşımızın gönderdiği bu telgrafın İstanbul Merkez Postanesi tarafından verilmiş numarası 2267′ dir. Yeni Sabah harp muhabirinin Japonya’dan Kore’ye geçmesi ve cepheye kadar giderek Seul şehrine girmesi büyük ve ehemmiyetli bir hadisedir.” (7 Ekim 1950, Yeni Sabah)

Alaattin Berk; üç yıl süren Kore Savaş’ının önemli aşamalarından Kunuri Muharebesi’ne Türkiye’den katılan tek gazeteci idi.

Yüzbaşı Alaattin

Ünlü duayen gazeteci Şemsi SıIkım Hatıratında Alaattin Berk şöyle anlatıyordu;
Alaattin Berk, asker kökenli olduğu için gazeteci meslektaşları ona daima “Yüzbaşı Alaattin” olarak seslenirlerdi. O ise ilk zamanlar hep, “Daha Yüzbaşı olmadım, Üsteğmen olarak Ordu’dan ayrıldım” demesine rağmen bu yıllarca böyle devam etti. Bu durumdan da şikayetçi değildi, halinden memnundu. Bazı muzip arkadaşları kendisine takılır ve “Kore’ye ilk giden Hikmet Feridun Es olmasına rağmen sen, kendini böyle tanıtıyorsun” dediklerinde hiç kızmaz , üşenmeden askerlik künyesini belki de 1001 kez anlatmaktan geri kalmazdı: -1916 Uşak doğumluyum, 11 yaşında, hiç birinizin bilmediği Halıcıoğlu Askeri Lisesine girdim. 9. sınıfta iken Haliç’in kötü kokması üzerine bizleri Bursa Işıklar Lisesi’ne gönderdiler. 10-11. sınıfları orada okuyup mezun oldum… Topçu sınıfına ayrılarak Harp Okulunu 1935 yılında bitirdikten sonradan Polatlı Topçu Okulunda 2 yıllık eğitimin ardından 1937 yılında Teğmen olarak Ordu emrine verildim. 1942 yılında da 2 yıllık Üsteğmen olarak, mecburi hizmetimin ardından ayrıldım ve sonra aranıza gelince de, kimse sicilime bakmadan beni 3 yıldızlı Yüzbaşılığa terfi ettirdiniz. Aslında Üsteğmen olarak gurur duyuyorum, çünkü Kore’de Kore Türk Birliği Komutanı General Tahsin Yazıcı benim komutanımdı, beni ’Üsteğmen Alaattin Berk’olarak komutanlık çadırına davet etmişti…Alaattin Berk’in bu tür konuşmalarının ardından büyük bir alkış tufanı kopar ve “Emret Yüzbaşım!..” nidaları gırla giderdi…”

Alaattin Berk’in her Kore anılarını anlatışında, Ayhan Yetkiner yerinden kalkarken ona takılır, “Bunları hep Yeni Sabah Gazetesinde okudum. Daha önce de Hikmet Feridun Es yazmıştı!…” Yetkiner’in bu sözleri Alaattin Berk’i adeta çıldırtır ama Ayhan Yetkiner o arada çoktan toz olurdu. Ondan sayısız kez dinlediğim Kore macerasının özeti şöyleydi:

“-Türk Kore Birliği, Tuğgeneral Tahsin Yazıcı Komutasında Denizden Kore’ye gideceği haberi üzerine 1949 yılından beri çalıştığım Yeni Sabah Gazetesi beni 1951 yılın başında uçakla Kore’ye gönderdi. Askeri Birliği ben karşıladım. Paşam beni görünce şaşırdı sonra çadırına davet etti… Oğluna sarılır gibi bana sarıldı… Bütün harekata ve savaşlara da katıldım, Haziran ayın sonunda döndüm. Her gün gazetemle telefon irtibatı kurmuştum, beni belirli saatlerde arıyorlardı. Gazeteler ABD’nin askeri uçaklarıyla bize ulaşıyor böylece askerlerimizin moralini yükseltiyorduk. Hikmet Feridun Es bir ay sonra bizlere vasıl olmuştu…”

Alaattin Berk’in Yeni Sabah Hatıraları

1970′ lerin önemli gazetecilerinden biri olan Necati Zincirkıran, mesai arkadaşı Alaattin Berk hakkındaki hatırasını şöyle anlatıyor;
“Safa Bey(Yeni Sabah gazetesi sahibi Safa Kılıçoğlu) gazeteye zaman zaman kurt köpeği ile geliyordu. İşte böyle bir gün gazetedeki ağabeylerimizden Alaattin Berk (namı diğer Yüzbaşı) merdivenden çıkarken kazara patronun köpeğinin ayağına basmıştı. Köpek, canhıraş bir sesle bağırarak patronun yanına kaçmış, onun dizinin dibinde ağlıyordu. O anda kızılca kıyamet kopmuştu. Safa Bey öyle bağırıyordu ki: “Hangi hayvan yaptı bunu? Ulan, köpeğin ayağına basılır mı?”Yüzbaşılıktan ayrılıp gazeteci olan Alaattin Berk dünya beyefendisi bir insandı. Sinek bile öldüremezdi, değil köpeğin canını acıtmak. Bir kaza olmuştu işte, tuvaletten çıktığı sırada hızla merdivenlerden inen köpekle çarpışmış ve ayağına basmıştı. Patronun söylenmesi epey sürdü.”

Kore Dönüşü Alaattin Berk

Kore dönüşü bazı küçük gazetelerde ve sonra, kuruluşundan itibaren 8 yıl Günaydın Gazetesinde çalıştı. 1976 yılında emekli oldu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne 1946 yılında üye olan Alaattin Berk; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ‘nin önceki başkanlarından Burhan Felek adına yarım asırdır düzenlenen Burhan Felek Basın Hizmet Ödülleri’ne değer bulunan deneyimli usta bir gazeteciydi.

Alaattin Berk,Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin günlük gazetesi 2018 yılına kadar Bizim Gazete’de yazmaya devam etti. Önce aylık olarak yayımlanan, 10 Haziran 1995 tarihinde TGC’nin 49. kuruluş yıl dönümünde günlük yayıma başlayan Bizim Gazete, cemiyetin kuruluşunun 72. yılından bir gün önce; 9 Haziran 2018 Cumartesi günü 7538’inci sayısıyla Babıali’ye ve okuyucularına veda etti.

Basın-köy Mahallesi Kurucusu Alaattin Berk

Alaattin Berk, 1959 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin üyeleri tarafından kurulan “Basın-köy-S.S. Gazeteci Evleri Yapı Kooperatifi” marifetiyle İstanbul Avrupa Yakasında Bakırköy ilçesine bağlı Basın-köy Mahallesinin kurucuları arasında yer aldı.

50 Yıl Sonra Gelen Davet
Popüler Tarih Derdisi adına Alaattin Berk ile yapılan İskender Özsoy Röportajında;
“Alaattin Berk, savaşın 50. yılı dolayısıyla bu yılın Haziran ayında Kore’ye davet edildi. Kore’ye kızıyla giden Berk, ziyaret hakkında bize şunları aktardı: “Ülkeyi çok değişmiş gördüm. Güney Koreliler artık yarınlarına güveniyor. Bizi yedi gün çok güzel ağırladılar. Yabancı gazetecilerden bazıları beni tanıdı. 50 yıl sonra asker gözüyle Kore’ye baktığımda, disiplini fark ettim.”

Ruhun Şad Olsun Büyük Gazeteci Alaattin Berk

Alaattin Berk, 1943 yılında başladığı gazetecilik mesleğine 58 sene faal devam ederek 2001 yılında hakkın rahmetine erdi.  Ruhu şad olsun.

Müellifi: Ömer Aşcı

© Copyright www.usaktayiz.com tüm hakları saklıdır. Kod, haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları www.usaktayiz.com.tr‘a aittir.

www.usaktayiz.com sitesinde yer alan bütün yazılar, materyaller, resimler, ses dosyaları, animasyonlar, videolar, dizayn, tasarım ve düzenlemelerimizin telif hakları 5846 numaralı yasa telif hakları korunmaktadır.

Bunlar www.usaktayiz.com ‘un yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz. İzinsiz ve kaynak belirtilmeksizin kopyalama ve kullanımı yapılamaz.

www.usaktayiz.com ‘daki harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.usaktayiz.com ‘da hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir. Bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir