Kuvva-i Milliye’nin Önemli İsimlerinden Eşme İptidai Mektebi Mezunu;Refik (Şevket) Bey (İnce)

Türkiye Devletinin ilk Adalet Bakanı Refik Şevket (İnce) Bey ‘i ilk eğitimini günümüzde Uşak iline bağlı Eşme kazasında alması nedeniyle tanımak ihtiyacı hissettim.

Uşak doğumlu, Uşak kökenli bir aileden gelen veya hayatının belli bir döneminde Uşak’ta yaşamış önemli kişilerin biyografilerini çalışmak üzere çıktığım süreçte devam ediyorum.

Babasının memuriyeti nedeniyle Saruhan(Manisa) vilayetine bağlı Eşme kazası İptidai Mektebinden 1898 yılında mezun olması hasebiyle dikkatimi çeken yakın tarihin önemli isimlerinden resmi kayıtlarda ki ismiyle Refik Şevket (İnce) Bey hakkında derlediğim biyografiyi beğenilerinize takdim etmek isterim.

Refik Şevket (İnce) Bey’in Uşak-Eşme Bağlantısı
Refik Şevket (İnce) Bey’in Uşak-Eşme bağlantısı sadece babasının memuriyetinden dolayı 7 yıllık ilk öğretimini aldığı Eşme kazası İptidai Mektebinden ibaret değildir takibi…

  • Refik Şevket (İnce) Bey; Kuvva-i Milliye’nin örgütlü ilk direniş yeri olan Ödemiş’te ki örgütlenme sonrası kolunda ki sakatlık dolayısıyla aktif bir cephe mücadelesi verememiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruluşunda Saruhan Milletvekili seçilerek mücadeleye siyasi boyutta devam etmiştir.

  • Refik Şevket (İnce) Bey; İzmir İdadisinden arkadaşları Uşaklı Hacim Muhittin Çarıklı ve Eşme Müdafaa-i Hukuk Üyesi Eşme Hastanesi Tabibi Hasan Saim Uzel Çelebi-oğlu..vs. gibi birçok isim üzerinden Kuvva-i Milliye’yi takip etti.

  • Refik Şevket Bey; Kurtuluş Zaferi sonrası 25 Eylül 1922 günü “bedava bulduğu otomobil” ile Ankara’dan hareket ederek Yunan zulmü ve vahşeti altında harap olan yerleri, yaşamının önemli bölümünün geçtiği Eşme’yi, seçim yeri olan Saruhan [Manisa] ve ilçelerinin durumunu inceleyip halkın sorunlarını, ihtiyaçlarını dinlemek, bunlara çözümler aramak amacıyla seyahate çıkacaktır. Uşak’a vardığında halkın perişan haline tanık olmuş, Yunan mezalimini onların ağzından dinleyerek yüreği parçalanmış, vicdanı sızlamıştır. Onların ihtiyaçlarını not edip ihtiyaçların listesini, Ankara’ya, ilgili makamlara iletmiştir. Maliye Bakanlığından halka yardım ve emval-i metruke [terk edilmiş mallar] hakkında; Ali Fuat Paşa’dan halka yardım ve bölgeye sür’atle memur tayini hakkında; Nurettin Paşa’dan çiftçilere kağnı, öküz ve hayvanat verilmesi hakkında …, uzun isteklerde bulunmuştur.Yolculuğu sırasında Uşak, Afyonkarahisar ve Eskişehir’deki dostları, adliyeciler ve belediye başkanlarını da ziyaret etmiştir. Kurtuluş Savaşı sonrasında Ankara–İzmir güzergahında Uşak’tan başlayarak yapmış olduğu gezilerde halkın durumuna tanıklık etmiş; onlara yardım sağlama konusunda gösterdiği gayretler de kendine vazife saydığı işler arasında olmuştur.

  • Refik Şevket Bey; 18 Şubat 1936 tarihinde CHP’nin ülke genelinde düzenlediği “devrim ve devrimin izleri” konulu konferans dizisinde parti hatibi olarak Uşak’ta bulunup Uşak Halkevi’ndeki konferansı büyük ilgi uyandırmış ve halk tarafından alkışlarla karşılanmıştır.Ülkenin savaş sonrası rahatlamaya çalıştığı yıllarda da milletvekili kimliğinin dışında, halkını aydınlatan konferans ve konuşmalar yaptığı gibi, yetiştiği bölge ile seçim bölgesini iyi analiz eden bir aydın olduğunu göstermiştir.


Türkiye Cumhuriyetinin İdeologlarından Refik Şevket (İnce) Bey

Refik Şevket (İnce) Bey ; Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan yakın tarihimizde önemli askeri görevler üstlenmiş ve başarılarıyla yükselmiş büyük isimler içinde sayılmayı hak eden kahraman bir şahsiyet olmasına rağmen siyasi hayatında faydaları tartışılan bir isim olmuştur.

  • Refik Şevket (İnce) Bey’i Öğrencilik yıllarında Selanik Mason Locası üyesi olarak görüyoruz. Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası’nın İnternet sitesinde, Cumhuriyetin kurucu kadrosunda yer alan Masonlar arasındadır.

  • Yunan işgali sonrası Ödemiş ‘te Kuvva-i Milliye örgütlenmesinde gördüğümüz Refik Şevket , Yunan’a sıkılan ilk örgütlü kurşunu sıkan ekibin liderleri arasında yer alıyor.

  • Daha sonraları Kuvva-i Milliye içinde gizli bir örgüt yapılanması olarak ortaya çıkan ülkenin kurtuluşunu Komünizm reçetesinde gören Yeşil Ordu Cemiyeti’ne dahil oluyor. (EMEL AKAL/ İştirakiyuncular, Komünistler ve Paşa Hazretleri )

  • Ödemiş örgütlenmesi ve Kuvva-i Milliye’nin ön saflarında yer alan Refik Şevket,yeniden kurulan Türkiye’nin Kurucu Millet Meclisi‟nde Saruhan mebusu seçildi ve Türkiye’nin ilk Adalet Bakanı oldu.

  • TBMM’nde ki faaliyetleri ve Mustafa Kemal ile olan ilişkisi onu yeni kurulan devlet mekanizmasının ideologları arasına soktu. Refik Şevket, Atatürk sonrası Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde İsmet İnönü karşısında daha çok itiraz eder hale geldi.

  • İsmet İnönü 1946’da dünya dengelerine ve iç gelişmelere bakarak demokrasiye geçiş kararı verdiğinde Refik Şevket’in ; – Memleketin idaresini Hasolara, Memolara,hamallara şunlara bunlara mı bırakacağız! sözü tarihe geçmiştir.

  • TBMM’deki 1945 yılı bütçe görüşmelerinde ve Toprak Reformu Kanunu tasarısı ile başlayan tartışmalar Refik Şevket’in de dahil olduğu Adnan Menderes’in başı çektiği muhalefet bloğu Cumhuriyet Halk Partisinden koparak 1946 yılında Demokrat Parti kuruluşuyla vücut bulur.

  • Demokrat Parti Kurucu kadrosunda bulunan Refik Şevket; 1950 seçimlerinde bir kez daha Manisa Milletvekilliğine seçilerek 22 Mayıs 1950’de I. MENDERES Kabinesinde Milli Savunma Bakanı olarak yer alır. 9 Mart 1951’de II. MENDERES Kabinesinde Devlet Bakanlığına getirilse de parti yöneticileri ile ihtilafa düşünce 30 Mart 1951’de Bakanlıktan istifa eder. 2 Kasım 1951’de Demokrat Parti Meclis Grup Başkanlığına seçilmesiyle 17 Haziran 1952’ye kadar bu görevi sürdürmüştür.

Refik Şevket Ailesinin Kökeni ;

  • Refik Şevket’in Doğum Yeri:
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdiği yaşam öyküsünde;” Harputlu İnce-zade Hafız Mustafa Şevket oğlu Refik Şevket (İnce) Bey ; 26 Ekim 1885’te Midilli Livası Pilmar Kazası Polihnet Nahiyesinde dünyaya geldi.” diye bildirir.Nüfus kaydındaki ismi Mehmet Refik olup doğum tarihi olarak Hicri 1300 yazmaktadır.

Osmanlı dönemi 1885 tarihli Bahr-i Sefid Salnamesine göre; “Midilli Livası Pilmar Kazası Polihnet Nahiyesinde 529 Müslümana karşılık 18.630 nüfus Hristiyan yaşamakta” idi.

  • Refik Şevket’in Babası:
Refik Şevket’in babası Harput’un Esadiye Mahallesinden Alay İmamzâde Hafız Mustafa Şevket Efendidir. 1273 [1857] tarihinde doğmuştur .(RŞİAA, No: 1, s. 1.)

Hafız Mustafa Şevket’in 1859 senesinde Esadiye Mahallesindeki camiye bitişik evde doğduğu hakkında bilgiler de vardır . (RŞİAA, No: 2, s. 1.)

Hafız Mustafa Şevket ilk tahsilini ve hafızlığını Sarı Hacı Hafız Mustafa Efendi’den yapmıştır.(RŞİAA, No: 2, s. 1.)

1879 senesi 11 Mayıs Cumartesi günü Harput’tan İstanbul’a hareket etmiştir. İstanbul’da bir süre kaldıktan sonra Çanakkale Askeri Hastanesi Üçüncü Kâtipliği’ne tayin edilmiştir . (RŞİAA, No: 2, s. 1.)

Daha sonra Midilli’ye geçmiş ve burada çeşitli görevlerde bulunmuştur. Midilli’deki Molova Tütün Fabrikasında (bandrol idaresinde ) memurluk yapmıştır.(RŞİAA, No: 1, s. 1. / RŞİAA, No: 2, s. 1.)

Bunun dışında müstantik muavinliğinde (sorgu hakimi), Polihinit ve Hersen Mahkeme Başkatiplikleri’nde bulunduktan sonra bu iki nahiyede kısa bir süre avukatlık yapmıştır.(RŞİAA, No: 2, s. 1.)

Nihayet 1306 [1890] yılında Aydın vilayetinin Manisa livasına bağlı Eşme İlçesi’ne tahrirat katibi olmuştur. Sonrasında da terfi ederek Eşme Nüfus Memurluğu’na geçmiştir. (RŞİAA, No: 1, s. 1.)

1322 [1906] tarihinde Menemen’e giderek, o zaman bir deneme olarak tatbikine girişilen Aşar Tahmini Tahrir Heyeti Baş Katipliği’ne tayin edilmiş ve ertesi yıl 1323 [1907]’de Ödemiş’e giderek avukatlığa başlamıştır . (RŞİAA, No: 2, s. 1.)

Ölünceye kadar avukatlığa devam etmiş olan Hafız Mustafa Şevket 1931 yılında vefat etmiş İstanbul Çengelköy Mezarlığında denize bakan bir yerdedir. (RŞİAA, No: 1, s. 1.)

  • Refik Şevket’in Annesi;
Refik Şevket’in annesi ise Midilli Balizâde Mahallesinde oturan Baki oğullarından Abdülbaki Efendi kızı Gülsüm Hanım’dır . (RŞİAA, No: 1, s. 1.)

Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey ,Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdiği bir başka yaşam öyküsünde aile lakabını “Balı-zade” diye bildirmiştir.

Osmanlı Dönemi Midilli adasında “Balı-zade yahut Bali-zade” denilince akla Halveti-Şemsi-Sivasi şeyhi olan Abdülehad Nuri- i Sivasi’nin müntesipleri arasına girmiş, hayır ve hasenatı ile tanınan,Osmanlı Donanması Komutanlarından Bali zade Hasan Bey’in 1623 yılında şeyhi için inşa ettirdiği “Bali-zade Hasan Bey Tekkesi” akla gelir.(Abdülehad Nuri-i Sivasi’nin Midilli’ deki Faaliyetleri Dr. Necdet YILMAZ Sabahaddin Zaim Üniversitesi)

Hafız Mustafa Şevket ile Gülsüm Hanım 1884 yılında Midilli’de evlenmişlerdir. (RŞİAA, No: 2, s. 1.)

  • Refik Şevket’in Kardeşleri:
Bu evlilikten 3 kız 3 erkek dünyaya gelmiştir. Yaş itibariyle sıralayacak olursak isimleri: Mehmet Refik Şevket, Hamit Şevket, Sabri, Firdevs, Fitnat ve İffet’tir . Gülsüm Hanım 6 Aralık 1958 tarihinde vefat etmiştir .(RŞİAA, Soy Ağacı Çizelgesi. EMSA, Refik Şevket’in VH000389 Nolu Sicil Dosyası, 5/2/1959 tarih ve 3245 sayılı evrak.)

  • Refik Şevket Ailesinin Midilli Göçü
Midilli Nazırı olan ve Midilli’nin ileri gelen ailelerinden birine mensup olan Kulaksız zade Mustafa Ağa 1833’te büyük bir servet bırakarak öldüğünde açılan miras davasında ; Kulaksız zade Mustafa Ağa ‘ya borcu olan Midilli adası eşrafından Bali-zade Mustafa Efendi ve İnce-zade İbrahim Ağa isimlerinin bulunması kayda geçmiştir.Bu isimlerle akrabalık bağı bulunup bulunmadığı bilgimiz dahilinde değildir. (On dokuzuncu Yüzyılın İkinci Yarısında Osmanlı Taşrasında Bir Kadının Hukuk Mücadelesi: Midilli Nazırı Kulaksız-zade Mustafa Ağa’nın Mirası Davası /Faruk Doğan)

1914 yılında ki Balkan Savaşı sonrasında ki mübadeleden çok önce Batı Trakya ,Midilli ve Girit’ten 1890’lı yılları takiben, Yunanistan’da ki iç karışıklıklar ve bölge halkının birbirleriyle olan çatışmaları dolayısıyla, Anadolu’ya yönelik kitlesel göçler görülmektedir.

Midilli adasından göçler 1821 yılında başlayan Yunan İsyanı ile başlamış 1889 yılındaki büyük depremle artmıştır.
1787-1792 yılları arasında cereyan eden Osmanlı Rus savaşının ardından 1924’teki mübadeleye değin yaklaşık yüz otuz yıllık sürede yüz binlerce insan bu coğrafyayı terk ederek Anadolu’ya sığınmış, binlerce insan ise yollarda vefat etmiştir.

  • Refik Şevket Ailesinin Akrabalık İlişkileri:
İnce-zade Refik Şevket Bey soyundan epey meşhur isimler vardır;

  • Refik Şevket (İnce) Bey ‘in kızı Türkan’ın oğlu Sözcü Gazetesi yazarlarından Emin Çölaşan

  • Refik Şevket (İnce) Bey ‘in kız kardeşi Ganimet Hanım’ın oğlu Türk Siyasi Tarihinin önemli simalarından Hüsameddin Cindoruk

  • Refik Şevket (İnce) Bey ‘in erkek kardeşi Hamit Şevket İnce’ nin bacanağı 1955’te yazdığı “Masonluğumuz Hakkında” adlı kitapla masonluğu savunan Menderes İktidarının Ekonomi ve Ticaret Bakanı Zühtü Hilmi Velibeşe

  • Refik Şevket (İnce) Bey ‘in erkek kardeşi Hamit Şevket İnce’nin bacanağı Atatürk’ün mason locası yasağını 1948’de kaldıran İsmet İnönü döneminde açılan “Uyanış Locası”Üstatlarından Menderes İktidarının Çalışma Bakanı Mümtaz Tarhan

  • Refik Şevket (İnce) Bey ‘in erkek kardeşi Hamit Şevket İnce’nin kızı Halas Işıl’ın kızı ünlü aktör Cüneyt Arkın(Fahrettin Cüreklibatur)’ın eşi Betül (Işık-Seffari) Cüreklibatur

  • Refik Şevket (İnce) Bey ‘in kız kardeşi Firdevs Sipahioğlu‘ nun eşi Ödemiş’in tanınmış avukatlarından Sabri Sipahioğlu

Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey’in Eğitim Hayatı;
  • İlköğretimi Saruhan Vilayeti Eşme Kazası İptidai Mektebi; Midilli adasının Polihinit kentinde dünyaya gelen Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey’in TBMM’ne verdiği yaşam öyküsünde ; günümüzde Uşak iline bağlı Eşme kazası İlkokulundan(İptidai Mektebi) 1898 yılında mezun olduğu yazmaktadır.İlk tahsilini babasının o sırada görevli olduğu Eşme’de Eşme İptidaisinde tamamlamıştır. 19.yüzyıl Osmanlı Eğitim Sisteminde okula başlama yaşının 6(Altı) yaş olduğunu dikkate alırsak ; okula giriş tarihi 1890-1891 yıllarına denk gelmektedir.(RŞİAA, No: 1, s. 1.)
  • Orta Öğretimi İzmir İdadisi (bugünkü İzmir Atatürk Lisesi); Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey Orta öğrenimini İzmir İdadisinde (bugünkü İzmir Atatürk Lisesi) 1905 yılında tamamladı. İzmir İdadisinden mezun olduğu 1905 yılı içerisinde Refik Şevket, Aydın ili Çine İlçesinde 6 ay kadar rüştiye öğretmen vekilliği yapmıştır. 1906 ve 1907 senelerinde Akhisar İlçesi Aşar İdaresinde Üzüm Memurluğu ve Marmara Nahiyesi (bucak) ile Süleymanlı Köyünde Ambar Memurluğu görevlerinde bulunmuştur .(RŞİAA, No: 1, s. 2.)
  • Yüksek öğrenimi Selanik Hukuk Mektebi; Süleymanlı Köyünde görev yaptığı sırada onun hayatını yönlendirecek bir gelişme olmuştur. 1907 yılı Ekim ayı içinde açılan Selanik Hukuk Mektebini kendisi için “bir nimet” olarak görmüş, o zamanki Akhisar Kaymakamı, Devlet Şurası üyeliğinden emekli, Vasfi Bey’in yardımlarıyla Selanik’e giderek okula kaydını yaptırmıştır Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey yüksek öğrenimini Selanik Hukuk Mektebinde tamamlayarak 1911 yılında mezun oldu.İtalyan yazar Angelo Iacovella, İtalya’nın en kalabalık ve en eski mason locası Grande Oriente d’Italia Tarih Arşivindeki belgelere dayanarak hazırladığı ve bu bağlamda Türk ve İtalyan masonları arasındaki ilişkileri araştıran dilimize “Gönye ve Hilal” adıyla çevrilen çalışmasında; 1908 öncesinde İttihat Terakki henüz illegal konumda iken Selanik Mason Locası üyesi olarak Talat, Emanuel Karasu, Cavit ve Rahmi Beyler’le birlikte adı geçmektedir.“1908 devriminde” Selanik’te bulunmuş, aynı yıl İttihâd ve Terakki Okulunda öğretmen olmuştur. Bunun dışında Hukuk Mektebi’ne devam ederken Selanik 2. Ceza Mahkemesi kaleminde, Ahmet Rıfat Çalıka’nın yanında yardımcı olarak çalışmıştır.
  • Askeri Eğitimi Beylerbeyi İhtiyat Zabitan Mektebi; Selanik Hukuk Mektebinden mezun olduktan hemen sonra Refik Şevket 328- 623 sicil numarasıyla 31 Ekim 1911’de Beylerbeyi İhtiyat Zabitan Mektebi’ne girmiş, buradaki 1 yıllık eğitimin ardından 28 Temmuz 1912’de piyade ihtiyat mülazımı (mülazım-ı Sani – teğmen 31) olarak mezun olmuştur. (RŞİAA, 30.10.1929 tarihli Millî Müdâfaa Vekaletine Yazdığı dilekçenin cevabı için bkz. Ek–2.)

Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey’in Askerlik ve Çalışma Hayatı;
Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey; 1912 senesinde İhtiyat Zabitan okulundan çıkınca Ödemiş’e gitmiş ve avukatlığa başlamıştır.
Gitmesinin üzerinden fazla zaman geçmeden aynı senenin Eylül ayında Balkan Savaşının çıkmasıyla Refik Şevket, Aydın Redif Fırkası Emir Zabitliği’ne ayrılmış, Aydın’a giderek fırka komutanı Hulusi Paşa’ya katılmıştır.

Bir müddet sonra, fırka karargahı, Çine Redif Taburu ile 3–4 Ekim 1912’de Aydın’dan trenle hareket etmiş, bu tren Ayasuluğ İstasyonunda bir başka trenle çarpışmıştır. Bu müessif kazada birçok kişi hayatını kaybetmiş, pek çok kişi de yaralanmıştır. Kazada Refik Şevket te sol kolundan yaralanmıştır .

Kaza sonrasında yaralı olan kolu için İzmir Askeri Hastanesi’ne yatırılmıştır. Dört defa geçirdiği ameliyattan ve uzun süren tedaviden sonra sakat kalmış, malulen asker emeklisi olmuştur.

1 Mart 1913’te 297 kuruş maaşla emekli olan Refik Şevket , Ödemiş’te 1913 yılında yeniden avukatlığa başlamıştır.

Birinci Dünya Savaşı dönemi Osmanlı Ordusunda İhtiyat yedek subaylığı, 135. Alay İaşe Subayı ve 21. Kolordu Adli Müşavirliğinde çalıştı.

Mondros Mütarekesinden (30 Ekim 1918) sonra Ödemiş’te avukatlık yapmaya başlar ve bir müddet sonra da Sarı Efe olarak bilinen emekli Jandarma Yüzbaşısı Edip Bey ,’in yeğeni Fatma Mihriye Hanımla evlenir.

Sarı Efe olarak bilinen emekli Jandarma Yüzbaşısı Edip Bey 1926 yılında Atatürk’e karşı planlanan İzmir Suikastı nedeniyle idam edilecektir.

Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey’in Kuvva-i Milliye’ye Katılması
Ege Bölgesinde Yunan’a karşı silahlı, etkin ve tamamen sivillerin katılımıyla oluşan ilk yerel direniş hareketi Ödemiş’te gerçekleşmiştir.

18 Ocak 1919 tarihinde Paris Barış görüşmelerinde İzmir’in Yunanlılara verileceği haberinin duyulması üzerine İzmir Vali Vekili (Sakallı) Nurettin Paşa, bu haberi savaş bakanlığına duyurdu. Ancak İstanbul, söylentileri yalanladı ve gazetelerin yasaklanmasını emretti.

Takiben Mart 1919’da Manisa İttihat Terakki Katipliği yapan Celal Bey (Bayar) neler yapılabileceğini görüşmek üzere Ödemiş’e ,Sarı Efe olarak bilinen emekli Jandarma Yüzbaşısı Edip Bey ile birlikte gelmişti.Yüzbaşı Edip Bey ; İttihat Terakki Partisi Makedonya-Serez bölgesi fedailerinden olup Sarı Efe ismiyle tanınmıştır. Bulgaristan muhaciri Abdullah Fehmi Efendinin oğlu olan Mahmut Celal Bey (Bayar) , İttihatçıların tutuklanmak üzere arandıklarını duyunca işgalden iki ay kadar önce İzmir’den kaçmış, kıyafet değiştirerek arkadaşı jandarma Yüzbaşı Edip Bey’in (Sarı Efe) yardımı ile ve onunla birlikte Ödemiş’e gelmiş, Edip Bey’in akrabası İnce-zade Şevket Bey’in evinde bir süre gizlenmişti.

Burada Celal Bey (Bayar) ve Yüzbaşı Edip (Sarı Efe)Bey ; İnce-zade Refik Şevket Bey’in evinde kaldı ve bu süre içerisinde Kaymakam Zühtü (Durukan) Bey, Ödemiş Jandarma Tabur Komutanı Tahir (Özerk) Bey, Gökçen Hüseyin Efe ve ilçenin ileri gelen kişileriyle görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler sonucu Yunanlılara karşı örgütlenme konusunda anlaştılar.

Yunanlıların 15 Mayıs 1919‟da İzmir‟i işgal etmesi Ödemiş’te Vasıf (Çınar)Bey’in Ödemiş Jandarma Mıntıka Kumandanı Tahir Beye çektiği telgrafla öğrenildi.

Çevrede bilinen efelere, zeybeklere haber gönderilir ve durum anlatılır. İzmir’in işgali bazı yerlerde yılgınlık ve teslimiyete yol açarken, bazı yerlerde de direnişi tetikler. İzmir’in işgal edilmesi üzerine Reddi İlhak Cemiyeti bu durumu bildiren bir telgrafı her yere çekmişti.
15 Mayıs 1919 sabahı güneş doğarken, Ödemiş Jandarma Komutanı Yüzbaşı Tahir (Özerk) Bey’in evinin kapısı acı acı çalan Teğmen Naci titreyen elleriyle gelen telgrafı uzatırken ‘İzmir’i Yunanlar işgal etmiş kumandan bey’ dedi.

Yüzbaşı Tahir (Özerk) evine gelen Teğmen Naci Bey’e Ödemiş eşrafını dairesine çağırmasını emretti.Yüzbaşı Tahir, telgrafı gelenlere de okudu. Rezil bir biçimde yaşamaktansa milli bir örgüt kurulmasını önerdi. Gelenlerin hepsinin renkleri atmıştı. ‘Böyle vaziyetleri görmektense dövüşe dövüşe ölmeye hazırız; bütün Ödemiş halkının da aynı fikirde olduğunu temin ederiz,’ dediler.Bu toplantıya katılanlar Kuran üzerine yemin ettiler ve bazı kararlar aldılar. Bu gizli komite ilk toplantısında;Ödemiş avukatlarından Mehmet Refik Şevket (İnce)Bey’de yer alıyordu.

22 Mayıs 1919 gecesi Rauf (Orbay) Bey, Ödemişe gelir ve Ödemiş Jandarma Komutanı Tahir Bey ile uzun bir görüşme yaparlar. Rauf Bey, Tahir Bey’in moralini yükseltmek ve Milli Mücadele saflarında yer alması için bazı kağıtlar gösterir. “Bunlar Amerikalıların bize yardım edeceklerine dair mektuplardır” diyerek onu motive etmeye çalışır. Rauf Bey gerekli ilgiyi göremediğini düşünür ve bir direniş örgütlemeyi başaramayarak Ödemiş’ten ayrılır.

Ödemiş Jandarma Mıntıka Kumandanı Tahir (Özerk) Bey,Ödemiş kaymakamı Bekir Sami (Baran)’na bir direniş tertip edilmesini söylemesine karşın İzmir(Aydın) Valisi İzzet Paşanın emri olmadan bir şey yapamayacağını söylemişti.

Kaymakamdan destek yerine engelleme geleceğini öğrenen Yüzbaşı Tahir Bey; Mehmet Refik Şevket Bey’in babası Hafız Mustafa Şevket’in evinde gizli bir toplantı düzenledi. Bu gizli toplantılarda İnce-zade ailesinin 3 ferdi; baba Hafız Mustafa Şevket, abi Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey ve küçük kardeş Hüseyin Hamit (İnce) Bey’de bulunuyordu.

Bu gizli toplantıdan sonra ertesi gün daha geniş kapsamlı bir toplantı Belediye binasında yapılır. Bu toplantıya katılan o an izinli olarak Ödemiş’te bulunan Yarbay Halim Pertev Bey, toplantıyı sabote eder ve ülkenin padişahı ve valisi olduğunu, bir direniş yapılacaksa o kişilerin emri ile yapılması gerektiğini söyler. Ona destek çıkan birkaç kişi daha olunca toplantı olumsuz sonuçlanır.
Milli Mücadele için örgütlenmiş silahlı Kuvva-i Milliye’ye karşı, kasabalardaki Hürriyet ve İtilaf Partisi ileri gelenleri, özellikle “Bolşevik” suçlaması yaparak direnen asker ve kişileri kasabalarına sokmamaya çalışmaktadır.

Ege’de Kuvva-i Milliye’nin örgütlenmesinde Çerkez Ethem’in katkısı inkar edilemez. Çerkez Ethem, korku ile halkı yola getirmektedir. İlk zamanlar, zorla Milli Mücadele saflarına sokulan halk, Yunan ordusunun ve yerli azınlıkların yaptıklarından sonra gönüllü olarak Kuvva-i Milliye saflarına katılmıştır.

Ödemiş’teki silah deposundan 8000 kişiye silah dağıtılmış ve bunlardan 1000 kişilik bir kuvvet Ödemiş’in 10 kilometre ötesindeki sırtlarda düzenli olarak cephe tutmuştur. İstanbul’dan gelen Mehmet Refik Şevket Bey’in kardeşi Hamit Şevket İnce beraberinde getirdiği paraları gönüllü savaşçılara dağıtmaktadır.

Yunanlılar arasındaki ilk silahlı çarpışmalar, 30 Mayıs’ta, Bayındır Ödemiş arasındaki Hacı İlyas tepelerinde olmuştur.Bu arada Ödemiş’te kaymakam Bekir Sami (Baran) önemli bir tavır değişikliği yaşayarak büyük bir medeni cesaretle, İtilaf Devletleri temsilcilerine, 29 Mayıs 1919’da çekmiş olduğu telgrafta; “Artık biliniz ki, kalem değil silah konuşuyor. ” ifadesini taşıyan protestosuyla, Kuvva-i Milliye devrinin açılmış olduğunu bütün dünyaya ilan etmişti.

Bu olaydan kısa bir süre sonra Ödemiş yöresindeki Kuvva-i Milliye’ye; İnce-zade Hamit Şevket Bey, Postlu Mestan Efe, Sarı Efe, Yanık Halil Efe, Gökçen Efe ve benzeri vatanseverlerin de katılmasıyla, buradaki birliğin sayısı 200’ün üzerine çıkmıştır.

İzmir’den yola çıkıp Ödemiş’in Mursallı Köyündeki İsmail Efe’nin yanına gelen Mahmut Celal (Bayar) Bey’in de katılımıyla, Ödemiş Kaymakamı Zühtü Bey, Refik Şevket (İnce) Bey, jandarma tabur komutanı Yüzbaşı Tahir Bey, jandarma Yüzbaşısı Edip (Sarı efe) Bey, Mursalılı İsmail Efe ve kardeşi Ali Efe, Gökçen Hüseyin Efe, Yunanlıların İzmir’i işgal edeceklerinin duyulması üzerine, işgalden 2 ay önce 1919 Mart ayında “Kuvva-i Milliye”yi örgütlenmişlerdi.

Alaşehir Kaymakamı Bezmi Nusret hatıralarında;Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey’in kardeşi İnce-zade Hamit Şevket Bey’in bölgede ateşli konuşmalar yaparak işgale karşı bir direniş oluşturmaya çalıştığını bildirir.

Ödemişliler, özellikle İnce-oğlu ailesinin (Mustafa Şevket Bey ile oğulları Refik Şevket İnce ve Hamit Şevket İnce kardeşler) çalışmaları ve Kolordu Komutan Vekili Manyaslı Albay Çerkez Bekir Sami Bey’in büyük yardım ve gayretleriyle milis birlikler kurmaya çalışıyorlardı.

Ulusal müfreze 120 kişilik nüfuzuyla Ödemiş Jandarma Komutanı Yüzbaşı Tahir Fethi(Özerk) Bey komutasında, sonradan adı İlk kurşun olan Hacı İlyas Köyü dolayında, Bayındır’dan gelen Yunan taburuna yarım gün karşı koydu. Bir iki gün önce Ödemiş’in işgaline kalkışılmaması için Bayındır’daki Yunan Komutanına gönderilen kurulun yaptığı bildiri etki göstermemişti. Savaşmanın kısa sürmesinin önemi azdır. Asıl olan, Kurtuluş Savaşının başında halkın gösterdiği “İlk Direniş” olmasıdır.

Ödemişlilerin Hacı İlyas sırtlarında yaptıkları savaş sonucu Yunan ordusunun kaybının 300 kişi olduğu belirtilmektedir. Bu savaş haberi Ege’nin diğer bölgelerinde hızla yayılmıştır. Haber yayılırken Yunan ordusunun kaybı abartıla abartıla 5.000 kişiye kadar çıkmış, halkın moral gücünü arttırdığı için bu abartı engellenmemiştir.

Refik Şevket (İnce) Bey;1 Haziran 1919’da Ödemiş’in Yunanlılar tarafından işgali üzerine Aydın vilayetine gider.Yunanlıların 27 Mayıs 1919 Pazartesi günü Aydınlı işgal etmesiyle ayni gün Refik Şevket Bey ve eşraftan arkadaşlarıyla birlikte tutuklandılar. Gerekçe ise “ Siz içinizden bu işgali tasvip etmiyorsunuz” diye açığa vurulmamış hislerden sorumlu tutuluyorlardı.

Türkiye Devletinin İlk Adalet Bakanı: Mehmet Refik Şevket (İnce) Bey
Ödemiş’te Kuvva-i Milliye’nin kurulmasının tohumlarını atan kadroda yer alan Refik Şevket, hürriyetperver ve vatansever kişiliği gereği o günlerde işgale karşı elinden geleni, tehlikeleri de göze alarak, yapmıştır. Mondros Mütarekesi sonrasındaki işgallere karşı direnişte emsal teşkil edecek olan Ödemiş örgütlenmesi ve Kuvva-i Milliye’nin ön saflarında yer alan Refik Şevket, vatan hizmetini bir müddet sonra siyasi hayata katılarak devam ettirecektir.

Mondros Ateşkesinin imzalanmasının ardından Osmanlı toprakları üzerinde İtilaf Devletleri tarafından başlatılan işgaller gün geçtikçe yayılarak devletin başkenti İstanbul 16 Mart 1920’de işgal edilmesiyle birlikte Anadolu’daki Milli Mücadele hareketinin boyutu değişmiştir. Mustafa Kemal Paşa tarafından vilayetlere, livalara, kolordu komutanlarına “olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin Ankara’da toplanmasına karar verildiğini bildiren tamimler” gönderilmiştir.

3 Nisan 1920’de, Ankara’ya gidecek delegelerin seçimi yapılmış, Refik Şevket’in de içlerinde bulunduğu, Kuvâyı Milliye adına aday gösterilen 5 kişi seçimi ittifakla kazanmıştır.

Yapılan encümen üyeliği seçimlerinde de Refik Şevket, Adliye Encümen üyeliğine seçilmiştir . Bundan başka o, Anayasa, Millî Eğitim, Sağlık– Sosyal Yardım ve Orman–Madenler Komisyonlarında çalışmış; Meclis’in 1. toplantı yılında 5. şubenin ve Anayasa Komisyonunun başkanlığını, 1. ve 2. toplantı yıllarında Adalet Komisyonunun sözcülüğünü yapmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi‟nde Saruhan mebusluğu ve adliye vekilliği yaptı. Türkiye Büyük Millet Meclisi‟nin birinci dönemi için yapılan seçimlerde 122 oy alarak Saruhan Milletvekili olmuş ve 23 Nisan 1920‟de meclisin açılışında hazır bulunmuştu.

Mecliste Anayasa, Adalet, Milli Eğitim, Sağlık-Sosyal Yardım ve Orman-Madenler Komisyonlarında çalıştı. Birinci Toplantı yılında 5‟inci Şubenin ve Anayasa Komisyonunun Başkanlığını yaptı. Birinci ve ikinci toplantı yıllarında Adalet Komisyonunun Sözcülüğünde bulundu. 21 Eylül 1920‟de Kastamonu İstiklal Mahkemesi Başkanlığına seçildi.

Mahkemenin faaliyeti 2 Mart 1921‟de son bulunca meclisteki görevine döndü. 19 Mayıs 1921‟de Fevzi Paşa‟nın Başkanlığında kurulan İcra Vekilleri Heyetinde Adliye Vekili oldu. 8 Temmuz 1922‟de kabul edilen 244 sayılı Kanun, İcra Vekillerinin aday gösterilmek suretiyle değil, Genel Kurulun gizli oyu ile seçilmesini öngörmekle diğer vekillerle birlikte görevden çekildi. Bu arada Türkiye Büyük Millet Meclisi‟nin açıldığı 23 Nisan gününün Ulusal Bayram sayılmasına dair, arkadaşlarıyla birlikte verdiği önerge, 23 Nisan 1921‟de 112 sayı ile kanunlaştı.

Ata Bey ya da Ataullah Bey olarak bilinen Ata Atalay Bey‟in hastalığında 26 Haziran 1921‟den itibaren bir süre Dahiliye Vekilliğine Vekalet etti. Anayasa ve Adalet Komisyonlarının Sözcüsü olarak öneri ve tasarıların düzenlenmesi ve genel kurulda açıklayıcı konuşmalarıyla dikkati çekti ve her zaman hukukun üstünlüğünün savunucusu oldu.

Dönem içinde kürsüde konuşma sayısı 23‟ü gizli oturumlarda olmak üzere, iki yüz seksen beştir. Ayrıca iki soru önergesi verdi. İkinci dönem seçimlerinde 6 Haziran 1923‟te Mustafa Kemal Paşa‟ya bir mektup yazarak aday gösterilmemesini rica etti. İzmir‟de avukatlık yapmaya başladı. İl Genel Meclisinde Ödemiş Üyeliği yaptı. Dört, beş ve altıncı dönemlerde tekrar Manisa‟dan Milletvekili oldu. 1943 seçimlerine katılmayarak İzmir‟de avukat olarak çalışmasını sürdürdü.

Demokrat Parti‟nin kuruluşunda 15 Ocak 1945‟te bu partiye dahil oldu. Dokuzuncu dönemde parti adayı olarak yeniden Manisa Milletvekili seçildi. Adnan Menderes (Aydın) Başkanlığındaki ilk Demokrat Parti Kabinesinde Milli Savunma Bakanlığına getirildi.

9 Mart 1951‟deki İkinci Menderes Hükumetinde Devlet Bakanı oldu. Parti Yöneticileri ile ihtilafa düşerek 2 Mart 1951‟de Bakanlıktan çekildi. 2 Kasım 1951‟de Demokrat Parti Meclis Grup Başkanlığına seçilerek 17 Haziran 1952‟ye kadar bu görevi yürüttü.

Dönem sonunda İzmir‟e döndü. 24 Nisan 1955‟te vefat etti. Karşıyaka-Soğukkuyu Mezarlığında toprağa verildi. Evli olup üç çocuk babasıydı. 472 Mecliste yapılan bir ankette kendisine gelecekten beklentisi sorulduğunda: “Adalet demiştir.

Türkiye’de hukuk kültürünü tanıtıp yaymaktı. Bu amaçla da, Hukuk İlmini Yayma Cemiyetini kurdu. 9 Nisan 1934’te Hukukçular Cemiyeti”(günümüzde Türk Hukuk Kurumu adı ile anılan kurum) kurarak Türk Hukuk Kamûsu’nun (Hukuk Ansiklopedisi) ve Hukuk Lûgatı üzerinde çalışır.

Refik Şevket 20 Mart 1955 günü hakim Nasır Zeytinoğlu’nun  kullandığı aracın altında kalarak yaralanmasıyla takip ve tedavisi yapılarak istirahate alınmasını takiben durumu çok ağırlaşmış beyin kanamasından şüphesiyle kaldırıldığı  İstanbul Ortaköy Şifa Yurdunda 24 Nisan 1955 günü vefat etmiştir.

Refik Şevket İnce’nin kabri bugün aynı yerde, İzmir’in Karşıyaka İlçesindeki Soğukkuyu mezarlığındadır.
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir