Kılcan Köyü Tarihi

Kılcan, Uşak ilinin merkez ilçesine  5 km uzaklıkta Elma Dağı eteğinde bir yörük köyüdür. Kılcan Köyü Tarihi hakkında bilinenleri  derlemeye çalışacağım.

Kılcan Köyü’nün İsm Kaynağı Nedir?

Köyün ismi hakkında ; Köyde eski zamanlarda 40 eren yatırı bulunmasına binaen köyün ismine “Kırkcan”denildiği ve Kılcan olarak evrildiği rivayet olunur.

Kılcan köyüne ait yazılı en eski tarihli arşiv kaydı Osmanlı hakimiyeti Sultân Bayezid(Miladi 1481-1512) dönemine aittir. Arşiv kaydı hasebiyle 500 yıl boyunca bu isimle anıla geldiği muhakkaktır.

Kılcan Ne Demektir?

Kılcan kelime anlamı itibariyle;“Kıl( saç, tüy )” köküne “can”ekiyle meydana getirilen “Kılcan” kelimesinin anlamı;

  • At kuyruğu kılından yapılmış kuş tuzağı (TS, s.1152)

  • Fundalık, ormanlık

  • Cılız, içlenmemiş fasulye

  • “atın kuyruk kılından yapılan kuş tuzağı” (DS,s. 2794)

  • Kırkıldıktan sonra koyunların gündüzleri güneşin etkisinden ve ayrıca Mayıs’ın yirmi yedinci günü doğan Süreyya ve Ülker yıldızlarından korunmaları önemlidir. Bunun sebebi çobanların tuzak (kılcan) adını verdikleri gizli bir afetten koyunları korumak düşüncesidir.

  • İnce yapılı. (DS/3:2039 Uzunmusa -Ordu)

  • Elde dokuma yün pantolon

  •  kılcan (kıç, makat) (Derleme Sözlüğü)

  • boynuz(Yeni Tarama Sözlüğü)

Kılcan köyün kurucu unsuru Ortaasya bölgesinin Oğuz-Kıpçak karşımı başat türkmen boylarından Salur boyu cemaatlerinden “Gılcan/Kılcan Yörük Cemaati” dir.

Selçuklu dönemi tarihi üzerine yazılmış Selçuknameler incelendiğinde Moğol istilasında Harezm bölgesinden kaçıp Anadoluya sığınan Salur boyu’nun önemli bir kısmı Uşak-Denizli-Fethiye hattına yerleştirilmişti. İskan edilen Salur boyu’na tabi büyük aşiretler;Kılcan,Bozguş,Uşak cemaatleri ismiyle anılıyordu ki Uşak bölgesinde iskan edildikleri anlaşılmaktadır.

Osmanlı ordusunda Sultan Fatih döneminde(1451-1481) istihkâm alaylarına benzer bir görev yapmakla yükümlü Müsellem birlikleri içersinde Uşak kazasında konar göçer halde bulunan yerleşik hayata geçmemiş Kılcan göçeri ismiyle bir yörük obası görülür. Kılcan köyünün kurulması bu dönemden sonra olsa gerektir.

Kanunî Sultan Süleyman döneminde Anadolu beylerbeyliği’nin merkezi Kütahya’da 1530 yılında ki en kalabalık 3 yörük grubu 42 cemaati olanı Bozguş, yine 42 cemaati olanı Kılcan ve 40 cemaati olanı ise Akkeçili adıyla bilinmekteydi.( 438 Numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri (937/1530) )

Kılcan Köyü; Osmanlı dönemi 1513-1676 yılları arasında yapılan tahrirlerden anlaşıldığı kadarıyla “Bozğuş maa Gılcan Kazası(Bozğuş birlikte Gılcan İlçesi)” olarak Uşak,Banaz ve Göbek(Ulubey) ile birlikte Kütahya sancağının kazaları arasında zikredilmiştir.

Anadolu coğrafyasında Kılcan yörüklerinin kurduğu köylere bakar isek oldukça geniş bir alanda bulunmuşlardır. Kılcan yörüklerini;Adana-Antep yöresinde ki varlığını 17. yüzyılda yaşadığı rivayet edilen, âşık edebiyatının en önemli şairlerinden Karacaoğlan türkülerinde de görüyoruz;

                          Kılcan derler şu köylerin sırası
                          Rasaf söker benim göğsüm yarası
                          Bakıda’nın çoktur kaşı karası 
                          Eğdirmiş serpuşun telli görünür

Kılcan İsimli Yerleşim Yerleri Nerelerdir?

Osmanlı Coğrafyasında Kılcan isimli yerleşimler;

  • Şanlıurfa ili Birecik kazası Kılcan köyü

  • Şanlıurfa ili Merzumân Nâhiyesi Kılcan köyü

  • Amasya ili Geldikgelen kazası Kılcan köyü

  • Gaziantep İli Merkez Oğuzeli ilçesi Tel-Başir nahiyesi Kılcan( Alaçalı ) köyü

  • Burdur ilinin Karamanlı ilçesi Kılçan köyü

  • Muğla Dalaman İlçesi, Narlı Mahallesi sınırları içerisinde bulunan “Kılcan çayı”

  • Romanya’nın Suceava( Suçava ) ili Kılcan köyü

  • Kayseri Sarız Küçüksöbeçimen Köyü Kılcan (Büyükoluk) yaylası

  • Manisa(Saruhan) ili Gölmarmara kazası Kılcanlar köyü

Kaynaklar:

  1. Prof.Dr. Koray Özcan “ ANADOLU’DA SELÇUKLU KENTLER SİSTEMİ ve MEKÂNSAL KADEMELENME
  2. ASLANAPA YÖRESİNDE TÜRK İSKÂNININ BELGELERİ: YER VE ŞAHIS ADLARI (XII-XVI. YÜZYILLAR) CEVDET YAKUPOĞLU
  3. Saruhan’da yürük ve türkmenler (ibrahim gökçen)
  4. AVARIZ DEFTERLERİNE GÖRE XVII. YÜZYILDA KÜTAHYA Meltem Aydın
  5. 438 numaralı muhâsebe-i vilâyet-i anadolu defteri ı – Devlet Arşivleri
  6. KARA MÜRSEL ADINDA GEÇEN KARA VE MÜRSEL KELİMELERİ ÜZERİNE TESPİTLER Cevdet YAKUPOĞLU
  7. İLK OSMANLILAR VE BATI ANADOLU BEYLİKLER DÜNYASI Feridun M. Emecen
  8. 1905 halep salnâmesi
  9. Kafkas Göçmen Vakıfları/ Doç.Dr.Hasan YÜKSEL
  10. 373 NUMARALI ‘AYNTÀB LİVÀSI MUFASSAL TAHRÌR DEFTERİ ( 950/1543 )
  11. ORDU AĞZI SÖZLÜĞÜ MÜMİN ATEŞ
  12. TÜRKİYE’DE MERİNOS KOYUNU YETİŞTİRİCİLİĞİ VE RİSÂLE-İ AĞNÂM / Deniz ARICI Hitit Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi
  13. Yazıtlardan Günümüze Organ Adları ve Bunların Türkiye Türkçesi Ağızlarına Yansımaları The Names of The Organs from The Inscriptions to Present-Day and Their Reflections on The Dialects of Turkish Turkic Languages Berker KURT *
  14. Türkçenin Şamanik Kökleri-Ümüt Çınar
  15. KiLiS iLi KÖY ADLARI ÜZERiNE BiR DEĞERLENDiRME An Evaluatıon On The Kilis Rural Vıllage Names Ahmet DEMiRTAş
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir