İsmail Tamer ALTILAR; Özel Röportaj

Merhaba www.usaktayiz.com sitesi takipçileri İsmail Tamer ALTILAR röportajı ile başlayıp Uşak orijinli perspektifimizi Uşaklı Başarı öykülerine yoğunlaştırma niyetindeyim.

 Ben Ömer AŞCI olarak “10 Soruda Uşaklı Başarı Öyküleri”  başlığı altında; Uşak’ta doğmuş, hayatının bir kısmında Uşak’ta yaşamış veya Aile kökleri Uşak’ta olan hemşerilerimiz içinde çalışma alanında öne çıkmış, iz bırakmış kişilerle röportaj yapıp biyografilerini derlemeye çalışacağım.

            Bugün konuğumuz Türk Kâğıt Sanayine 54 yılını vermiş, sektöründe bilgi ve tecrübesiyle oldukça meşhur ve başarılı bir Uşaklı…

İşte o isim Türk Kağıt Endüstrisinin Duayenlerinden İsmail Tamer ALTILAR; onunla yapacağımız röportajı keyifle okuyacağınızı umuyorum.

Türk Kağıt Endüstrisinin Duayenlerinden İsmail Tamer ALTILAR’ın Hayat Hikayesi

1943 Uşak doğumlu olan İsmail Tamer ALTILAR; Uşak Meteoroloji Müdürlüğü’nün kurucu müdürü ve Uşak’ın yerli ailelerinden Altıoğullarından Ahmet Remzi ALTILAR ’ın oğludur.

İsmail Tamer ALTILAR

Çocukluğu ve ilkokul yıllarını Uşak’ta geçiren İsmail Bey, babasının tayini nedeniyle 1954 yılında Uşak’tan ayrılmış.

Babasının görev yaptığı Denizli’de liseyi tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun olmuş. Sonrasında Norveç Trondheim Teknik Üniversitesinde Kâğıt Kimyası konusunda aldığı uzmanlık sonrası SEKA Dalaman Müessesesi ve KARTONSAN Karton Fabrikası Müdürlüğü yaparak emekli olmuş.

Emeklilik sonrası kurduğu Alkon Danışmanlık şirketiyle yurtiçi ve yurt dışında birçok fabrikanın kurulmasında ve kapasite gelişiminde hizmet vermiş. 1980 yılında yayınlamış “Odun ve Selüloz Kimyası” isimli bir kitabı bulunmaktadır. Üniversite son sınıf öğrencilerine “İş Başvurusu ve İş görüşmesi” konulu konferanslar vermekte ve bu konuda bir rehber kitapçığı bulunmaktadır.

Amatör fotoğrafçılık, tenis ve kayak hobiler ile meşgul oluyor. Öğretmen Günay hanımla evli olan İsmail Tamer ALTILAR’ın iki tanesi Kanada’da bir tanesi Londra’da yaşayan üç kız evladı var.

İsmail Tamer ALTILAR’ın Çalışma Kronolojisi

Çalışma hayatının kronolojik akışını özetlemek gerektiğinde oldukça başarılı bir tablo ortaya çıkıyor:

1964 yılında İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümünden mezun odu.

1967-1974 yılları arası SEKA İzmit Fabrikasında çalışmaya başladı.

1974-1975 yılları arası SEKA İzmit  Fabrikasında çalışırken NORAD bursu ile Norveç Trondheim Teknik Üniversitesinde  Kâğıt Kimyası Eğitimi aldı.

1975-1980 yılları arası SEKA DALAMAN Fabrikası Teknik Md. Ve Müessese Müdürlüğü  görevinde bulundu.

1980-1997 Kartonsan Karton Fabrikası Müdürülüğü ve Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulundu.

1997-2001  KARTONSAN Karton Fabrikası Müdürlüğü yaparak emekli oldu.

2001 ALKON ALTILAR Consulting Ltd. Firmasını kuruyor.

2001 – 2003  ALKON ALTILAR Consulting Ltd. S.Arabistan Riyad “Golf paper Factory” projesini tamamladı.

2002 – 2004 ALKON ALTILAR Consulting Ltd. Hayat Kimya  A.Ş.“PAPIA Temizlik Kağıtları Tesisi” kurulum projesini tamamladı.

2004 –  2008  ALKON ALTILAR Consulting Ltd. Hayat Kimya A.Ş. Bosna Hersek “NATRON MAGLAJ Selüloz ve Kağıt Kompleksi revizyon ve modernizasyon projesini tamamladı.

2001: Erciyas Holding Yönetim Kur. Üyeliği görevi hala devam ediyor.

2002-2004. ALKİM Kağıt A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

İsmail Tamer ALTILAR Röportajımıza başlayalım;

Uşaklı mısınız?

1-Ömer AŞCI: İsmail Bey öncelikle davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Uşak şehrinden neşet etmiş başarı öykülerini görünür kılmak ve Uşaklı gençlerimizi gelecekte başarılı kılmak için onlara idoller sunmak niyetindeyiz. İlk sorumuzla başlayalım; İki yabancı insan karşı karşıya gelip tanıştığında birbirine sorduğu ilk sorulardan birisi “Nerelisin ?” oluyor. İnsanın mekânsal aidiyeti, hayatını şekillendiren önemli etkenlerden. Peki, aynı soruyu biz sorsak; “İsmail Bey Nerelisiniz?”

Uşak’lıyım. Önce İslice mahallesi sonra Durak ve Kurtuluş mahallerinde yaşadım.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

Uşak Eşrafından Altıoğlanlar Sülalesi

2-Ömer AŞCI: İsmail Bey, aile geçmişiniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Baba sülalesi kimlerdir? Anne Sülalesi kimlerdendir? Dedeleriniz hakkında neler biliyorsunuz?

Babam 10 yılı aşkın askerlik yapmış Halil Çavuş’un oğlu. 1901 doğumlu Ahmet Remzi ALTILAR. Eski Çivril Yolu ile Tren hattının kesiştiği sol taraftaki evde yaşamışlar. Babam Altıoğlanlar’dan olduğu için soy ismini ALTILAR almış. Yunanın Uşak’ı terketmeye başladığı gün Dedem arkada babam önde o zaman şehir dışı sayılan evden şehire gitmek için akşam evden çıkıp yürürken önlerinden bir karaltı kalkıp ateş ediyor. Mermi babamın vücudundan geçerek dedemin vücuduna saplanıyor. Daha evin önündeki kuyunun dibinde dedem rahmetli oluyor ve sabah kuyunun yanına gömülüyor. Babam hastaneye gidince , kontrol sonrası merminin girdiği ve çıktığı yere tendürdüyot sürüp taburcu ediyorlar.

Babamın anlattığına göre 2-3 kuşak öncemiz bildiğimiz yaylada çadırda yaşayan yörüklermiş.

Annem Ümmügülsüm(Özde)1911 Uşak doğumlu. Şahanlardan olduğunu söylerdi. Anneannem Rukiye aynı sokakta (2. Doğan sok.)yaşayan Durmuş Ali Özbodur ile evleniyor ve annem dünyaya geliyor. Dominand bir kadın olduğunu söylerler. Sonra ayrılıyorlar ama aynı sokakta yaşamaya devam ediyorlar. Annemim dayısı Mehmet Ali Özde İstasyonda simsarlık yapardı. Ben ne olduğunu anlamazdım. Ama bazen yanına giderdim.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

Rasat Ahmet

3-Ömer AŞCI: İsmail Bey, babanız Ahmet Remzi Bey Uşak Meteoroloji Müdürlüğü’nün kurucu müdürü ve Uşaklının hafızasında “ Rasat Ahmet “ olarak yer edinmiş önemli bir kişilik. Onu “Rasat Ahmet” olarak tanınmasına yol açan süreci anlatabilir misiniz?

Babam 1901 Uşak doğumlu olup esasen Uşak Antepli Medresesi mezunu. O zamanki İdadi yani Lise mezunu. Ancak diploması Yunanlı giderken yaktıkları  medrese içinde yanmış.

1930 civarında babam  bir şekilde  Şeker  Fabrikası bünyesindeki rasat istasyonunda çalışmaya başlamış.

1932 de evleniyor. 1937 yılında Ankara’da Meteoroloji memurluğu kursu açılmış. Lise diploması isteniyor.

Babam medreseden eski iki hocasını bulup o zamanki vilayet merkezi olan Kütahya’ya götürerek şahitlik yaptırıp diplomasını alıyor. Kursta  babama molla diye alay etmeye kalkan olunca o da hırs yapıp kurs birincisi olmuş.

Kurs birincisi olunca Ankara merkezde tutmak istemişler ama ailede iki çoçuk evde bir tanesi annenin karnında olunca  ödül olarak kendi şehrine tayin etmişler. Böylece yalnızca yağmur ölçme istasyonu olan rasathane yeniden babam tarafından size gönderdiğim Karakıran(Garagıran) daki binada 1938 yılında kuruluyor.

1947-48 civarında Yazı meydanında arsa alınıp yeni bina yapılırken Çivril yolu ile istasyon caddesinin kesiştiği köşedeki binanın ikinci katına taşınıyor.

Rasat parkı da Yazı’ da hastanenin bahçe duvarına bitişik yerde bulunuyordu. Benim ilkokula başladığım zamana rastlıyor.

1950 civarında Yazı’daki binaya taşınıyor. Arazisi büyük olduğu için çeşitli bostan ve bitkiler le donanmış  mesire yeri gibi olduğundan  bütün bürokratların akşam üzerleri ziyaret ettiği bir yer olarak hatırlıyorum.

1953 diye tahmin ediyorum.Binada yangın oldu. Haberleşme için kullanılan telsiz dairesinin sürekli elektrik gereksinmesi için benzinle çalışan elektrik motoru vardı. Uşak’ta o yıllarda elektrik santraldan belli saatlerde verilirdi.

Rasathanedeki odacı Bekir abi ve memur Remzi abi bidondan küçük tenekeye benzin boşaltırken civardaki evlerden biraz delibozuk olan bir genç gelip çakmağını doldurup denemek isterken yangın çıkıyor. Ben çarşıdan gördüm .babamda şehirde olduğu için koşup gidiyor ancak yangın devam ediyor ama her şey kurtarılıyor.

Bir yıl içinde yeni bina yanında bir lojman ile birlikte tamamlandı. Ama biz taşınmadık. 1954 yılında da babam balıkesir’e tayin oldu. Orada iki yıl sonra  Denizli istasyonunu kurması için Denizli’ye tayin oldu. 1964 yılında ben üniversite son sınıfında iken karaciğer  sorunundan dolayı kaybettik.Babamın geniş bir çevresi vardı. Helvacıoğlu kahvesinin müdavimi iyi bir tavlacıydı. Yendiğinde keyiflenir çok konuşup kızdırır yenilince de sus pus olurdu.

PTT önündeki toplu fotoğraf buna bir örnek olabilir. Dolayısıyla “Rasatçı Ahmet” ismi böylece yerleşmişti diye düşünüyorum.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj
Uşak Meteoroloji Müdürlüğü’nün kurucu müdürü Ahmet Remzi ALTILAR
Uşak Meteoroloji Müdürlüğü’nün kurucu müdürü Ahmet Remzi ALTILAR

Kurtuluş Mah 2. Doğan Sokak Hatıraları

4-Ömer AŞCI: İsmail Bey, çocukluğunuzun geçtiği Kurtuluş Mah 2. Doğan sokakta ki eviniz hala duruyor. Bu ev dedenizden mi bakiye kalmıştı? Şu an mülkiyeti hala sizde mi? O günlerde komşularınız kimlerdi? Hafızanıza kazınan önemli bir hatıranız var mı? Bunları sizden dinlesek ne dersiniz?

Yıl 1950 civarı biz ikinci katında rasathane dairesi olan binanın alt katında oturuyorduk. 2. Doğan sokaktaki Anneannemden kalan bina yandığı için yalnızca arsası duruyordu.  Arsaya bitişik tek katlı kerpiç evin satıldığını duyan Şeker Fabrikasında çalışan Ömer (Özbodur) dayımın eşi Saniya ablamız sık sık gelerek babamı bu evi almaya ikna etti.

Babam esasen o sokakta  Durmuş ( Özbodur)Dedem ailesi ile halen oturduğu için pek istekli değildi.

Ama sonunda bizden önce evi alan yandaki terzi Nail amcadan bu evi 200 lira fark vererek 2.200 liraya satın aldık.

Karşı köşede Durmuş dede, karşısında çok esprili “Arap Ali” namıyla anılan Ali Uluğ (sonradan gazete  bayiliği dükyanı işletti). Oğlu Demir sanatçı idi. Onun alçıdan yaptığı Atatürk büstlerini günlük gazete ile birlikte dolaşarak satmaya çalışırdık. Yanımızda “ Tekçoraplılar” Karşımızda Sadık Onat amcalar (torunu  Sadık Onat halen Uşakta Emlak danışmanlığı yapıyor).Antepliler olarak bildiğimiz şekercilik yapan bir ailenin arka kapısı bizim sokağa açılırdı. Karşımız da Durmuş dedenin yaptırdığı çeşme vardı. Çeşmenin bitişiğinde enteresan bir aile vardı. İki katlı evin arka bahçesi biz çocuklar için sırlarla doluydu. Akşamüzerleri at arabası üstünde ayakta bile duramayan at veya benzeri bir hayvan getirildiğini izlerdik. Bir zaman sonra paketler halinde etler dağıtıma başlardı. Yani kaçak at, eşek eti kesilip satılırdı diye anımsıyorum.

1966 yılında ben Eskişehir Basma Fabrikasında çalışırken yandaki arsa ile birlikte 25.000 liraya sattığımızı hatırlıyorum.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj
Uşak Kurtuluş Mah 2. Doğan Sokak
Uşak Kurtuluş Mah 2. Doğan Sokak

Kâğıt Kimyası

5- Ömer AŞCI: İsmail Bey, lisans eğitiminizi Kimya Mühendisliği üzerine aldıktan sonra gene kimya biliminin başka bir alanında “Kâğıt Kimyası” branşında uzmanlaşıyordunuz. Bu alana yönelmeniz bilinçli bir tercih mi? Yoksa akıntı o yöne miydi?

İTÜ Kimya Mühendisi olarak mezun olduğumda iş bulma sıkıntısı oldu. Herkes askerlik şartı arayınca öncelik askerlik oldu. 1966 da askerlik bitince yine iş aramaya başladım. İş bulma uzayınca babamın Uşak Şeker fabrikası müdürlüğünden tanıdığı ve benimde sonradan çok iyi tanıdığım Suat Bey (Suat Fevzi Ozar) vasıtasıyla Kayseri Şeker fabrikasına gittim. Müdür Hüseyin Bey’in Kabul etmesine ragmen akşamki tutumunu görünce ertesi gün ayrılıp Ankara’dan telgraf çekerek başlayamayacağımı ilettim. Sonra Eskişehir Sümerbank Basma fabrikasında işe başladım. Ama diğer gerçek dayım Kemal Özbodur’ un vasıtasıyla olması beni rahatsız etti ve 1967 de SEKA İzmit’te iş bularak ayrıldım.

Ülkemiz de selüloz ve kâğıt konusunda özel bir eğitim olmadığı için mühendis nosyonu ile işletmede çalışırken bu mesleği öğreniyorsunuz. Bir deyişle alaylısınız. Yabancı uzmanların yazdığı kitaplardan yararlanmaya çalışıyorsunuz.

Başlangıçta İngilizce olan bu kitaplardan yararlanma lisan bilgisi ile sınırlı iken sonradan tercüme edilerek Türkçeye çevrildi.

SEKA İzmit içinde  herbirinde 2 kağıt makinası bulunan ve değişik cins kağıt üreten 5 adet kağıt fabrikası vardı. Önce 3. Kağıt Fabrikası sonra 4.Kağıt fabrikasında işletme mühendisliği ve şefliği yaptım. Giresun Aksu ve Dalaman fabrikalarının geçici kabullerini yaptım.

Bu arada Norveç Hükümeti’nin uluslararası bir bursu (NORAD) ortaya çıktı. Trondheim Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliğinin  “Odun ve Selüloz Kimya Enstitüsü” (Treforedlingkemi Institut)de gelişmekte olan ülkelerin selüloz ve kağıt sektöründekimühendislerdenseçilerekbursiyer alınıyordu. Aday oldum. Formlar dolduruldu lisan ve genel sınavdan sonra öncelikle SEKA içindeki adayların arasından sonra Norveç Enstitü yönetimi tarafından elenerek seçildim.

1974 sonbaharında  büyük bir heyecan ile SEKA elemanı olarak Norveç’e gittim. Bir yıl diğer Ürdün, Bengaldeş, British Guyana, Hindistan ve Küba’dan gelen altı yabancı katılımcı ile birlikte eğitildik. Düzenli mesleki derslerin yanında pilot selüloz pişirme ve kağıt makinasında uygulamalı eğitim gerçekleştirip herbirimiz değişik konularda  en az iki proje yaptık. Tabii sözlü ve yazılı imtihanlar sonrası sertifikalarımızı alarak ülkelerimize döndük.

Bu eğitim sonrasında anladım ki, lisans üstü eğitim Almanya yapıldığı gibi en az beş yıllık bir meslek deneyimi sonrası faydalı oluyor. Kişinin kafasında sorular oluşmuş merak ve öğrenme isteği yükselmiş olduğunda bu eğitim öğrenme açlığını tatmin ederek yeni meraklar yaratıyor ve kişide önemli bir gelişme sağlıyor.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj
SEKA Genel Müdürü Aziz Gümüş Bey ve İsmail Tamer ALTILAR
SEKA Genel Müdürü Aziz Gümüş Bey ve İsmail Tamer ALTILAR

Odun ve Selüloz Kimyası Kitabı

6- Ömer AŞCI: İsmail Bey, 1974 yılında Norveç Teknik Yardım Bursu’nu SEKA adayı olarak kazanarak Norveç Trondheim Teknik Üniversitesi Kâğıt Selüloz Enstitüsünde eğitim gördünüz. Türkiye’de lisans eğitimi alıp Avrupa’da bir üniversitede eğitimine devam etmiş bir meslek erbabı olarak kıyaslama imkânınız oldu. Türkiye Üniversitelerinde eksik olan, keşke bizde de olsa dediğiniz bir taraf var mı?

Olmaz olurmu !  Yurda döndüğümde  nazari bilgilerle geliştirdiğim kağıt teknolojisi bilgilerime yabancı olduğum selüloz teknolojisini de ilave etmiştim. SEKA Genel müdürü bana SEKA Dalaman Teknik Müdürlüğünü önerdi.

Diğerleri gibi istekli olmayacağımı düşünüyordu. Onun aksine zevkle kabul ettim. Edindiğim taze bilgileri uygulama olanağı bulacaktım.

Çalışmaya başladıktan sonra  meslekdaşlarımın okuma isteğini artırmak için bir kitap hazırlamanın gerekliliğini gördüm.

Çalışmaya başladım ve 1980 de SEKA Dalaman’dan ayrılırken “ Odun ve Selüloz Kimyası” isimli mesleki kitabımı baskıya hazırlamıştım.

Yıllar sonra SEKA İzmit tesislerinin kapatılması söz konusu olunca  bir rapor hazırlayarak önerilerimi mahalli gazete ve  yetkililere iletmiştim.

5  adet fabrika içindeki kağıt makinalarının hepsinin bakımının yapılarak kağıt tarihi müzesi yapılması hayalim idi.

Bunlardan en yeni olan 4. Kağıt fabrikasındaki birinci hamur ve gazete kağıdı makinalarının çalışır halde tutulmasını önerdim.

Kocaeli Üniversitesi bünyesinde kurulacak kağıt teknolojisi enstitüsünün uygulama alanı olarak kullanılmasını ve İstanbul’a en yakın mevkide olan İzmit’te bir üretim merkezi oluşturulması önerdim.

Bunun yanında  labratuvarlarının uluslararası hale getirilerek sertifikalaştırılıp enstitü bünyesinde değerlendirilmesini de önerdim.

Ama dikkate alınmayıp babalar gibi SEKA nın eski genel müdürü tarafından satıldı. Kalanlar da Belediye’ye devredilip kapatıldı.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

Uşak Şehri Kağıt Endüstrisi Açısından Bir Potansiyel Sahibi mi?

7- Ömer AŞCI: İsmail Bey, Türkiye’de kâğıt endüstrisinin geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz? Uşak Murat Dağı ormanlarının bir kısmını sınırları içerisinde bulundurması itibariyle kâğıt endüstrisinin yatırım yapabileceği potansiyeli taşıyor mu? Böyle bir potansiyelin mevcut olduğunu düşünüyorsanız danışmanlık yaptığınız şirketlere Uşak’ta yatırım yapmayı tavsiye eder misiniz?

Selüloz üretimi dünya da 1960 lardan sonra aşama kaydetti. Düzgün ladin ve köknar kullanan teknoloji yerine her türlü ağacı özellikle eski sistemin kullanamadığı yüksek reçineli dallı budaklı orman artıklarını kullanıp değerlendiren bir teknoloji geldi. Norveç’te anlatılan da bu sistemdi. Ormanı tüketen değil ormanı temizleyen ve ayıklayan bir teknoloji ortaya çıkmıştı.

SEKA da yeni kurulan selüloz tesisleri de bu teknoloji ile kurulmuştu.  Ancak Fizibil olan kapasitedeki bir tesisin ciddi miktarda ham madde gereksinimi olmaktadır.

Bir ton selüloz için ortalama 5 m3 odun gerektiği düşünüldüğünde örneğin yıllık 70.000 ton olan  Dalaman kapasitesi için 350.000 m3 odun gerekir. Normal boydaki bir ağacın 5-10 m3 arasında olduğu varsayılırsa bu Murat Dağı ormanı için nasıl bir kapasite olacağını hesaplayabiliriz. Ki artık kapasiteler 500.000 ila 1 milyon ton arasında değişmektedir. Dalaman tesisini Muğla, Balıkesir, Çanakkale ve Bolu ormanları besliyordu.

Yani demem o ki Murat Dağı ormanı böyle bir tesisi beslemeye yetmez.

Türkiye de yalnız ca bir tane  eski SEKA Çaycuma şimdiki ismi ile OYAK tesisinde çimento torba kağıdı için selüloz üretilmektedir.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

Gençlere İş Başvurusu ve İş Görüşmesi Eğitimi

8- Ömer AŞCI: İsmail Bey, 1980 yılında yayınlamış “Odun ve Selüloz Kimyası” isimli bir kitabınız ve üniversite öğrencilerine yardımcı olmak amacı taşıyan “İş Başvurusu ve İş görüşmesi” konulu kitabınız daha bulunmakta… Bu alanda veya hatıralarınızla yazım dünyasında var olmaya devam edecek misiz?

Bu kitap ve kitapçık bir ihtiyaçtan ortaya çıktı. Daha önce de deyindiğim gibi Norveç dönüşü böyle bir kitabın eksikliğini gördüm.

Mesleğe yeni başlayanlar hatta içinde olanlar için mesleki bilgileri edinme isteğinin başlaması için yazmak gereğini hissettim. Kolay olmadı ama maddi olarak başa baş  kapattım.

“Gençlere iş başvurusu ve iş görüşmesi” konusu ise bir Rotary Kulübü çalışması olarak başladı. Bölgede staj komitesi kurduk. Üniversite öğrencilerine staj yeri ayarlama gayreti içinde iken gençlerin 16-17 sene okuyup kendilerini nasıl anlatacaklarını bilmediklerini gördük. Böylece bu konferanslara  başladık ve bu kitapçık oluşmaya başladı. Bu devam ettirilemeyince  ben bunu güncelleyerek  daha geniş bir kitapçık haline getirdim. 1980 li yıllarda internet ve sosyal medya olmadığı için bu konuda  döküman çok azdı.

Ayrıca birebir yüzyüze bunun anlatılması çok daha etkili oluyor

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

İnsanlar Yapabilecek Olupta Yapmadıklarından da Sorumludur

9- Ömer AŞCI: İsmail Bey, günümüzde Alkon Danışmanlık şirketi sahibisiniz ve Erciyas Holding Yönetim Kurulunda görev almaktasınız. Ve 78 yaşındasınız. Oldukça yorucu bir temponuz olmalı… Enerjinizi neye borçlusunuz?

Enerji sizin içinizde bir yerlerde duruyor. Kullanmak sizin elinizde. Bir söz var; “ İnsanlar  yalnızca yaptıkları ile değil, yapabilecek olup ta yapmadıklarından da sorumludur. ”

Anahtar  burada. Beden ve beyin sağlığı elverdiği sürece  her zaman yapabileceklerimiz var.

İlkokul,lise,üniversite yi biz devletimizin yani halkın parası ile okuduk. 55 senedir de meslek ve iş hayatımız var. Ben emekli oldum diyerek bunları sandıktamı saklayalım. Birileri ile paylaşmak ve  onların yararlanmasını sağlamak mümkün iken neden yapmayalım.

İşte bu  anahtar her kilidi açar.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

Dünya İnsanı Olabilmek

10- Ömer AŞCI: İsmail Bey, bu röportajı izleyip kâğıt sektörüne merakı olan ve kariyerine bu alanda devam etmek isteyen gençlerimize bir tavsiyeniz olacak mı? Bildiğimiz kadarıyla 3 çocuğunuz var. Onların kariyer seçiminde nasıl bir yönlendirmeniz veya desteğiniz oldu?

Kağıt sektörü ülkemiz de tamamen özel sektöre geçti. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakultesinde bu konu endüstriyel orman ürünleri nde  kısmen işleniyor.

Sektör bayağı büyüdü. Ancak selüloz ve kağıt konusunda ciddi bir eğitim söz konusu değil.

Çocuklarımın kariyer planlamasını  öncelikle her baba gibi kendimde gördüğüm eksikleri giderecek şekilde yapmaya çalıştım.

Olmazsa olmaz ana dilinin yanında  bir veya iki geçerli yabancı dili öğrenmelerini istedim.

Kendim klasik lise mezunu olmam nedeni ile yabancı dil olarak her zaman zorlandım. Bunu aşabilmek için çok zaman ve emek harcadım.

Bu konu lise çağında temelden halledilirse çalışma  ve meslek hayatında  tekrar zaman harcamasına gerek kalmıyor. Büyük bir emek ve zaman tasarrufu. Ayrıca hayatında  önemli bir öncelik kazandırıyor. Bugün dünyadaki en önemli şey iletişim. Aracısız, hatasız ve çelişkisiz bir uluslararası temas size müthiş bir öncelik ve güç kazandıracaktır.

Ikincisi; Dünya insanı olabilmek. Çok gezip görmek ve her ülkede her konuda  kalıcı çevre edinmek.

Üçüncüsü; Mesleğini sevmek veya sevdiğin işi yapamak.

Bu üçü bir araya geldiğinde neler olmaz bir düşünün.

Kızlarımın öncelikle yabancı dil öğrenmelerin arzu ettim. Büyük kızım klasik lise mezunu ama  İngilizce öğretmeni oldu.

Ailesi ile Kanada Toronto’ya yerleştiler. Emlak işleri yapıyor .gayet başarılı devam ediyor.

Diğer kızım Koç Lisesi mezunu, İstanbul Ün. Isletme okudu sonra ABD Boston da Marketing & Comunication masterını yaptı. Türkiye de ve Dubai de çalıştı. Şimdi Londra da şirketini kurdu çalışmaya devam ediyor.

Küçük kızım Galatasaray Lisesi sonrası yine Galatasaray Üniversitesini Uluslararası nı tamamladı bir müddet çalıştı. Sonra ABD ve Türkiye KOÇ Üniversitesinde psikoloji okudu. Yetmedi  Kanada Vancouver British Colombia Üniversitesi’nde Psikoloji masterı yaptı iş buldu çalışmaya devam ediyor.

Kağıt sektörü ülkemiz de tamamen özel sektöre geçti. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakultesinde bu konu endüstriyel orman ürünleri nde  kısmen işleniyor.

Sektör bayağı büyüdü. Ancak selüloz ve kağıt konusunda ciddi bir eğitim söz konusu değil.

Çocuklarımın kariyer planlamasını  öncelikle her baba gibi kendimde gördüğüm eksikleri giderecek şekilde yapmaya çalıştım.

Olmazsa olmaz ana dilinin yanında  bir veya iki geçerli yabancı dili öğrenmelerini istedim.

Kendim klasik lise mezunu olmam nedeni ile yabancı dil olarak her zaman zorlandım. Bunu aşabilmek için çok zaman ve emek harcadım.

Bu konu lise çağında temelden halledilirse çalışma  ve meslek hayatında  tekrar zaman harcamasına gerek kalmıyor. Büyük bir emek ve zaman tasarrufu. Ayrıca hayatında  önemli bir öncelik kazandırıyor. Bugün dünyadaki en önemli şey iletişim. Aracısız, hatasız ve çelişkisiz bir uluslararası temas size müthiş bir öncelik ve güç kazandıracaktır.

Ikincisi; Dünya insanı olabilmek önemlidir. Çok gezip görmek ve her ülkede her konuda  kalıcı çevre edinmektir.

Üçüncüsü; Mesleğini sevmek veya sevdiğin işi yapamak.

Bu üçü bir araya geldiğinde neler olmaz bir düşünün.

Kızlarımın öncelikle yabancı dil öğrenmelerin arzu ettim. Büyük kızım klasik lise mezunu ama  İngilizce öğretmeni oldu. Ailesi ile Kanada Toronto’ya yerleştiler. Emlak işleri yapıyor .gayet başarılı devam ediyor.

Diğer kızım Koç Lisesi mezunu, İstanbul Ün. Isletme okudu sonra ABD Boston da Marketing & Comunication masterını yaptı. Türkiye de ve Dubai de çalıştı. Şimdi Londra da şirketini kurdu çalışmaya devam ediyor.

Küçük kızım Galatasaray Lisesi sonrası yine Galatasaray Üniversitesini Uluslararası nı tamamladı bir müddet çalıştı. Sonra ABD ve Türkiye KOÇ Üniversitesinde psikoloji okudu. Yetmedi  Kanada Vancouver British Colombia Üniversitesi’nde Psikoloji masterı yaptı iş buldu çalışmaya devam ediyor.

İsmail Tamer ALTILAR ile 3 Şubat 2021 tarihli Röportaj

İsmail Tamer ALTILAR Bey’e www.usaktayiz.com ailesi olarak teşekkür ediyoruz. Sayın takipçilerimiz bir sonraki röportajda buluşmak üzere… Hoşçakalın

Müellifi Ömer Aşçı

© Copyright www.usaktayiz.com tüm hakları saklıdır.

Kod, haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları www.usaktayiz.com.tr‘a aittir.

www.usaktayiz.com sitesinde yer alan bütün yazılar, materyaller, resimler, ses dosyaları, animasyonlar, videolar, dizayn, tasarım ve düzenlemelerimizin telif hakları 5846 numaralı yasa telif hakları korunmaktadır.

Bunlar www.usaktayiz.com ‘un yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz.

İzinsiz ve kaynak belirtilmeksizin kopyalama ve kullanımı yapılamaz.

www.usaktayiz.com ‘daki harici linkler ayrı bir sayfada açılır.

Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur.

www.usaktayiz.com ‘da hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir.

Bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Yorumlar

Halil akgun

Merhaba, Ömer Aşçı hocam bu güzel Uşak nostaji,öz degerlrimiz,olan bu hemsererimeze olan .mütevazı,örnek çalışmalariniz harika,yaban ellerde Uşak takip eden bu şehre vefalari olan bu değerler ile söyleşi gelecek nesiller için bilgi kütüphanesi gibi hazır yemek,isteyen buyursun galii.tesekurler hocam.ellerinize sağlık.sevgi saygılar..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir