Fransız Jane Laroche Kadrajından Uşak Selçikler

Fransız Arkeoloji Enstitüsü/L’Institut français d’études anatoliennes (IFEA) Anadolu dilleri uzmanı Hititolog Prof.Dr. Emmanuel Laroche ve eşi Fotoğraf sanatçısı Jane Laroche ; 1972 yılında Uşak vilayeti Sivaslı kazası Selçikler kasabasını ziyaret eder.

Jane Laroche; Uşak veya Selçikler Kasabasında ne kadar fotoğraf çekti bilmiyoruz ama 1953-1969 arasında çektiği 150’den fazla fotoğraftan 1 tanesi Uşak Selçikler kaydı ile 2014 yılında ki Emmanuel Laroche sergisinde “Selçikler’de bir köylü kadın ve bebeği” ismiyle sergilendi.

Bu fotoğraf , Uşak ili Sivaslı Kazası Selçikler Kasabasından tavukçu Ali Bacak’ın eşi Pınarbaşı Köyü’nden Zekiye Bacak ve oğlu Osman Bacak’ın 1972 yılında çekilmiş hatırasıdır.

Laroche Çifti Uşak Selçikler Kazısında

Selçikler kasabasında Arkeolog Nezif Fıratlı tarafından 1966 yılında başlatılan Sebaste Kazısı; Uşak bölgesinin ilk resmi kazısı olup yerli ve yabancı arkeologların ilgisini çekmiştir.

Nezif Fıratlı Sebaste Kazısında ,kiliseler kompleksi bularak bölgenin Roma Döneminde önemli bir dini merkez olduğunu ortaya çıkarmıştı.

Nezih Fıratlı tarafından yürütülen Selçikler kazısı buluntuları üzerine yapılan Bizans bazilikasının rölöve çizimi-Sağ köşede 'Ü. İzmirligil, 1974' yazıyor
Nezih Fıratlı tarafından yürütülen Selçikler kazısı buluntuları üzerine yapılan Bizans bazilikasının rölöve çizimi
Prof.Dr.Emmanuel Laroche-Jane Laroche çifti Türkiye’ye ilk araştırma gezilerini 1950 yılında yapmıştı.Prof.Dr.Emmanuel Laroche; Anadolu’daki örenyerlerini ve müzelere geziler düzenleyip notlar alırken eşi Jane Laroche ise bu yolculuklarda dönemin Türkiye’si üzerine değerli belge niteliğini taşıyan fotoğraflar çekmekteydi.

Prof.Dr.Emmanuel Laroche-Jane Laroche çifti Türkiye’ye ilk araştırma gezilerini 1950 yılında yapmıştı.Prof.Dr.Emmanuel Laroche; Anadolu’daki örenyerlerini ve müzelere geziler düzenleyip notlar alırken eşi ise bu yolculuklarda dönemin Türkiye’si üzerine değerli belge niteliğini taşıyan fotoğraflar çekmekteydi.

Prof.Dr.Emmanuel Laroche ve ekibi 1968 yılında toprak yollarda başlarına gelen lastik patlamaları ve arızalarla (tek bir yolculukta 13 kez!) başa çıkabilmek amacıyla aynı model iki arabayla ve bunların ortak yedek parçalarıyla Strasbourg’dan yola çıkarlar.

Söz konusu araştırma gezisi, kaya anıtlarını ve hiyeroglif yazıtları gün doğarken inceleyebilmek için Karadağ’ın zirvesine geceleyin tırmanma gibi oldukça çetin bölümler de içermektedir.

Jane Laroche; Paris’teki Türk Turizm Ofisi'nin eski müdürü Mukadder Sezgin'in yardımıyla 1972’de Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Jane Laroche’a Türkiye müzeleri ve örenyerlerinde fotoğraf çekmesi için izin verilmesiyle gezilerde kolluk kuvvetleriyle arasıra yaşanan fotoğraf sorunu kalkıyordu.

Jane Laroche; Paris’teki Türk Turizm Ofisi’nin eski müdürü Mukadder Sezgin’in yardımıyla 1972’de Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye müzeleri ve örenyerlerinde fotoğraf çekmesi için izin verilmesiyle gezilerde kolluk kuvvetleriyle arasıra yaşanan fotoğraf sorunu kalkıyordu.

Hititoloji’nin Temel Metinleri

Prof.Dr.Emmanuel Laroche; Fransa’nın ilk Hititoloji Profosörü olup her şeyden önce bir dilbilimcidir. Bilim çevrelerinde adının ilk duyulması, Hititçenin Hint-Avrupa dilleri ailesine aidiyeti üzerine İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından yayımladığı eserlerle oldu.

Hititoloji’nin temel metinleri olan Revue Hittite et Asianique’te “Études de vocabulaire” (Sözcük dağarcığı araştırmaları) , Dictionnaire de la langue louvite (Luvi Dili Sözlüğü) ve “Notes de linguistique anatolienne” (Anadolu dilbilimi üzerine notlar) başlıklı diziler halinde birçok çalışması yayımlanmıştır.

Laroche Çiftinin Türkiye Sevdası

Jane Laroche; Paris’teki Türk Turizm Ofisi’nin eski müdürü Mukadder Sezgin’in yardımıyla 1972’de Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye müzeleri ve örenyerlerinde fotoğraf çekmesi için izin verilir. Türkiye’yi tanıtmak amacıyla ülkenin dört bir yanında çektiği saydamlarla resimlediği sayısız konferanslar verir.

Türk tarihine, özellikle de Osmanlı kaptan-ı deryası Barbaros Hayreddin Paşa’ya büyük ilgi duymaktadır.Ayrıca çağdaş Türkiye üzerine, özellikle de çoğu yok olma sürecine girmiş olan halk geleneklerini ele alan daha geniş kitlelere yönelik kitaplar ve makaleler de kaleme alır.

Anadolu Türk Kadını

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir