Banaz ilçesinin İsmi Nereden Geliyor?

 Uşak ilininde en kalabalık nüfusa ,en fazla orman alana ,en çok gölete ve en sulak arazisine sahip ilçesi Banaz ilçesinin isim kaynağı hakkında neler yazılmış neler söylenmiştir?

Banaz ilçesinin yerleşim tarihi yapılan arkeolojik yüzey araştırmaları sonucunda Sürmecik mevkiinde ortaya çıkan bilgiye göre günümüzden 200 bin yıl öncesi yontma taş çağı olarak da adlandırılan paleolitik döneme kadar uzanmaktadır.

Banaz kazasının kaza merkezi ; Şu an Banaz köyü olarak anılan muhitte ilk yerleşim olup sonraları Banaz çayı istikametinde genişleyip Banaz nehri karşısında ki İslam köy üzerine geçmiş daha sonraları da tren yolu inşaasıyla birlikte istasyon çevresine nakl olunmuştur.

Banaz İsim Kaynağı Üzerine Efsaneler;

Banaz ilçesinin isimlendirmesine ait halk ağzından aktarılan rivayetler olmasına karşın tarihi yazılı kaynaklardan aktarılan kesin bir bilgi yoktur.
Banaz ilçesinin isim kaynağı hakkında anlatılan hikayeler;
  1. Sivas ili çevresinde yaşayan büyük ve kalabalık bir ailenin Anadolu’da çıkan isyanlar sonucu Banaz’a gelmeleri ve bu üç kardeşin Banaz köyünün kurucuları addedilmeleri, ayrıca bu kardeşlerin lakaplarının “Barnaz” olarak bilinmesi ve zamanla barnaz lakabının Banaz’a dönüşerek bu yerleşime isim isim olması …….

  2. İkinci rivayete göre ise bu üç kardeş arazi paylaşımı sırasında kendilerine düşen payı az bularak “Bana az”, benim ki az, diyerek bitip tükenmez tartışmaları sonunda, buranın isminin Banaz olarak anılması……

olarak halk ağzında nesilden nesile aktarılarak gelmiştir.

Banaz isminin Antik Roma Şehri “Panasion”dan Geldiği İddiası:

Türkiye’nin en itibar gören Toponomi(yer adı bilimi) araştırmacılarından Bilge Umar; Banaz isimlendirmesinin Antik Roma şehri Panasion üzerine kurulmasıyla Türkçe’ye Banaz teleffuzuyla geçerek söylenegeldiğini iddia eder.

Umar; Osmanlı tarihçisi Donald Edgar Pitcher’in “Osmanlı İmparatorluğu’nun Tarihsel Coğrafyası “isimli eserinde: “ Banaz Köyü’nün adı Bizans çağında, Rum ağzında Panasion biçiminde kullanılıyordu.” demesini referans alır.

Pithcher ise bu iddiası için ; Ünlü Bizans Tarihçisi Denizli/Honaz doğumlu Nicetas Choniates ‘ın 1118 ile 1207 yılları arası tarihi olayları ve Banaz yöresinin Türk hakimiyetine girdiği Miryakefalon Savaşı dönemini anlattığı “ O City of Byzantium “eserini referans alır.

Nicetas Choniates ‘ın “ O City of Byzantium “eserinde anlattığı üzere ;
“1071 Malazgirt savaşından sonra Bizans’ın Selçuklular karşısında uğradığı ikinci büyük hezimet olan Myriokephalon savaşı sonrasında Bizans kralı I. Manuel Komnenos bir barış antlaşması imzalar. Sonra bu anlaşmanın şartlarına uymaması üzerine Selçuklu-Bizans çatışmaları yeniden başladı. II. Kılıç Arslan, kaynaklarda Atapakes olarak geçen bir Selçuklu beyini 24.000 kişilik bir kuvvetin başında kıyı bölgelerine kadar tüm Menderes havalisini tahrip etmekle görevlendirdi. Daha sonra kıyı bölgelerini yağmalayan Atabeg’in bu harekâtını öğrenen I. Manuel, yeğeni Ionnes Vatatzes ile birlikte Bizans komutanlarından Konstatinos Dukas ve Mikhail Aspiatis kumandasında bir orduyu bölgeye gönderdi. Bizans ordusunun birkaç başarılı savaşından cesaret alan Bizans kralı I. Manuel Komnenos 1178 yılında Türkler üzerine bizzat bir sefer düzenledi. Önce Banaz (Panasion) yakınında çadır kuran Türkler üzerine giden İmparator ardından Lakerion(Dazkırı)’da bulunan Türklere saldırdı. Ancak bu teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı. Zira I. Manuel’in düşmanın durumunu öğrenerek kendisine bildirmesi için önden gönderdiği Katides adlı komutanı Türklere İmparator’un ordusuyla yakında olduğunu söylemiş ve bunu haber alan Türkler bölgeden ayrılmışlardı. I. Manuel süratle Türklerin peşine düştüyse de onları yakalayamamış ve böylece Türkleri kolayca ele geçirme planı suya düşmüştü. 1182 yılında Uluborlu ve Kütahya’yı ele geçiren Selçuklu kuvvetleri Denizli ve Alaşehir çevresindeki tüm bölgeleri de kontrol altına almışlardı “

Umar’ın iddiasına göre Panassion kentinin tarihi Roma döneminden de eskilere Anadolu’ nun bilinen en eski halkı Luviler dönemine kadar gider.

Umar; Luvi dilinde ki Pa(nehir),wana(-sal) ve assa(şehir) kelimelerinin bir araya gelmesinden oluşan Pa-(wa)na-(a)ssa(Irmaksal/sulak şehir anlamında ) kelimesinin evrilmesiyle Roma diline “Panasion”olarak geçtiğini söyler. Bu iddiayı destekler mahiyette hiçbir arkeolojik veri bulunmamaktadır. Oysa ki Luvi dili konuşan Hitit devleti döneminde Banaz Nehri “Senarus”olarak isimlendirilmektedir.

Bu kaynaklarda gördüğümüz Panasion isminin; Bizans devleti tarafından 1100 lü yıların başında Balkanlar’dan getirilerek Meander (Menderes) vadisi ve Frigya bölgelerine (yani İç Batı Anadolu’ya) yerleştirilen Kuman-Kıpçak-Peçenek Türkleri tarafından yerleştikleri bölge olan Banaz bölgesine verilip verilmediği bilinmemektedir.

Banaz kelimesinin Sözlük Anlamı:
Banaz ( بناز ) kelimesi sözlüklerde;

  1. Türkiye Türkçesi ağızlarıyla ilgili olarak Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’nde Banaz ( بناز ) kelimesi ;

  • Darmadağın, karmakarışık

  • Kuvvetli rüzgâr

  • Akarsuyun yüzmek için derinleştirilmiş yeri, su birikintisi

  • Sersem, beceriksiz, aklı ermez

   

     2.           Türkiye Türkçesi ağızlarıyla ilgili olarak Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkiye Türkçesi Ağızları                        Sözlüğü’nde Banaz ( بناز ) olma kelimesi ;
  • Baş dönme, sendeleme
  • Şaşma
  • Deliye dönmek

 3. Türkçe’nin Kırgız lehçesinde “Barnas”kelimesinin anlamı “Çelik gibi kuvvetli”anlamında kullanılmaktadır.
           Kırgızca şehitlik için yazılmış savaş ağıtlarından birinde;

Som temir ele bilegim( Som demir idi bileğim)
Solkuldak boldu cürögüm( Titredi yüreğim)
Budurma barnas bilegim ( Çelik gibi kuvvetliydi bileğim)
Oñ kolum sınsa ceñim bar( Sağ elim kırılsa yenim var)
Emi sizdey kimim bar( Şimdi sizin gibi kimim var)

Banaz İsmi Taşıyan Yerleşimler:
Banaz ( بناز )ismini taşıyan yerleşim isimleri şunlardır;

  • Banaz Çandır köyü; Bolu ili, merkez ilçesine bağlı bir köy,

  • Banaz köyü; Bolu ili, Pazarköy beldesine bağlı bir köy

  • Banaz ilçesi; Uşak iline bağlı bir kaza yerleşimi

  • Banaz köyü; Uşak ili Banaz ilçesine bağlı bir köy

  • Barnas/Barenas şehri; Hindistan’ın Uttar Pradeş eyâletinde kutsal bir şehir

  • Barnaz/El-Barnaz kasabası; Suriye’nin Lazkiye şehri kırsalında bir kasaba

  • Banaz-ı Sufla(Yukarı Banaz) köyü; Malatya Sancağı Merkez kazası Kasaba nahiyesine bağlı şu an Konak Kasabası olarak anılan bir köy

  • Banaz ( Pánitsa ) mezrası; İzmir ili Menemen ilçesi Seyrekköy’e bağlı bir Rum mezrası

  • Barnaz Kazası; Aydın Sancağı kazalarından

  • Ambanaz köyü; Afyon ili merkez ilçesi merkez bucağına bağlı şimdiki adı Beyyazı olan bir köy

Banaz’ın Fetih Dönemi;
Banaz ve çevre ahalisinin Miryakefalon Savaşı sonrası Selçuklu devleti tarafından fethedilip Türk-İslam hakimiyetine girdiği dönemde iskan edilen Türkmen ahali tarafından isimlendirildiği muhakkaktır.

Miryakefalon Savaşı 1176 yılında Denizli’nin Çivril ovasında gerçekleşmişti. Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’un Türk varlığını Anadolu’dan silmek için hazırladığı büyük ordu Selçuklu hükümdarı II. Kılıçarslan tarafından yenilerek ağır bir barış antlaşması imzalanmıştır. Bir müddet sonra Bizans tarafının bu antlaşmaya uymaması sonucu Çivril-Dinar hattının Selçuklu komutanlarından Emir Sungur Selçuklu devletinden aldığı emirle Uşak-Kütahya hattında ilerleyerek bölgeyi günümüze kadar devam eden Türk-İslam hakimiyet sahasına dahil etmiştir.

Bölgede birçok yerleşim Selçuklu devletinin bu uçbeylerinin isimleriyle kurulmuştur.

Örnek; Afyon-Sandıklı; Emir Sanduk ,Uşak-İmrez köyü;Emir Aziz, Uşak-Emir(Karacaömer)köyü,…vs. gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Bu Selçuklu komutanları salt bir asker olmaktan öte, geniş halk kitlelerine önderlik eden aşiret liderleriydiler. Fethedilen yörelere isimlerini vererek ve maiyetindeki halkı yerleştirerek hakimiyet kurdular. Batı Anadolu bölgesine ilk ve en büyük Türkmen iskanını başlatan bu dönemde Uşak-Denizli-Fethiye hattında iskan edilen topluluğun kahir ekseriyetinin Salur boyundan veya Salur boyu önderliğinde hareket eden aşiretlerden olması önemlidir.

Banaz’ın İdari Statüsü;
Banaz’ın idari statüsü ; Germiyanoğulları dönemi kaza(ilçe) iken Osmanlı döneminde Kütahya sancağı Uşak kazası Banaz nahiyesi olarak devam etmiş,1855 yılında tekrar kaza olmuş,1876 yılında nahiyeliğe düşürülmesi ile Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna kadar devam etmiştir.

Yazılı Kaynaklarda Banaz:
Banaz isminin yazılı kaynaklarda ; ilk olarak Germiyanoğlu II. Yakub Bey döneminde 1421 yılında Uşak’a gelip yerleşen Bektaşi Şeyhi Hacım Sultanın hayatını anlatan “Hacım Sultan Menakıpnamesi”isimli eseri iledir.
Hacım Sultan Menakıpnamesi’nde Banaz isminin geçtiği hikaye şöyledir;

“Germiyan Beyi, Uşak taraflarında Susuz denilen ıssız ve çorak bir bölgeyi şeyhe yurt olarak verdi. Hacım Sultan bölgeyi kısa süre içerisinde mamur ve bayındır bir hale getirdi. Kerametleri ve başarıları ününün kısa sürede çevrede duyulmasını sağladı Bundan dolayı etrafında pek çok mürid toplandı. Kaynağın ifadesine göre o çağda Dervişler her yıl Muharrem ayının ıo’uncu günü ünlü İslam mücahidi ve kahramanı Seyyid Battal Gazi’nin Eskişehir’in Seyyid Gazi ilçesinde bulunan türbesini ziyaret edip kurbanlar kesmekte idiler. Çivril’ in gönül sultanları Bekçe Sultan(Beyce Sultan) ile Habib-i Acem’de her yıl Seyyid Battal Gazi’nin türbesini ziyaret etmekteydiler. İşte o ziyaretlerin birini daha eda etmeye giderlerken yolda Hacım Sultan’la karşılaşırlar. Kaynağa göre Bekçe ve Habib hazırlıklarını görüp Çivril’den yola koyulurlar. Banaz’a vardıkları zaman buradan geçen suyun şiddetinden dolayı geçemezler. Bu durum karşısında suyun akış şiddeti azalıncaya kadar beklerneye karar verirler. Ve gece kalacak bir yer araştırırlar. Tam bu sırada onların bu hali Kolu Açık Hacım Sultan’a malum oldu. Yanına en yakın müridi Burhan Abdal’ı alarak yola çıktı. Banaz suyu geçidine vardığında Germiyan İli’nin diğer erenleri ve dervişleri ile beraber Beyce Sultan ve Habib-i Acem’i suyun başında bulur. Onlara niçin beklediklerini sorar. Sel gelmesinden dolayı beklediklerini öğrenince Beyce ile Habib-i Acem’e dönerek ” Germiyan İli’nin olgun şeyhleri geçinmedesiniz, ulu seccadelerde oturmadasınız, yağlı kuyruklar yemedesiniz, el vermedesiniz, talipleri irşad etmedesiniz, ama bu sudan geçemiyorsunuz. Bu böyleyken yarın kıyamet günü bunca müridi, muhibbi Sırat köprüsünden nasıl geçireceksiniz?” dedi. Bu sözlerden sonra başındaki elifi tacı çıkardı ve suya tuttu.Su işaret ettiği yerden yarıldı ve erenler de geçtiler. Beyce Sultan ve Habib onun büyüklüğünü anladılar ve saygı gösterdiler. Birlikte Seyyid Gazi’nin türbesine ziyarete gittiler.”
eklemekte fayda var ;Hacım Sultan Menakıpnamesi’nde Banaz çayı için şeyh;
“Ey didar görmüş tertemiz su” Ey yaradılış görmüş saf su “”diye hitap eder.

Gök tanrıya inanan eski Türkler’de ve İslam dinine giren Türkler’de Yaratıcı/Allah önce suyu yaratmış ve suya nazar kılmıştır .Banaz suyuna, Suyun dünya başlangıcında yer alması, bütün canlıların sudan yaratılması suyun kutsallık kazanmasında önemli olmalıdır.

Pir Sultan Abdal’ın Banaz’ı:
Banaz ismini tanınır hale getiren 1588-1590 yılları arasında görev yapmış Osmanlı Rum (Sivas) beylerbeyi Deli Hızır Paşa tarafından idam edilen Osmanlı düzenine başkaldıran ünlü Alevi halk ozanı Pir Sultan Abdal’ın ağzından dökülen şu dizelerdir;

“ Bize de Banaz’da Pir Sultan derler
Bizi de kem kişi bellemesinler
Paşa hademine tembih eylesin
Kolum çekip elim bağlamasınlar .”

Pir Sultan Abdal’ın şiirinde geçen Banaz; doğum yeri olan Sivas’ın Yıldızeli ilçesi Çırçır bucağına bağlı Banaz köyüdür. Sivas’ın Yıldızeli ilçesinin Banaz köyünde doğan Pir Sultan Abdal’ın “Benim aslım Horasan’dan, Hoy’dandır” dizelerinden, atalarının Banaz’a, Horasan’ın Hoy kasabasından geldiği anlaşılmaktadır. Banaz köyü Anadolu’da Alevi-Bektaşi inancının en önemli tarihsel-inançsal merkezlerinden biridir.

Budistler’in Kutsal şehri Barnas;
Orta Asya’da kurulmuş kadim Türk Medeniyeti Uygur Devleti 7.yy da Budizm i resmi din kabul eder. Eski Uygurlar; Hindistan’daki Benares şehri için, Baranas-Balık demektedir. Barnas/Baranas şehri; Kutsal Buda’nın ilk vaazını verdiği yer( yakınındaki Sarnath Geyik Parkı ) olması ,Kutsal Ganj nehri kıyısında oluşu ve Budist mitolojinde kurulmuş ilk şehir olduğuna inanılması hasebiyle önemli bir haç merkezidir.

Bu şehrin günümüzdeki ismi Varanasi olarak anılmaktadır. Bu kutsal şehrin ismi olan “Benares”kelimesi Türkçe yazılı kaynaklara “Banaras/Baranas/Barnas/Barnaz/Banaz” şeklinde değişime uğratılarak Türkçe’nin fonetik yapısına uydurulmuştur.

Kaynakça;
  1. NIZAMI XUDIYEV QƏDİM TÜRK YAZILI ABİDƏLƏRİNİN DİLİ
  2. TURK KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ TÜRKLERDE KÖY VE ŞEHİR HAYATI/ (Göktürklerden Osmanlılara) Cilt : 1 Prof. Dr. Bahaeddin ÖGEL
  3. Eski Uygur Türkçesi sözlüğü. Caferoğlu,Ahmet. 1968. Türk Dil Kurumu.
  4. TÜRK DESTANLARINDA “SAYI” MOTİFİNİN DİNÎ YANSIMALARI Religious Reflections of the Numeric Symbol in the Turkish Epics Религиозный смысл символических “чисел” в тюркских эпосах Mehmet Alparslan KÜÇÜK
  5. Bilge UMAR-Türkiye’deki Tarihsel Adlar
  6. KIRGIZ HALK EDEBİYATINDA KOŞOKLAR (AĞITLAR) YÜKSEK LİSANS TEZİ Hazırlayan İsa ÇELEBİ
  7. KASTAMONU’DA ASA SULARI1 ** ASA WATERS IN KASTAMONU Gülten KÜÇÜKBASMACI **
  8. XVi. YÜZYıLDA MALATYA KAZASıNDA VAKIFLAR VE VAKıF GÖREVLİLERİ Yrd. Doç. Dr. Göknur GÖGEBAKAN*
  9. Süleyman Dilsiz, Yeşil Külçe Banaz, Tarih, Nisan, 2005
  10. çivRİLLİ tKi TÜRKMEN DERVİşİ BEYCE SULTAN VE HABİB-İ ACEM* Yrd. Doç. Dr. İlhan ERDEM
  11. HACI BEKTAŞ VELÎ’NİN YOL ARKADAŞI KOLU AÇIK HACIM SULTAN VE VELAYETNÂMESİ Tufan Gündüz
  12. BİLGE UMAR TÜRKİYE’DEKİ TARİHSEL ADLAR
  13. SELÇUKLU-BİZANS MÜNASEBETLERİ (1116-1308) DOKTORA TEZİ Hazırlayan Yusuf AYÖNÜ
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir