Altay Futbol Kulübünün Efsane İsmi Hamit Aslan

Hamit Aslan ; Türkiye ve Uşak futbol tarihine ismi altın harflerle yazdıran Türkiye A Milli Futbol Takımının ilk milli futbolcularından, Altay Futbol Kulübü Kaptanı ve Uşak Turan İdman Yurdu Teknik direktörü olarak yıllarca hizmet vermiş “Baba Hamit” namıyla anılan büyük bir futbol efsanesidir.

Hamit Aslan ; Altay Futbol Kulübü Kaptanı ve Uşak Turan İdman Yurdu Teknik direktörü olarak yıllarca hizmet vermiş "Baba Hamit" namıyla anılan büyük bir futbol efsanesidir.

Profesyonel futbolu bıraktıktan sonra Uşak Tren İstasyonunda memur olarak çalışmaya başlamış. Uşak Tren İstasyonunda ki işinin yanında futbola devam edip Uşak Turan İdman Yurdu Teknik Direktörü ve futbolcusu olarak birçok şampiyonluk yaşamıştır. Uşak kazasında futbol kültürünün profesyonelleşmesini sağlayan önemli isimlerdendir.

Günümüz futbol taraftarının hatırlamasının pek mümkün olmadığı tarihlerde Kurtuluş Savaşını takip eden yıllarda Türkiye’ nin en büyük futbolcularından biridir. Ne yazık ki nerede doğdu? Nerede öldü? Ailesi kimlerdi?….gibi bir sürü soru cevapsız kalmaktadır. Tarihte bu ölçekte iz bırakmış bir isimin biyografisinin çalışılmamış olması üzücüdür.

Hamit Aslan’ı Büyük Yapan İşleri Nelerdir?

Hamit Aslan’ı büyük yapan işleri şöyle sıralayalım;

  • I. Dünya Savaşında Osmanlı Ordusunda İngilizlere karşı savaşıp esir düştükten sonra mütareke sonrası yurda dönmüş bir subaydı.
  • Anadolu’da Sevr Anlaşması sonrası Milli Mücadeleye katılıp Fahrettin Altay komutasında İzmir’e ilk giren birliklerde yer alan piyade yüzbaşısıydı.
  • Kuvayı Milliye hareketinin başlamasını sağlamış ve İzmir’in Yunanlılar tarafından işgaline karşı koyan kadro içinde yer almıştır.
  • Altay Futbol Takımının Türkiye Cumhuriyeti döneminde ki ilk kaptanı idi. Türkiye’de takım kaptanlığı görevini en uzun yapan oyuncuların başında Hamid Arslan gelir. Taraftar onu “Baba Hamit” diye anmaktaydı.
  • Oynadığı dönemde Türkiye’nin en iyi defans oyuncularından idi.
  • Türkiye’nin ilk deplasman maçını yapan Altay Futbol Kulübü kadrosunda yer aldı.
  • Türkiye Cumhuriyetinin ilk A Milli Futbol Takımıyla Türkiye Cumhuriyetinin katıldığı ilk olimpiyat olan 1924 yılında düzenlenen Paris Olimpiyat Oyunlarında A Milli Futbol Takımı kadrosunda bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyetinin ilk A Milli Futbolcuların dandır.
  • İzmir Şehri’ nden Türkiye A Milli Futbol Takımına seçilen ilk futbolcudur.
  • Türkiye Cumhuriyetinin ilk spor yazarlarından olup Sada-i Hak ve Anadolu gazetelerinde yazmıştır.
  • Profesyonel futbolu bıraktıktan sonra Uşak Tren İstasyonunda memur olarak çalıştığı dönemde Uşak Turan İdman Yurdu Teknik Direktörü ve futbolcusu olarak birçok şampiyonluk yaşadı. Uşak kazasında futbol kültürünün profesyonelleşmesini sağlayan önemli isimlerdendir.
  •  Hamid Arslan’ın görev yaptığı sürede Altay’ın tüm spor branşlarında yer alması nedeniyle onu örnek bir idareci olarak tanımlar.
  • Altınordu Spor Kulübünün kurucuları arasında başı çekmektedir.

Altay İdman Yurdu ve Kuvvai Milliye İlişkisi Nedir?

İzmir şehri değişime ve gelişime açık yapısı ile Osmanlı Devleti’nde ilklerin yaşandığı bir şehir olmuştu ve bu özelliğini spor alanında da sürdürdüğü görülür. Birinci Dünya Savaşı’ndan evvel kurulan ve İzmir’deki ilk Türk spor kulübü olma özelliğine sahip olan Karşıyaka Mümarese-i Bedeniye Kulübü (1912) ile bilhassa futbolda şehrin en kuvvetli takımı haline gelen Altay İdman Yurdu (1914) kulüpleri Türklerin spor alanındaki temsilcileri konumundaydı.

Altay, 16 Ocak 1914’te Altay İdman Yurdu adı altında kurulmuştur. Osmanlı’nın çöküş devresinde ve cumhuriyete doğru, Türk Milliyetçiliği temelli olarak kurulan kulübün adının “Ergenekon veya Turan” olması düşünülmüş ama “Altay” üzerinde karar kılınmış. Öyle ya; madem şehirdeki Rumlar kendilerini Yunanlıların ve İonya’nın torunu sayıp Apollonia gibi isimler seçiyordu da, Türklerin ne eksiği vardı! Altay, Türk Milliyetçiliği düşüncesi ile İzmir’deki Müslüman Türkler üzerinde bir katalizör görevi görmüştür. Şehre giren ordunun komutanı olan Fahrettin Paşa’ya “Altay” soy isminin verilmesi bile, Altay’ın ifade ettiği moral değerler üzerinde düşünmeyi gerektirir. Altay Kulübünün kuruluş hikayesi incelendiğinde İttihad ve Terakki Fırkası ve milliyetçi çevrelerin ortaya koyduğu İzmir Futbolunun “millileştirilmesi” projesinin spor sahalarındaki karşılığı olduğu görülebilmektedir.

Altay, yalnız sporumuzun gururu değil, Türk milli mücadelesinin de atar damarı oldu. Mondoros Mütarekesi döneminde döneminde oyuncularının büyük bir bölümü Milli Mücadele’ye katılmıştır. 9 Eylül 1922 tarihinde şanlı ordumuz Yunanistan kuvvetlerini püskürtürken sonra, soyadını Altay’dan alan süvari alayı ile İzmir’e giren Fahrettin Altay Paşa, Konak’taki vilayet binasına Türk Bayrağı’nı astıran kumandan olmuştur. 23 Nisan 1920’de ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mebuslarıyla Atatürk’ün yanına koşan, onunla Cumhuriyet’in kurucusu olan Altay, çok partili hayata geçişte de tarihte yerini alıp Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli rol oynadı. Altay’ın kalesini koruyan Başbakan Adnan Menderes, Altaylılara İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde kucak açan Celal Bayar ile kader birliği yaptı. Menderes’in futbol oynadığı yıllarda kulübün başkanı, şimdiki AP’nin kurucularından olan Şinasi Osman’ın babası gazeteci Halil Zeki Bey’dir. 

Piyade Subayı Gazi Hamit Aslan Altay Futbol Takımı Macerası Nasıl Başladı?

9 Eylül’de İzmir’e giren Fahrettin Paşa komutasındaki kuvvetler birliğinde yer alan Milli Mücadele ve Kurtuluş savaşında kahramanlıklar gösteren bir askerdir.

Hamid Arslan; Kurtuluş Savaşından sonra terhis oldu ve İzmir’e yerleşti. çok iyi futbol oynadığı için çok sevdiği detay kulübünün formasını giydi. 1923 yılında bir ağabey olarak futbol takımının yönetimini ele aldı. Altay’ın idman yurdu ismini değiştirmesinden sonra Altay’ın çubuklu formalarını yunan tutsaklarına sarı kışlada diktirdi. Mükemmel bir ağabey, takım kaptanıydı. Kulübün her şeyi ile o meşgul oldu. futboldaki başarısı ile milli takıma alındı. İzmir’den milli takıma alınan ilk futbolcudur.

İzmir Altay Spor Tarihi-1975-Acargil Matbaası

Hamid Arslan, otoriter bir kişiliğe sahip olduğundan sadece sahadaki futbolcular değil seyirciler üzerinde de etkisi vardı. rivayete göre bir maçta çok fazla gürültü eden seyirciler yüzünden topu bir süre ayağında tutmuş ve tribündeki küfürleri susturmuştu.otoriter olduğu kadar arkadaşlarının da saygıyla andığı bir kaptandı.

Altay Futbol Takımı Kaptanı Hamit Aslan ve Atatürk

Altay Futbol Takımı ,futbol tarihimizde deplasmanda maç oynayan ilk Türk takımıdır.Altay 1923 Yılında başkent Ankara’ya davet edilerek bir dizi başarılı müsabaka yapmıştır.

Altay Futbol Takımının 16 Kasım 1923 yılı Cuma gecesi Ankara’ya yaptığı bir seyahat sırasında, kafile Ankara’nın meşhur Karpiç lokantasında yemek yerken, Gazi Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa lokantaya gelirler.

Yemekte Altay kafilesinin şık giyimi ve nezaketi Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın dikkatini çeker. Bir ara futbolcu Hasan Yanık, Aydın Efesi ve Zeybek oynar. Atatürk, Hasan Yanık ve kaptan Hamit Aslan’ı masasına davet ederek Altay için iltifatkâr sözler söyler. Atatürk ve İsmet Paşa ile Altay’ın ilk tanışması böyle olur. 

14 Ekim 1925 günü ise Altay için özel bir gündür. Gazi, İzmir’e gelir ve Altay Futbol Takımını ziyaret eder. Kordon’da ki Türk Ocağı binasında Altay’ın 9 Eylül kupasını gören Atatürk; ‘‘Aferin çocuklar, kupa da kazanmışlar’’ der. “Atatürk, iltifatkâr sözleri ile Altay’ın faaliyetlerini takım kaptanı Hamit Aslan’a sorar. Aldığı cevaplardan çok memnun olan Gazi, kulüp defterine şunları yazar:

‘‘Altay Spor Kulübünde tanıdığım gençlik iftihara şayandır. Bu gençlik muvacehesinde istikbalin kuvveti ve saadeti en bariz görülmektedir.’’

Türkiye A Milli Futbol Takımını tarihindeki ilk galibiyeti- 1 Mayıs 1925 yılı Bükreş'te Romanya'ya karşı
Türkiye A Milli Futbol Takımı 1 Mayıs 1925 yılı Bükreş’te Romanya’ya karşı-Hamit Aslan orta sırada kalecinin arkasında

Altınordu Futbol Takımının Kuruluş Nedeni Hamit Aslan mı?

Altınordu Futbol Kulübü; Altay Spor Kulübü’nden ayrılan Dönertaş grubu tarafından 1923 yılında kurulmuştur. Bu konuda ihtilaflı bilgiler mevcut olmakla birlikte ;

Altınordu’nun kurulmasına vesile olan olay Altay’ın centilmenlik anlayışı ve bundaki ısrarını sürdürmesi olarak gösterilmektedir. Olayın aslı 1923 yılındaki bir Ankara seyahatinde Genel Kaptan Edip Bey ile futbol takımının kaptanı Hamit arasındaki sürtüşmeye dayanmaktadır.

Altay’ın kurucuları, futbolcular ile hep beraber bir hatıra fotoğrafı çektirmek istemektedirler. Altay’da bir gelenek olarak kravat takmak, kıyafetin düzgün olası istenmektedir. Kulüp çevrelerince kravat takmayan ve kıyafeti düzgün olmayan yönetici ve sporculara iyi gözle bakılmamaktadır. Fotoğrafın çekileceği gün takım kaptanı Hamit ve birkaç arkadaşının kravatsız olmaları neticesinde bu kişiler ile yönetim arasında bir gerginlik baş gösteriyor. Gece yemek yeniyor, Altay’ın kurucuları Altay’ı temsilen Genel Kaptandan kulübü temsilen Ankara’da bir konuşma yapmasını istiyorlar. Bunun üzerine Hamit ve arkadaşları güceniyor ve İzmir’e dönünce Altay’dan ayrılarak 1923 senesinde Altınordu Spor Kulübü’nü kuruyorlar.

Odatv.com-İttihat Terakki ve Cumhuriyet Osmanlı’ya karşı-08.09.2014

Milli Mücadele’ye katıldığı için kısıtlı olarak çalışmalarını sürdüren Altay Spor Kulübü’nün, yeni Cumhuriyet ile beraber gücünü daha da sağlamlaştırıp İzmir’in en önemli spor kulübü haline gelir. Fikir ayrılıkları nedeniyle Altay Spor Kulübünden ayrılan sporcular 1924’te Altınordu ve ertesi yıl Göztepe spor kulüplerini kurmuştur.

Hamit Aslanın Milli Takıma Alınması

Hamit Aslan; 1924 Olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapacak olan Paris’e gidecek Türk Milli Futbol Takımının başına Billy Hunter İskoç Teknik Direktör Billy Hunter getirildi. Türkiye’ye gelen ilk yabancı antrenörler 4 Mart 1924 günü futbol branşı için İskoçyalı Billy Hunter, güreş branşı için Macar Raol Peter; 6 Nisan 1924 atletizm branşı için gelen Amerikalı Mr. Tobin oldular.

Billy Hunter; 1924 yılında Bütün futbol mıntıkalarından Eskişehir’ de yapılacak seçmelere en iyi futbolcularını yollamaları istemiştir.Hamit Aslan, 1924 yılı Mart ayı içerisinde İzmir’de yapılan seçmelerde İzmir’i temsil edecek kadroda yer alır.

4 Mayıs-27 Temmuz 1924 tarihleri arasında düzenlenen Paris 1924 VII. Olimpiyat Oyunları’na gruplar halinde giderek katılan Türk sporcular 19 futbolcu, 11 atlet, 5 güreşçi, 3 bisikletçi, 2 halterci ve 1 eskrimciden oluşuyordu. 

Eskişehir’deki İstanbul karması ile karşılaşan İzmir karması maçta 1-0 öne geçmesine rağmen ilk yarının ve ikinci yarının sonlarında yediği gollerle maçı 3-1 kaybetti.

Türkiye İdman Mecmuası, 3 Nisan 1340, S.41, s.150-151.
10 Nisan 1925 günü (95 yıl önce bugün) İstanbul Taksim Stadı’nda Bulgaristan’la ilk kez oynayan ve maçı 2-1 kazanan milli futbol takımımız.
Ayaktakiler : Kadri Göktulga (FB), Bedri Gürsoy (FB), Alaaddin Baydar (FB), Ali Gençay (GS), Mehmet Leblebi (GS), İsmet Uluğ (FB), Sabih Arca (FB), Hamit Arslan (Altay), Zeki Rıza Sporel (FB)
Oturanlar : Nedim Kaleci (Altınordu), Nihat Bekdik (GS)
(Türk Futbol Tarihi Cilt 2-TFF Yayınları)
10 Nisan 1925 günü (95 yıl önce bugün) İstanbul Taksim Stadında Bulgaristan’la ilk kez oynayan ve maçı 2-1 kazanan milli futbol takımımız.
Ayaktakiler : Kadri Göktulga (FB), Bedri Gürsoy (FB), Alaaddin Baydar (FB), Ali Gençay (GS), Mehmet Leblebi (GS), İsmet Uluğ (FB), Sabih Arca (FB), Hamit Arslan (Altay), Zeki Rıza Sporel (FB)
Oturanlar : Nedim Kaleci (Altınordu), Nihat Bekdik (GS)
(Türk Futbol Tarihi Cilt 2-TFF Yayınları)

Bu sonuca rağmen Türk milli takımı antrenörü Billy Hunter Altay’dan Hamid, Burhan ve Altınordu’dan Ziya beyleri milli takım kadrosuna dahil ederek İzmirli futbolcuların başarısını tasdiklemiş oldu.

“Eskişehir’de İzmir Sporcuları”, Sada-yı Hak, 27 Mart 1924.

Hamit Aslan; Türkiye Cumhuriyetinin ilk milli futbolcularından ve İzmir’in ilk milli futbolcusu olmuştu. Paris 1924 Oyunlarının ilginç anılarından biri A Milli Futbol Takımımızın 8 Nisan 1924 günü Galata Rıhtımından kalkan bir şileple Fransa’ya gidişiydi. Oyunlara katılınması genç Türkiye Cumhuriyeti’nin tanıtımı, sporcuların deneyim ve görgülerinin artması bakımından yararlı oldu. Paris 1924 Olimpiyat Oyunları, Türkiye Cumhuriyeti’nin katıldığı ilk oyunlardı

Hamit Aslannın Milli Takım Karnesi

Hamit Aslan; 5 kez oynadığı milli takımda şayanı dikkat olan husus takımımızın hep zaferden zafere koşmasıdır.

Organizasyon TürüEv Sahibi TakımSkorMisafir TakımTarihMüsabaka Kategorisi
ÖZEL MAÇROMANYA1-2TÜRKİYE01.05.1925A Milli
ÖZEL MAÇTÜRKİYE2-1BULGARİSTAN10.04.1925A Milli
ÖZEL MAÇPOLONYA2-0TÜRKİYE29.06.1924A Milli
ÖZEL MAÇESTONYA1-4TÜRKİYE19.06.1924A Milli
ÖZEL MAÇFİNLANDİYA2-4TÜRKİYE17.06.1924A Milli
Hamit Aslan’ nın Milli Takım Maçları

Hamit Aslanın Karakteri Nasıldır?

Hamit Aslan; Türk Futbol tarihinin erken devirlerinde futbol performansı ve karakteriyle örnek bir sporcu olmuştur.

Hamit Aslan yalnız Altaylıların değil tüm İzmirlilerin sevip saydığı, hürmet beslediği bir sporcuydu. otoriter olduğu kadar arkadaşlarının da saygıyla andığı bir kaptandı.

Bir maçta Hamit Aslan oynarken tribünlerde seyirciler çirkin tezahürat yapınca topu ayağında tutup oyunu durdurmuştu. Onun bu hareketi tribünleri bir anda susturdu. Hamit Aslan yıllarca Altay’ı yönetti ve oynadı.

İzmir Altay Spor Tarihi-1975-Acargil Matbaası

Hamit Aslan’ın hayat hikayesinde İzmir önemli bir yer tutar. Genç yaşında Altay kaptanlığını üstlenen Hamit Aslan, 9 eylül’de Fahrettin Paşa komutasında İzmir’ e giren orduda teğmen olarak görev yapıyordu. Birinci Dünya Savaşı’nda bulunmuş, İngilizlere esir düşmüş, mütareke döneminden sonra milli mücadele’ye katılmıştı. Savaş bitiminde İzmir’ e yerleşen ve futbolu çok iyi oynayan Hamit aslan, hemen Altay’ a katıldı. Liderlik vasıfları onu kısa zamanda kaptanlığa getirdi. Aslında onunki tam bir başarı öyküsüydü. Kısa sürede futbolda bu kadar kariyer yapmak ve üstelik milli olmak o devirde zor görülen olaylardandı.

Altay’ a katılmasından hemen hemen bir buçuk yıl sonra milli takıma seçildi ve 1924’ te İzmir’den Türkiye A Milli Futbol Takımına seçilen ilk milli futbolcu olma şerefine nail oldu. 1924 Paris Olimpiyatlarında, 17 haziran 1924’ te Helsinki’de oynanan Türkiye -Finlandiya maçında yer aldı. Finlandiya ile oynanan maçta milli takımın savunmasında görev üstlenmişti. 4-2 Türkiye’nin galibiyeti ile biten maçta Hamit Aslan, Galatasaraylı Nihat ve Fenerbahçeli İsmet’le iyi bir haf hattı meydana getirmişti.

Hamit Aslan’ın oynadığı diğer bir milli maç ise Estonya maçıydı. Tallinn’de (Reval) 19 haziran 1924’ te oynanan maçta da Hamit orta haf olarak görev yapmıştı. Milli formayı beş kez giyen aslan, otoriter bir kişiliğe sahip olduğundan sadece sahadaki futbolcular değil seyirciler üzerinde de etkisi vardı. Rivayete göre bir maçta çok fazla gürültü eden seyirciler yüzünden topu bir süre ayağında tutmuş ve tribündeki küfürleri susturmuştu. Altay’ da görev yaparken genç oyuncuları desteklemiş, onların takımda yer almalarını sağlamış, 1923’teki Altınordu bölünmesinden sonra ikinci takımda oynayan Vahap ve birkaç oyuncunun birinci takıma alınmasına ön ayak olmuştu. 1925 yılında Bulgaristan’ ı İstanbul Taksim Stadında 2-1 yenen kadroda da yer alan Hamit Aslan tüm İzmir’de sevilen bir futbolcuydu. çeşitli kulüplerdeki futbolcular için o yalnız Altay kaptanı değil iyi bir ağabeydi de.

Orhan Berent-Altay – Alsancak’In Sakini-2014

Hamit Aslanın Uşak Günleri Nasıl Başladı?

Hamit Aslan; Altay Spor Kulübünde profesyonel futbolu bıraktıktan sonra 1931-32 yıllarında Devlet Demiryolları ve Limanları İdaresi Umumiyesi Uşak Tren İstasyonunda memur olarak çalışmaya başlamıştır. Uşak kazası bu yıllarda Uşak Türk Ocağı ve sonrasında Uşak Halk Evi öncülüğünde sporda adını tüm ülkeye duyurmaya başlamıştı.

1933 yılı Uşak şampiyonu Gençlerbirliği Balıkesir'de grup maçlarında. Solda Uşak  Turan İdman Yurdu hocası, oyuncusu, fahri üyesi ve 1924 yılı ilk Milli futbolcularımızdan İzmir ALTAY takımı efsane kaptanlarından Hamit Aslan
1933 yılı Uşak şampiyonu Gençlerbirliği Balıkesir’de grup maçlarında. Solda Uşak Turan İdman Yurdu hocası, oyuncusu, fahri üyesi Hamit Aslan

Hamit Aslan Uşak’ ta da futboldan uzak kalamayacak ve Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ) tarafından 1925 yılında kurulan Uşak mıntıkasına bağlı Uşak Turan İdman Yurdu Takımında futbolcu ve teknik direktör olarak görev alacaktır. Hamit Aslan’ın Uşak Tren İstasyonuna memur olması sonrası olaylar şöyle gelişir:

Hamit Aslan , 1928 yılında Uşak Gar Müdürlüğünde görev yapmaktadır. Yabancı bir ilçede yabancılığın verdiği yalnızlık ile Uşak ‘ın çarşı meydanında dolaşırken Hacı İncelerin Mehmet tarafından tanınır. Hacı İncelerin Mehmet ile kulüp binasına gelen Hamit Aslan, kulüp yöneticileri tarafından Turan İdman Yurdunda oynama ve takımı çalıştırma konusunda ikna edilir. Artık Hamit Aslan, 1928 yılında yeni federe olmuş olan Turan İdman Yurdu Kulübünün hem kaptanı hem de antrenörüdür. Bu tesadüf aslında Uşak futbolu için önemliydi. O dönem için İskoç antrenör Billy Hunter ‘in öğrencisi olmuş, böylesine deneyimli bir kişinin Uşak’ta olması büyük şanstı.Uşak bu şansı iyi kullandı. Hamit Aslan, Uşak’ta kaldığı sürece, sadece Turan İdman Yurdu Kulübü gençlerine değil, var olan tüm kulüp gençlerine omuz verdi.Uşak futboluna gücü oranında katkı sağladı.Uşak futbolunu dağınıklıktan kurtardı,sistemli hale getirdi.

Yaşar Kayacık1922den Günümüze Uşakta Futbol-2014
Müellifi Ömer Aşçı

© Copyright www.usaktayiz.com tüm hakları saklıdır. Kod, haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları www.usaktayiz.com.tr‘a aittir. www.usaktayiz.com sitesinde yer alan bütün yazılar, materyaller, resimler, ses dosyaları, animasyonlar, videolar, dizayn, tasarım ve düzenlemelerimizin telif hakları 5846 numaralı yasa telif hakları korunmaktadır. Bunlar www.usaktayiz.com ‘un yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz. İzinsiz ve kaynak belirtilmeksizin kopyalama ve kullanımı yapılamaz. www.usaktayiz.com ‘daki harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.usaktayiz.com ‘da hiçbir bildirim yapmadan, herhangi bir zaman değişikliğe gidebilir. Bu sitedeki bilgilerden kaynaklı hataların hiçbirinden sorumlu değildir.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir